Baydemir: Ceylanpınar’ı aydınlatırsak, darbe mekaniğini aydınlatırız

Ceylanpınar’da geçtiğimiz yıl iki polisin öldürülmesi olayına ilişkin Meclis’e sunduğu araştırma önergesinin reddedilmesine tepki gösteren HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir, “Eğer bugün biz bu karanlık olayı aydınlığa çıkarmayı başarırsak, darbe mekaniğinin bütün işleyen aksanlarını ve uzantılarını da açığa çıkarmanın kapısını aralamış oluruz” dedi.

Hükümetin “çözüm süreci”nin sonlandırılmasının gerekçelerinden biri yaparak, PKK’nin üzerine attığı Urfa Ceylanpınar’da, 22 Temmuz 2015 tarihinde iki polisin öldürülmesi olayına ilişkin HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir tarafından Meclis’e sunulan araştırma önergesi AKP ve MHP’li vekillerin oylarıyla reddedildi. Talep ettikleri önerisinin reddedilmesine ilişkin DİHA’ya konuşan Osman Baydemir, Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt sorununun çözümü önünde engel ve provokasyon yaratma girişimlerinin en karanlığı hangisidir, diye sorulacak olduğunda vereceği yanıtın bu olay olacağını ifade etti.

Baydemir, “Eğer bugün biz bu karanlık olayı aydınlığa çıkarmayı başarırsak, darbe mekaniğinin bütün işleyen aksanlarını ve uzantılarını da açığa çıkarmanın kapısını aralamış oluruz” diye konuştu.

Suruç’ta 33 gencin katledildiği bombalı saldırıyı da anımsatan Baydemir, şöyle devam etti: “Yine Suruç patlamasından üç gün önce Urfa Emniyeti, Suruç Emniyeti’ni ‘canlı bomba saldırısı olabilir‘ diye yazılı bir şekilde uyarmıştı. Bütün bunlar dosyalarda mevcut. Ancak önlem alınmadı, tedbir alınmadı ya da göz yumuldu ve maalesef katliam gerçekleşti. Aradan 48 saat geçmeden bu kez, Ceylanpınar’da 21’nci günü 22’ye bağlayan gece yarısı bu katliam, bu cinayet gerçekleşti. 22 Temmuz günü cinayet gerçekleştikten sonra Ceylanpınar’da seyir halinde olan bir araç, trafik kontrol noktasında durduruluyor ve o araçta bulunan 3 şahıs, aracın ticari alacak verecek meselesinden dolayı hacizli olmasından kaynaklı emniyet avlusuna çekiliyor.

Emniyet avlusuna çekildikten gece saat 23.00’e kadar haciz işleminin kaldırılması konusunda çalışmalar yürütülüyor. O esnada aracın içerisinde bulunan şahıslar dışarı gidiyorlar, ekmek alıyorlar, zeytin alıyorlar, bankaya gidiyorlar para yatırıyorlar, getiriyorlar, hiçbir sıkıntı yok. Bunlar bu olayla ilgili herhangi bir ithama maruz kalmıyorlar. Gece saat 23.30’da bir ihbarcı telefonu geliyor ve bu araçta bulunan 3 kişinin ismini veriyor. Gece saat 24.00 sıralarında bu 3 kişi, Terörle Mücadele Şubesi’ne teslim ediliyor. Ağır işkenceler, copla tecavüze varan ağır işkenceler, akla hayale gelmeyen işkencelere maruz kalıyorlar. Şunu çok net belirteyim: Şu anda tutuklu olan hiç kimsenin şu anda bu dosyayla uzaktan yakından bir ilgisi yok.”

‘Büyük bir kumpasla karşı karşıyayız’

Baydemir, söz konusu dosyanın bir bütün olarak incelenmesi durumunda büyük bir kumpasla karşı karşıya olunduğunun görüleceğini ifade etti.

Baydemir, Urfa Valisi’nin olay günü yapmış olduğu ‘Bugün saat on civarında Ceylanpınar ilçesi Beşevler mevkisinde 2 polis memurumuz ikamet ettikleri evde ölü olarak bulunmuşlardır. Biri Terörle Mücadele Şubesi, diğeri Çevik Kuvvette görevli olan polislerimizin evlerinin kapısında herhangi bir zorlama tespit edilmemiştir. Olayın aydınlatılmasına yönelik savcılık ve güvenlik güçlerimizin incelemeleri devam etmektedir. Kamuoyuna ilerleyen saatlerde yeni bilgiler verilecektir’ şeklindeki açıklamasını da hatırlattı.

3’ncü polisin ifadesi hala alınmadı!

Ancak aynı evde ikamet eden üçüncü polisin halen ifadesine başvurulmadığını söyleyen Baydemir, olayın en karanlık perdesinden bir tanesini de bunun oluşturduğunu vurguladı.

Baydemir, dosyada iki temel dayanağın olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: “Bunlardan bir tanesinin ihbarcı. İhbarcının kendisi şu anda kayıp, ifadesine başvurulmamış. İhbarcının ağabeyi darbe girişiminden tutuklandı. İhbarcının bir diğer ağabeyi cemaatin Urfa koordinatörü olduğu gerekçesiyle şu anda aranıyor. Bir diğer husus, bu dosyayı yürüten hakim şu anda darbeden tutuklu. ”

‘Deliller delilleri oluşturanlarca karartılıyor’

İşlenen bu cinayetlerle ilgili bütün delillerin, bunları oluşturanlar tarafından karartıldığına yada ortadan kaldırıldığına dikkat çeken Baydemir, bu olayın savaş sayfasında bardağı taşıran son damlası olarak nitelendirildiğini belirterek, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun şu sözlerini hatırlattı: “Ama bardağı taşıran son damla bir gün sonra 22 Temmuz’da bir sabah erken bir vakitte İçişleri Bakanımızın aramasıyla geldi. 2 polisimiz Ceylanpınar’da gece uyurken ensesinden vurularak şehit edildiler. Dün hâlâ barıştan söz eden HDP sözcüleri var ya, bunun hesabını versinler. Verecekler, verecekler… ‘Çatışmasızlık ‘ diyorlar ya, polisimiz çatışma fırsatı bulmadan şehit edildiler.”

‘Ceylanpınar’ı aydınlatmak, darbe mekaniğini aydınlatmaktır’

Verdiği araştırma önergesi reddedilse de herkese “Gelin, el ele verelim ve bunların birlikte hesabını soralım” diye çağrıda bulunan Baydemir, “Eğer gerçekle yüzleşmeye hazırsanız, gerçekle yüzleşmeye hazırsak bu vakayı aydınlatmak, darbe mekaniğini aydınlatmaktır. Bu vakayı aydınlatmak, kirliliğe, bir nevi kumpasa, bir nevi darbe mekaniğine aynı zamanda birlikte irade ortaya koymaktır. Eğer gerçekten çatışma ve çatışmadan kaynaklı ölümlerin, gerçeklerin üzeri örtülsün istemiyorsak, çatışmayı başlatan kıvılcım olan, fitili ateşleyen bu vakayı aydınlatmak durumundayız. Bu önergeye hayır diyenler hem o iki mazlumun vebalini hem de Suruç’tan bugüne değin öldürülen, çatışmalarda ölen bütün insanların vebalini sırtlarında taşırlar. Gelin, birlikte bu vebali taşımayalım. Gelin, birlikte bu karanlığın üzerine gidelim. Biz bu karanlığı aydınlatırsak başka karanlıkların bu ülkeyi, bu coğrafyayı sarmasına da engel olmuş oluruz.” dedi.

Avukat Tinaş: Ceylanpınar olayı aydınlatılmak istenmiyor




One thought on “Baydemir: Ceylanpınar’ı aydınlatırsak, darbe mekaniğini aydınlatırız

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir