Aslı Erdoğan’ın yazar arkadaşları: Onun sesini sahipleniyoruz

Yazar Aslı Erdoğan’ın serbest bırakılması talebiyle “Özgür düşünce susturulamaz! Aslı Erdoğan yalnız değildir!” sloganıyla başlattıkları imza kampanyasının duyurusunu yapan yazar arkadaşları, “Onun sesini susturmayı amaçlayan baskı, özgür düşünceye yönelmiş demektir. Biz o sesi sahipleniyoruz” diye belirtti.

İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından kapatılan Özgür Gündem gazetesinin Yayın Danışma Kurulu üyesi ve yazar Aslı Erdoğan’ın serbest bırakılması için imza kampanyası başlatıldı. Gelecekte dünyanın en iyi 50 yazarı arasında gösterilen Erdoğan’ın gözaltına alınmasına tepki gösteren çok sayıda yazar, kampanyanın startı için Cezayir Restoran’da basın toplantısı düzenledi.

Özgür düşünce susturulamaz! Aslı Erdoğan yalnız değildir!” sloganıyla başlatılan imza kampanyasının duyurusuna, Murathan Mungan, Ümit Kıvanç, Yasemin Yazıcı, Zeynep Uzunbay, Yunus Bekir Yurdakul‘un da bulunduğu çok sayıda yazar ile Aslı Erdoğan’ın annesi Mine Erdoğan katıldı.

Kampanyanın tanıtım açıklamasını ise yazar Sema Kaygusuz okudu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bir darbe teşebbüsünden kurtulan Türkiye şimdi sonu gelmeyen bir baskı rejiminin içine sürükleniyor. Gazeteciler, akademisyenler ve yazarlar işten atılıyor, tutuklanıyor, işkenceye maruz kalıyor. Son hedeflerden biri de yazar Aslı Erdoğan oldu. Onun sesini susturmayı amaçlayan baskı, özgür düşünceye yönelmiş demektir. Biz o sesi sahipleniyoruz. Tercih yapması gerekenler, yazarlar değil yöneticilerdir. Baskı ve zulümle mi yaşam sürecekler, yoksa demokrasi ve kardeşliği mi seçecekler? Bizler demokrasiden, kardeşlikten ve barıştan yana durmaya, olmamız gerektiği gibi özgür düşüncemizi söyleyip yazmaya devam edeceğiz.”

‘Gündem bir daha çıkar, Aslı bir daha yazar’

Şair-Editör Mehmet Sait Aydın, Aslı Erdoğan’ın dünya edebiyatında var olan önemine değinerek edebiyata kazandırdığı eserleri anlattı. Aydın, “Aslı Erdoğan, Kürt basının en güçlü sesi Özgür Gündem gazetesinde yazdığı için gözaltında. Gündem bir daha çıkar, Aslı bir daha yazar.” diye konuştu.

‘Bu faşizmin geldiği noktadır’

Aydın’ın ardından konuşan Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köz de “Aslı aramızda olacak bir kaç güne. Aslı’nın bir daha yazacağını biliyoruz. 15 Temmuz’dan sonra iktidar bir bıçak buldu ve bunun iki ucunu bilemeye başladı. Bu normal bir hal değil, bu faşizmin geldiği noktadır. Bu bıçak ile muhalefet susturulmak istendi. Aslı Erdoğan vicdanı ile düşünüp yazdı. Kaygıları vardı Aslı’nın. Bu kaygısını bana iletti. Türkiye Yazarlar Sendikası Aslı’nın yanında” dedi.

Üyeleri Zarakolu’nun evinin de basıldığını hatırlatan Köz, “Akıl, nizam her şey şaştı ülkede. Bundan sonra muhalifler daha dikkatli ve yan yana olması gerekiyor. Aslı ile yan yana olduğumuzu bilin ve o aramızda olacak” diye konuştu.

‘Naif dilden kavgacı dile davet ediyorum’

“Şu anda Aslı’nın yaşadığı kozmik durumu bizim yaşamamız imkansız. Aslı için gurur duyuyorum. Korku duvarları ovaları sarmış” diyen Yazar Sema Kaygusuz da, şunları dile getirdi: “Bu kadının 20-30 okuyucusu yok mu? Bir mitolojik dönem içerisindeyiz. Nasıl kötü bir cümle kurarız diye insanların birbiri ile yarıştığı bir dönemdeyiz. İnsanlara ‘ülkende bunlar yaşarken, sen ne yapıyorsun?’ demeliyiz. Bu naif dilden kavgacı bir dile davet ediyorum.”

‘Gündem direnenleri yazan gazetedir’

Yazar Tevfik Taş da, “Özgür Gündem var çünkü bu ülkede Kürtler var. Türkiye’de ezilenler var ve buna karşı direnenleri yazan bir gazete var. Bu da Özgür Gündem’dir” diye belirtti.

Anne Erdoğan: Kızımla gurur duyuyorum

Aslı Erdoğan’ın annesi Mine Erdoğan da, kızının eserlerinde naifliği gördüğünü belirterek, “Onun eserlerini okumayı çok seviyorum ve onunla gurur duyuyorum” dedi.
Anne Erdoğan, “Aslı her şeyi bırakıp yazar oldu. Hep mazlumların yanında oldu. Çok cesur olarak yazılarını yazdı. Ölüm oruçlarını, Güneydoğu’daki olaylar üzerine yazdı. Her zaman zoru seçti. Nerede ezilenler varsa onları yazıp, yanında oldu.” diyerek kızı ile arasında geçen bir anıyı anlattı: “Bana yalnızım diyordu ama şimdi gördüm ki o hiçte yalnız değil.”

‘Gündem’in kapatılması barışa vurulmuş bir darbe’

Erdoğan’ın hep barışı savunduğunu vurgulayan yazar Ayşegül Devecioğlu da, şunları söyledi: “İşler sadece silaha kalmasın diye insanların fikirlerini ifade ettiği bir gazeteydi Özgür Gündem. Özgür Gündem’in kapatılması sadece bir gazeteye vurulmuş bir darbe değil, barışa vurulmuş bir darbedir. Aslı’ya sahip çıkmak barışa sahip çıkmaktır. Aslı orada barışı savunduğu için bulunuyordu.”

‘Aslı bize ait olan sorumluluğu yüklendi’

Yazar Necmiye Alpay da, “Kürt özgürlüğü sorunu daha çok ne yazık ki Kürtlerin mücadelesini verdiği bir sorun olarak bugüne geldi. Niçin bu sadece Kürtlerin sorunu olsun ki? Neden hepimizin sorunu değil? Aslı bize ait olan sorumluluğu en başından beri o yüklendi” diye konuştu.

‘Aslı için özgürlük’

Seray Şahiner da şunları ifade etti: “Biz Aslı’yı edebiyatı yanında özgürlüğü kısıtlanmış olanlar için özgürlük isterken şimdi biz onun için özgürlük istiyoruz. Atomu parçalamak tahammülsüzlüğü kırmaktan çok daha kolaydır.”

‘Aslı Kürt sorununu konuştu’

Selçuk İrez de, “Türk vatandaşı olduğumuza göre buradaki sorunu konuşacağız. Bu ülkenin en büyük sorunu Kürt sorunudur ve onu konuşmak zorundayız. Aslı bu sorunu konuştu. Demek ki Aslı haklı” diye hatırlattı.

‘Aslı özgür yazmıştır’

Yaşar Miraç da, “Ben Aslı’yı 90’lı yıllarda tanıdım. Aslı Erdoğan ne takiye bilir ne yalan. Aslı Erdoğan özgür yaşamıştır özgür yazmıştır. Aslı gibidir” dedi.

‘Yapmamız gereken geniş cepheyi oluşturmak’

Yazar Murat Uyurkulak ise, şunları söyledi: “Demokrasi nöbetlerinden bir diktatör olmak isteyen bir muktedirin, yöneliminden geldiğiniz yer burası. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 90 yıldır yaptıklarını gördük. Yapmamız gereken bunun karşısında en büyük ve geniş cepheyi oluşturmak. Artık kibirlenmemiz yok.”

Toplantının ardından yazarlar hep birlikte Erdoğan’ın sevk edildiği İstanbul Adliyesi’ne geçti. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir