Ayhan: Topyekün direniş çizgisini esas almalıyız

HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Öcalan’a uygulanan tecrit içinde tecridin imha ve tasfiye politikalarından bağımsız olmadığını belirterek “Onun için topyekun bir direniş çizgisini esas almak hepimiz açısından tarihi önemdedir” dedi.

AKP/Saray tarafından Kürt Halk Önderi Öcalan’a dönük tecrit içinde tecrit politikası geliştirilerek halktan bir bütünen izole edilmeye çalışılırken, buna karşı başta Amed ve Öcalan’ın memleketi olan Urfa merkez ve ilçelerinde nöbet eylemine geçen halk, tecrit politikalarına biran önce son verilmesini istedi. Halen birçok şehir ve merkezde devam eden nöbet eylemlerine ilişkin HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan, ANF’ye konuştu.

‘TECRİT DEMOKRASİYE VURULAN BİR DARBEDİR’

Tecridin çözümsüzlükte ve savaşta ısrar anlamına geldiğinin altını çizen Ayhan, Öcalan’ın milyonların siyasi irade olarak kabul ettiği birisi olduğunu kaydetti. Kürt halkının Öcalan’a yaklaşımı kendisine yaklaşım olarak gördüğünü dile getiren Ayhan, Urfa halkının bu çerçevede gerçekleştirdiği eylemsellikler ile bu gerçekliğin mesajını verdiğini söyledi. Öcalan üzerinde hayata geçirilen ağır tecrit politikalarının 15 Temmuz askeri darbe girişiminden bağımsız olmadığını belirten Ayhan, “Onun için tecridin demokrasiye vurulmuş bir darbe olduğunu görmek gerekmektedir. AKP/Saray iktidarı darbe girişimini fırsata çevirme gibi bir kurnazlık yapmaktadır. Tecridi daha da ağırlaştırarak Kürtlere karşı topyekûn imha saldırılarını tırmandırarak sürdürmektedirler” dedi.

‘KÜRT HALKINA KARŞI SÖMÜRGE HUKUKU DEVREYE SOKULUYOR’

AKP/Saray’ın fırsata girişilen askeri darbeyi fırsata çevirdiği gibi, bununla demokratik siyasete yönelik soykırım operasyonları her geçen gün daha artırılarak devam ettirildiğini söyleyen Ayhan, ayrıca Kürt basını ve muhalif kesimlerin de aynı politikalar ile susturulmaya ve tasfiye edilmeye çalışıldığına dikkat çekti. AKP/Saray tarafından Kürdistan ve Kürt halkına karşı faşizanca politikaların uygulamaya konularak yeniden sömürgeleştirme sisteminin inşa edilmek istendiğini kaydeden Ayhan, “Özellikle belediyelere kayyum, belediyelerin taşınmaz mallarına el koyma ve buna benzer adımlar ile sömürge hukuku devreye sokulmaktadır. Dolayısıyla Sayın Öcalan’a uygulanan tecrit içinde tecrit uygulaması imha ve tasfiye politikalarından bağımsız değildir. Onun için topyekûn bir direniş çizgisini esas almak hepimiz açısından tarihi önemdedir. Varoluşsal bir durumla karşı karşıya olduğumuz ağır tarihi bir dönemden geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

‘TECRİT VE SOYKIRIMA KARŞI DURMAK TARİHİ GÖREV VE SORUMLULUKTUR’

AKP/Saray’ın Öcalan’a karşı hayata geçirdiği tecrit politikalarıyla aslında Kürt halkına karşı açtığı savaşın ilanını yaptığını söyleyen Ayhan, savaş odaklı politikaların Türkiye’de neye mal olduğunu herkesin bir daha gördüğünü belirterek, şöyle devam etti: “Demokrasiden ve özgürlükten yana olan tüm kesimler birlik ruhuyla mücadeleyi yükseltmelidir. Tecrit başta olmak üzere soykırım saldırılarına karşı durmak tarihi bir görev ve sorumluluktur.” (Hasan YOLDAŞ – ANF)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir