Altınörs: 1 Eylül’de meydanlar barışı haykırırsa akıntı tersine döner

Halklara karşı savaş yürüten AKP/Saray iktidarının, OHAL ilanının ardından Cerablus’a işgal harekatı başlattığını belirten HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Altınörs, 1 Eylül’ün önemine dikkat çekti, “1 Eylül’de meydanlar barışı haykırırsak, akıntıyı tersine çevirebiliriz” dedi.

Rojava devriminin başarılarını hazmedemeyen AKP/Saray iktidarı, DAİŞ çetelerinin Minbic’te yenilmesinin ardından Cerablus’a işgal saldırısı başlattı. Diyarbakır, Suruç, Ankara ve İstanbul’daki katliamların ardından DAİŞ çetesi Antep’te de katliam gerçekleştirdi.

AKP/Saray iktidarının savaş konsepti ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan ettiği OHAL’e karşı direniş hiç durmadı. Ezilenlere yönelik topyekun saldırılara karşı bir araya gelen çok sayıda siyasi parti, sendika ve kitle örgütü, Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği’ni oluşturduklarını duyurdu.

Türkiye ve Kürdistan halkları, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde taleplerini sokaklarda söylemeye hazırlanırken, Güç Birliği’nin bileşenlerinden HDP’nin Eş Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs, önümüzdeki sürece ilişkin ETHA’ya konuştu.

‘BARIŞ İÇİN MÜCADELE ETMEYE İHTİYAÇ VAR’

Altınörs şunları söyledi; “Emek ve meslek örgütleri, siyasi partiler, insan hakları kuruluşları, Alevi dernekleri ve kadın örgütlerinin bir araya gelmeye, güçlerini birleştirmeye ve demokrasi için mücadele etmeye su gibi ekmek gibi ihtiyaçları var. Barış için mücadele etmeye büyük bir ihtiyaç var. Erdoğan’ın otoriter yönelişi, toplumu iki antidemokratik kutup arasında sıkıştırmış durumda. Bu sıkışmanın ötesinde 12 Eylül düzeninin ve anayasanın ortadan kaldırılacağı demokratik, laik, sosyal ve emekten yana bir mücadeleyi yürütecek bir birlikteliğe ihtiyaç vardı.”

Altınörs, önemli bir süreçte kurulan Emek ve Demokrasi için Güç Birliği’nin ilk ortak mücadelesini 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde vereceğini kaydetti. Altınörs, Güç Birliği’nin sadece bir eylem birliğinden ibaret olmadığını vurguladı “Güçlerin bir araya geldiği ve 2+2’nin 4 değil, 5, 10, 20 ettiği bir mücadele sürecini başlatmaya adayız” dedi.

‘DEMOKRATİK GÜÇLERİN BİRLEŞMESİNİ ÖNEMSİYORUZ’

HDP’nin Güç Birliği’ni demokratik alternatifin geliştirilmesi görüş açısıyla desteklediğini belirten Altınörs, şöyle devam etti; “AKP iktidarının otoriter, antidemokratik çizgisinin alternatifi, despotik faşist bir askeri darbe asla olamaz. Her zaman askeri darbelerin karşısındayız. Fakat bu iktidarın otoriter uygulamalarına destek verdiğimiz anlamına gelmez. Biz, Kürt sorununun demokratik çözümünü, kadının eşitliğini ve özgürlüğünü, emeğin sosyal haklarını, doğa talanının ortadan kaldırılmasını ve insanla doğanın uyumlu yaşayacağı bir toplumun yaratılmasını sağlayacak bütün güçlerin kendi alternatiflerini yaratmak üzere birleşmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Yani, kendi alternatifini yaratmak temelinde mutlaka demokratik güçlerin birleşmesini önemsiyoruz.”

1 Eylül’ün 1930 yılında Nazi Almanya’sının Polonya’yı işgale başladığı gün olduğunu hatırlatan Altınörs, bir daha savaşların yaşanmaması için Dünya Barış Günü olarak kabul edildiğini hatırlattı.

‘NE ZAMAN TOPLUM BARIŞ İÇİN UMUTLANSA KATLİAM OLUYOR’

Erdoğan’ın kendisine Hitler Almanya’sını model aldığını söyleyen Altınörs, “AKP/Saray iktidarına karşı barışı savunmak çok büyük bir toplumsal mücadeledir. Barıştan kastettiğimiz sadece silahların susması değil, ama silahların susması da barışa giden yolda önemli bir adımdır” dedi. KCK’nin açıkladığı deklarasyonla toplumda yeniden umut ortaya çıktığına işaret eden Altınörs, “Ne yazık ki ne zaman bir barış umudu, çatışmasızlık umudu belirse Türkiye’de kontra güçlerin devreye girdiğini ve katliamlarla bastırdığını görüyoruz. 10 Ekim’de, KCK eylemsizlik ilan etmişti ve Ankara’da barış mitingine yönelik vahşi bir katliam gerçekleştirildi. KCK’nin deklarasyonundan 5-6 saat sonra oluşan umutların nasıl Antep katliamı ile ters düz edildiğini bir kez daha gördük” diye belirtti.

Antep katliamının takipçisi olacaklarını bildiren Altınörs, tıpkı Roboskî, Suruç ve 10 Ekim Ankara katliamlarında olduğu gibi uzun soluklu bir adalet mücadelesi vereceklerini kaydetti.

‘ERDOĞAN SURİYE BATAKLIĞINA SÜRÜKLENDİ’

Halklara karşı savaş sürdüren iktidarın, Cerablus’a işgal harekatı başlattığını hatırlatan Altınörs, “Özgür Suriye Ordusu vs. dense de aslında doğrudan Türkiye ordu birliklerinin, Rojava topraklarını işgal ettiği, YPG’ye, PYD’ye karşı, Suriye’deki Kürtlere karşı bir işgal harekatının başladığını görüyoruz” şeklinde değerlendirme yaptı.

Altınörs, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bütün bunlar Suriye Kürt’ün dost, akraba, müttefik görülmediği için Türkiye’nin başına geliyor. Ne yazık ki Türkiye zaten 5 yıldır dolaylı olarak içinde olduğu Suriye bataklığına, dolaysız işgal gücü olarak girdi. Türkiye halklarına olumsuz yansımalarını önümüzdeki aylarda göreceğiz. Suriye içine gireni yıpratan bir bataklığa dönüşmüştür. Numan Kurtulmuş’un ‘Başımıza ne geldiyse Suriye politikasından geldi’ dediği bir süreçte, Erdoğan ve onun iktidarı tarafından doğrudan doğruya Suriye bataklığının içine sürüklenmiştir.”

‘1 EYLÜL’DEN 7 EYLÜL’E KADAR ALANLARDA OLACAĞIZ’

1 Eylül’ün, faşist darbeci anlayışa karşı milyonların bir araya geleceği büyük bir mücadele imkanı sağladığını ifade eden Altınörs, çok sayıda ilde mitingler düzenleneceğini kaydetti. Altınörs şu bilgileri paylaştı; “İzmir, Hatay, Antalya, Mersin, Adana, Bursa, Kocaeli ve Aydın’da 1 Eylül günü mitingler düzenlenecek. 1 Eylül’de ayrıca Cizre’de de miting yapılacak. Batman’da 1 Eylül’de kadın milletvekillerimizin katılımıyla özgün kadın mitingi düzenlenecek. 3 Eylül’de Ankara ve Urfa’da, 4 Eylül’de ise İstanbul’da büyük barış mitingleri gerçekleştirilecek. 5 Eylül’de Muş’ta, 6 Eylül’de Bingöl’de yapılacak mitinglerin sonuncusu 7 Eylül’de Hakkari’de gerçekleştirilecek.

31 AĞUSTOS’TA BARIŞ DEKLARASYONU AÇIKLANACAK

31 Ağustos’ta tüm seçilmişlerin katılımıyla “Barış Deklarasyonu” açıklanacağını belirten Altınörs, “Türkiye’deki barışın yolunu ve yöntemini, orada bir kez daha deklarasyonla ifade edeceğiz” dedi.

‘MEYDANLAR BARIŞI HAYKIRIRSA AKINTI TERSİNE ÇEVRİLİR’

Türkiye halklarının barıştan yana irade koyması gerektiğini vurgulayan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Altınörs şu çağrıyı yaptı; “Türkiye toplumu savaşa karşıdır. Türkiye halkları biliyoruz ki barıştan yanadır. Her kimlikten, her inançtan, her halktan, kadını, genci sokağa çıkmalı, 1 Eylül’ü barış bayramına dönüştürmeli. Türkiye egemenlerine şunu gösterelim; halk savaş istemiyor. Suriye’yi işgal politikasından vazgeç. Türkiye’de Kürtlerle barış, savaş politikaları izleme. Çatışma ortamında kesinlikle demokratikleşme sağlanamaz. 1 Eylül’de meydanlar barışı haykırırsa, bizim bu akıntıyı tersine çevirme şansımız var. Savaş baronlarına ve kandan beslenenlere dur demek için halkımızı 1 Eylül’de sokaklara, barış sesini en gür biçimde haykırmaya çağırıyoruz.” (İsminaz TEMEL – ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir