DAİŞ işgali bahaneydi; 5. günde ‘Hedef Minbic’ itirafı

Cerablus işgaliyle başlayan askeri harekatın asıl hedefi Rojava. TSK bombardımanlarıyla köylere giren cihatçı-selefi çeteler, daha şimdiden hedeflerinin Minbic olduğunu ilan etmeye başladı. Demokratik Suriye Meclisi ve TEV-DEM tüm bölge halklarına işgale karşı durma ve seferberlik çağrısı yaptı.

DAİŞ işgali altındaki sınır kenti Cerablus’u kontrol altına alma gerekçesiyle sınırötesi operasyona girişen AKP/Saray cuntası, DAİŞ’e karşı değil, YPG’nin de bileşeni olduğu Demokratik Suriye Güçleri’nin özgürleştirdiği alanlara yöneldi.

TSK operasyonunun, Fırat’ın batı yakasında bulunan ve DAİŞ çetesinin stratejik askeri komuta üslerinden biri olan Minbic’in temizlenmesi üzerine başladığı kısa sürede ortaya çıktı. TSK birlikleri ve cihatçı-selefi çeteler, Cerablus’u danışıklı olarak boşaltan DAİŞ çetelerinin hala elinde tuttuğu alanlara değil, DSG’nin desteklediği Cerablus Askeri Meclisi’nin kontrolündeki alanlara yöneldi.

TSK’nın ön bombardımanlarıyla köylere giren cihatçı-selefi çeteler, daha şimdiden hedeflerinin Minbic olduğunu ilan etmeye başladı.

Dün Cerablus ile Minbic arasında yer alan 10’un üzerinde köye saldırı düzenlendi. TSK’ya ait savaş uçakları ve tanklar tarafından bombalanan köylere daha sonra El Nusra, Ahrar uş Şam, Sultan Murat Tugayları ve Nurettin Zengi Taburları isimli cihatçı selefi çetelerin oluşturduğu Ceyş El Fetih (Fetih Ordusu) güçleri yerleştirildi. Bombardıman ve çatışmalarda 50’in üzerinde sivil can kaybı yaşandı. Bazı köylerde Cerablus Askeri Meclisi bileşeni olan Arap savaşçılar esir alındı, işkence yapıldığına ilişkin görüntüler yayınlandı.

Harekatta yer alan El Kaide bağlantılı El Nusra, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 52 kişinin can verdiği katliamı gerçekleştiren çete. Nurettin Zengi Taburları ise geçtiğimiz aylarda 12 yaşındaki Filistinli bir çocuğun kafasını kestiklerine ilişkin görüntü yayınlamıştı.

Operasyonun başından itibaren asıl hedefin özgür Rojava olduğuna ilişkin yorumlar, üzerinden bir hafta geçmeden doğrulandı. MİT desteğiyle Antep’te kurulan Sultan Murad Tugayı’nın komutanlarından biri olduğu belirtilen Ahmed Osman isimli çeteci, “hedeflerinin Suriye Demokratik Güçleri’nin denetimindeki Minbic’i almak olduğunu” açıkladı. Osman, Minbic’e doğru ilerleyeceklerini ve birkaç gün içinde almayı düşündüklerini söyledi.

Operasyon ile ilgili günlük faaliyet açıklamalarının da Türk Silahlı Kuvvetleri ve Başbakanlık Koordinasyon Merkezi tarafından yapılması da, harekatın ÖSO adı verilen cihatçı selefi gruplar yerine Saray eliyle yapıldığını kanıtladı.

ERDOĞAN DA ‘HEDEFİMİZ PYD’ DEDİ

DAİŞ’in Suriye ve Irak’tan temizlenmesi için yürütülen operasyanlara destek verileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da asıl hedeflerini dün Antep’de ilan etti: “Özgür Suriye Ordusu’na her türlü desteği verdik ve onlar da gerekli operasyonu yaptı. PYD denilen bölücü örgütün Suriye kolu hususunda da aynı kararlılığa sahibiz. Bu terör örgütünün de kökünü kazıyana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.”

İŞGAL ÖNCESİNDE SARAY-DAİŞ GÖRÜŞMESİ

Saray’a bağlı havuz medyası, Cerablus operasyonuna ilişkin kahramanlık propagandasını yaparken, bazı yetkililerin harekat öncesinde sınırdan geçip DAİŞ ile görüştüğü ve sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin işgal harekatını gerçekleştirdiği ortaya çıktı. DAİŞ ile yapılan görüşmeye harekatı yöneten Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın da katıldığı iddia edildi.

ROJAVA HALKI İŞGALE KARŞI ALANLARDA

DSG’nin desteklediği Cerablus Askeri Meclisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin işgal saldırılarına karşı kendi topraklarını savunacaklarını açıkladı. Cihatçı selefi çetelerin saldırılarına karşı savunmaya geçti.

Kobanê ve Cizîr kantonunda da halk işgale karşı harekete geçti. Kobane sınırında işgal olası saldırılarına karşı halk nöbeti başlarken, Cizîr kantonundaki Dirbêsiyê, Qamişlo, Dêrik ve Girkê Legê kentlerinde halk sokaklara çıkmaya başladı.

MSD: ULUSLARARASI GÜÇLER TUTUMLARINI NETLEŞTİRMELİ

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Kurulu, Saray cuntasının başlattığı askeri harekat ve sivil katliamlarına karşı uluslararası güçlerin sessiz kalmasını kınadı.

Rojava ve Kuzey Suriye topraklarının işgal edilmeye başlandığını belirten MSD, “Sessiz kalan uluslararası güçlere katliamlara karşı tutum belirlemeleri çağrısında bulunuyoruz. Biz bu sessizliği Suriye halkına bir suç olarak görüyor ve bu güçlere destek sunan uluslararası koalisyon güçlerine tutumlarını yeniden gözden geçirmeleri çağrısında bulunuyoruz” diye belirtti.

TEV-DEM Yürütme Konseyi de Cerablus işgalinin ardından bütün bölge halklarına çağrıda bulundu, işgale karşı omuz omuza mücadeleye çağırdı. Konsey ayrıca tüm Kürt halkını seferberliğe çağırdı. TEV-DEM, uluslararası güçlerin işgale karşı net bir tutum ortaya koymalarını istedi. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir