‘Çehov ve Shakespeare’i yasaklamak zırcahilliktir’

Sanat dünyasında tartışmasız bir yere sahip olan dünyaca ünlü Çehov ve Shakespeare’in Türkiye’de yasaklanması, Meclis Başkanı’nın Che Guevara hakkında söyledikleri, Türkiye’nin geldiği yeri gösteriyor. Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, oyunların yasaklanmasına “zırcahillik” olarak değerlendirdi ve “Maalesef sanat kurumları iktidara yaranmaya çalışan bir duruma geldi” sözleriyle tepki gösterdi.

Devlet Tiyatroları (DT), 4 Ekim’de 8 oyunla, 12 bölge ve 65 sahnede sezonu açacak. Basına yansıyan bilgilere göre Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Nejat Birecik, “Milli, manevi duyguları pekiştirmek için hümanist vatan milliyetçisi sanatçılar olarak vatan bütünlüğüne, birliğine katkıda bulunmak amacıyla sadece yerli oyunlarla sahnelerimizi açıyoruz” sözleriyle Anton Pavloviç Çehov ve Shakespeare’in dünyaca ünlü oyunlarının oynatılmayacağını duyurdu. Sosyal medya ve sanat çevrelerinin tepkilerine neden olan bu durum, daha sonra Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın, Che Guevara’yı “Katil, Eşkiya” olarak tanımlayıp, “Benim gencimin yakasında bulunamaz” sözleri pekiştirildi.

‘Bu sıkıntı neden?’

AKP’nin Türkiye’yi getirdiği nokta açısından önemli olan bu yaklaşımlara özellikle devlet tiyatrolarının tutumu üzerinden Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, tepki gösterdi. Yapılanları, “sanata müdahale” olarak nitelendiren Demirkaya, “Bizim Necip Fazıl’la, Nazım Hikmet’le, Shakespeare ile sıkıntımız yok. Sizin niye sıkıntınız var efendiler? Size göre mi oynayacaklar. Gelip burada Büyük Millet Meclisindeki Başkan İsmail Kahraman beğensin diye mi oyun koyacaksınız” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

‘Yasaklamalar zır cahilliktir’

Demirkaya, Türk yazarların oyunlarının oynatılmasına itirazları olmadığını dile getiren Demirkaya, “Birçok oyun yazarımız ve gençlerimiz var. Tabiki de destek verilmesi gerekiyor. Bunda bir sıkıntı yok. Ama evrensel normlarla tiyatro yazmış, dünyaca ünlü tiyatroya damga vurmuş kalemlerin Türk tiyatrosuna giremeyeceğini söylemek zırcahilliktir” dedi.

Sanat ve tiyatronun evrensel olduğunu ve yaşanılan yasaklamaların ise kabul edilemez olduğuna işaret eden Demirkaya, bu normların bir genel müdürün, kurulun, iktidarın sınırlandırması dahilinde olmadığına dikkat çekti.

‘Göle maya çalmaya çalışıyorlar ama tutmuyor’

Yasaklamaların ülkede büyük bir kırılmaya neden olacağına işaret eden Demirkaya, zaten ülke gündeminin kaos, savaş ve ekonomik durumlardan kaynaklı sıkıntılar yaşandığını belirterek, yasaklarla ülkenin daha da çıkmaza gireceğine dikkat çekti. Demirkaya, “Dolayısıyla sanat kurumlarını gündemden düşürmedikleri bir nokta var. O da sanata müdahale etmek. Bu müdahalelerden vazgeçin” diye konuştu.

Yapılan müdahale edenleri, “Sanata müdahale etme gibi bir şansınız yok. Daha önce TÜSAK’da da denendi olmadı” sözleriyle uyaran Demirkaya, iktidar ve çevresinin, Ben bilirim ben yaparım” diyemeyeceğini söyledi.

‘Sansür Kurulu musunuz?’

Büyük usta, devrimci düşünür Vedat Türkali’nin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Demirkaya, “Onun kitaplarına pranga vurabilecek misiniz? Yasaklayabilecek misiniz? Raflardan kaldırabilecek misiniz? Buna gücünüz ömrünüz yeter mi? Ölümsüzleşmiş insanlar üzerinden o sanatın çınarları üzerinden kalkıp ben bunu yasaklıyorum diyemezsiniz? Siz kimsiniz? Sansür kurulu musunuz?” şeklinde tepkisini sürdürdü.

Demirkaya, oyunlar belirlenecekse bunu belirleyecek olanın sanat kurumları olduğunu dile getirdi.

Son olarak tiyatronun topluma kapatıldığını ve “ben bilirim” yaklaşımı üzerinden kriterlerin belirlendiğine vurgu yapan Demirkaya, “Devlet Tiyatrolarının hem yönetimsel hem de özerklik anlamında sıkıntıları var. Bunları tartışmıyorlar. Ama maalesef sanat kurumlarını iktidara yaranmaya çalışan bir duruma doğru götürüyorlar” dedi. Demirkaya, yaşanan sıkıntının sanatın piyasaya açılmasından da kaynaklandığını sözlerine ekledi. (DİHA)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir