Prof. Dr. Özer: Türkiye’nin politikası ‘Kürt annesini görmesin’ politikasıdır

Türkiye’nin Cerablus üzerinden Rojava’ya yönelik işgal girişimini değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Özer, “Bu politika, Kürt annesini görmesin politikasıdır. Bu Türkiye’deki sorunu da derinleştirir. Türkiye bir şey yapmak istiyorsa önce kendi içindeki sorunu çözsün” dedi.

Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunduğunu ileri sürerek, ironik bir şekilde Suriye’nin egemenliğini ihlal ederek, Cerablus üzerinden Rojava’yı işgal etmeye çalışan Türkiye, bu amacını gerçekleştirmek için her gün yeni argümanlar üretiyor. ABD ve batılı devletlerin, “IŞİD’le sınırlı kalmak şartıyla” operasyon için onay verdiği Türkiye ise zaman kaybetmeden, amacının Kürt bölgesi olduğunu ve “Kürt koridorunu engellemeye çalıştığını” gizleme gereği duymadan açıkladı. Yönünü Minbic’e dönen Türkiye, gelinen aşamada, kendisine sınırlı destek veren uluslararası güçlerin de, itirazlarıyla karşılaşmaya başladı.

Türkiye’nin Rojava’ya yönelik girişimlerini değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Özer, Türkiye’nin Kürt politikasını şu örnek üzerinden anlattı:

Türkiye’nin Kürt politikası

“İki insanı idam etmeye çalışmışlar, darağacına götürmüşler. Kürde sormuşlar senin son isteğin nedir diye. O da, annemi çok özledim, son olarak annemi görmek istiyorum demiş. Diğer adama sormuşlar. Ona Türk demek istemiyorum ama hikayenin aslında Türk olduğu söyleniyor. Hikayede öyledir. Ona sormuşlar senin isteğin nedir diye. Normalde onun da bir şey istemesi gerekiyor. O da dönüp demiş ki, ‘Ben Kürdün annesini görmesini istemiyorum‘ demiş. Bu Türkiye’nin Kürt politikasını anlatıyor. Türkiye hükümetinin yaklaşımı bu fıkrada anlatıldığı gibidir.”

DAİŞ bahane hedef Kürt kazanımları

Cerablus işgalini, “IŞİD bahane, asıl mesele oradaki Kürt kazanımlarını berhava etmeye yöneliktir” sözleriyle değerlendiren Özer, ABD’nin de zımmen bu operasyona destek verdiğini söyledi. Özer, Türkiye’nin başından beri Suriye politikasının yanlış olduğunu ve gelinen aşamada bunun bir kısmının kabul edildiğini belirterek, “Bu yanlışlardan en önemlisi Kürt meselesiyle ilgiliydi. Türkiye Rojava’daki Kürtleri düşman olarak görmekten vazgeçmelidir. Suriye’de aktör olmak istiyorsa tarihsel ve akrabalık bağları üzerinden aslında Kürtlerle ittifak kurup onları himaye etmesi lazım. Aksi tutum, orada Kürtlere karşıtlık yapmak maazallah Türkiye’de de iç savaşa yol açabilir. Kürtleri karşısına alma, Kürt kazanımlarını sönümlendirmeye yönelik yaklaşımdan Türkiye’nin vazgeçmesi lazım” diye konuştu.

Güney Kürdistan hatırlatması

Türkiye’nin, “Kürtleri müttefik olarak görüp, IŞİD’e karşı ortak mücadele etmesi” gerektiğine işaret eden Özer, Türkiye’nin bugün Rojava’ya yönelik gösterdiği yanlış yaklaşımı geçmişte Güney Kürdistan Bölgesi için de gösterdiğini hatırlatarak, “Fakat gel zaman git zaman o kırmızıçizgileri yerle bir oldu. Şimdi en iyi müttefikleri Kürdistan Bölgesi’dir. Türkiyeli müteahhitler orada iş yapıyor, Türkiye’nin Almanya’dan sonra 12 milyar dolar ile en çok ticareti bu bölge ile yapıyor” dedi.

Aynı zamanda Türkiye’nin içindeki Kürt sorununun da yüzde 90 Rojava’ya yönelik yaklaşımlara bağlı olduğunu dile getiren Özer, Türkiye’nin Rojava’ya dostane yaklaşımlarının Türkiye’deki Kürt sorununun çözümünü de kolaylaştıracağını söyledi.

Barzani ziyareti

Özer, Rojava’ya yönelik saldırıların başladığı dönemlerde KDP Lideri Mesut Barzani’nin Türkiye’de olmasına da işaret ederek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Barzani’nin gelip bu konuda neler görüştüğünü bilmiyoruz. Ama geçmişte açıklamaları var, ‘Ben birakuji denilen olguya asla ram olmam, aracı olmam’ şeklinde beyanları var. Bunların doğru olmasını ve gereğini yapmasını umuyoruz.”

ABD ve Rusya’nın yaklaşımı

Türkiye’nin işgal girişimine yönelik ABD ve Rusya’nın tutumlarını da değerlendiren ve Kürtler ile Türkiye söz konusu olduğunda, bu güçlerin “çıkarları gereği” şimdiye kadar hep Türkiye’den yana tavır aldıklarını hatırlatan Özer, şöyle devam etti: “ABD ve Rusya, iki emperyal güç. Emperyal güçler daima kendi çıkarlarını düşünürler. Türkiye ile Kürtler söz konusu olduğunda, geçmişte maalesef Kürtlerin kazanımlarını yok etmeye yönelik adımlar atmışlardır. ABD Kürtleri IŞİD’e karşı destekledi, bugün Türkiye operasyonlarına destek veriyor. ‘Minbic’e yapılacak bir operasyonu desteklemeyiz’ dediler, ama Joe Biden’in ‘Kürtlerin Fırat’ın batısında olmalarını kabul edilmez görürüz’ sözleri var. Türkiye’nin bu operasyonunu desteklediklerini gösteriyor. Rusya uçağının düşürülmesi ve sonrasında Erdoğan’ın ziyareti ile beraber, Roboski’deki katliam, Hrant Dink cinayetleri gibi birçok mesele FETÖ denilen yapılara yüklenerek, Rusya ikna edilmeye çalışıyorlar. Rusya’nın Türkiye’nin bu operasyonuna sonuna kadar destek vereceğini düşünmüyorum. Çünkü girişimi bir başka ülkenin egemenlik haklarına saldırı şeklinde değerlendirdi.”

Türkiye’nin başka hesapları

Özer, aynı zamanda darbe sonrası çıkarılan bu savaş ile ordunun aldığı yaranın iyileştirilmeye çalışıldığını belirterek, işin içinde başka hesaplar olduğunu da söyledi. Özer, Türkiye’nin bir süredir Batı’dan tecrit olduğunu hatırlattı ve şöyle konuştu: “Cerablus operasyonu IŞİD’e karşı imiş gibi yansıtılarak bu tecridin ortadan kaldırılmasını amaçlanıyor. Ama bu başka sorunlara neden olabilir. Türkiye’nin bu savaşın içinde olmasını istemeyiz. Türkiye’nin bu işlerden vazgeçmesi ve Suriye’deki Kürtlerle dostane ilişkiler geliştirmesinin hepimizin yararına olduğunu görmesi lazım.”

‘Türkiye önce iç sorunlarını çözsün’

Kürtlerin ısrarla, “Biz ayrı bir devlet kurma peşinde değiliz” sözlerini de hatırlatan Özer, “Kürtler bunu deklere ettiklerine göre, orayı bir tehdit olarak görerek, Suriye’deki sorunlara müdahil olmanın mantıklı bir tarafı yok” dedi. “Türkiye önce kendi içindeki sorunları çözsün” diyen Özer, “Kürtleri tehdit olarak gören” mantığın terk edilmesi gerektiğini söyledi. (DİHA)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir