Yenikapı ittifakına karşı ezilenlerin ‘Güç Birliği’

KESK Eşbaşkanı Lami Özgen, Yenikapı’da kurulan ittifakın ezilenleri hedef aldığını söyleyerek, Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği’yle birlikte bu ittifaka karşı demokrasi mücadelesi vereceklerini belirtti. Özgen, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde kitlesel gösteriler düzenleyeceklerini ve daha sonra sokak eylemlerinin artarak devam edeceğini kaydetti.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eşbaşkanı Lami Özgen, bileşeni oldukları Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği‘ne dair değerlendirmede bulundu.

‘Faşizme karşı Güç Birliği oluştu’

Özgen, Güç Birliği’nin kurulması için uzun süredir arayış içinde olduklarını söyledi ve şöyle devam etti: “7 Haziran seçimlerinden sonra topyekûn savaş konsepti hayata geçirildi. Savaş konseptine pareler olarak tekçi-otoriter yönelimler başladı. Sokağa çıkma yasakları ve Kürt illerindeki katliamlarla beraber faşizm kurumsallaştırılmak istendi. Buna karşı ise tüm öteki ve muhalif kesimler ortak bir mücadelede yürütmesi zorunluluğu doğdu. Çünkü faşizm koşullarında egemenler ‘Ya bendensin ya ondan’ diyor. AKP ve Cumhurbaşkanı da son bir yıldır bunu dayatıyor. Demokrasinin genel kurallarını tüm ezilen ve ötekileri toplumsal mücadeleye sevk edecek bir başlık olarak gördük. Aynı zamanda bunun tarihsel bir zorunluluk ve görev olduğunun da farkındaydık. Mart ayından bu yana başta emek örgütler olmak üzere tüm kurumlar tartışmalar yürüttü. Ve kurumsallaştırılmak isteyen faşizme karşı, tekçi-otoriter rejime karşı Güç Birliği’ni kurduk.”

‘Savaşla beraber emek karşıtı politikalar gelişti’

Yoğunlaşan savaş süreci ile birlikte emek karşıtı politikaların da bir bir hayata geçirildiğine dikkat çeken Özgen, şöyle konuştu: “Son bir yıl içinde neo-liberal politikalar çerçevesinde çalışma yaşamı ve ilişkileri de tekleştirildi. Bu kapsamda emekçiler köle gibi yaşayacakları bir sistem dayatıldı. Esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışma şeklinden bahsediyoruz. Yürütülen politikalar her gün işçi cinayetlerine sebep oldu. Emek alanında yaşananlar savaştan bağımsız görmüyoruz. Emek ve demokrasi mücadelesi her zaman iç içedir. Tüm bunlardan hareketle halkların bir ortak mücadele ihtiyacı vardı ve bizde bunun adımını attık.”

Yenikapı’ya karşı Güç Birliği

Özgen, darbe sonrası ilan edilen OHAL ve hayata geçirilen Kanun Hükmünde Kararnamelere işaret etti ve “‘Darbe bastırıldı, demokrasi kazandığı’ diyorlar ama darbe mekaniği emekçiler için devam ediyor. Faşizm koşulları sürüyor. Anayasal hak ve özgürlüklerimiz şu anda topyekûn askıya alınmış durumda. Tüm bunların karşısındaki parçalı mücadelelerin bir karşılığı olmadığı görülüyor. Bunun için de Güç Birliği önemli bir noktada duruyor” değerlendirmesinde bulundu.

Yenikapı’da kurulan ittifakın cemaatle mücadele değil, devleti yeniden kurma ittifakı olduğunu belirten Özgen, “Devleti yeniden tekçi, milliyetçi, muhafazakâr bir yapıda oluşturmak istiyorlar. Bunların karşısında kimler kalıyor? Bütün muhalifler kalıyor. Bizim de Güç Birliği ile öne çıkardığımız ittifakla, Yenikapı’nın kurmak istediği tekçi sisteme karşı demokratik sistem mücadelesi vereceğiz” diye konuştu.

‘Kılıçdaroğlu’na Güç Birliği’ne katılmalarını teklif ettik’

Özgen, Yenikapı ittifakının da uzun süreli devam edemeyeceğini ifade etti ve ekledi: “Bu gidişattan CHP kitlesinin çok rahatsız olduğu ve alttan yukarıya doğru bir tepkilerini dile getirdiklerini görüyoruz. Biz Güç Birliği sürecinde bütün toplantı süreçlerinde CHP’yi de genel merkez düzeyinde davet ettik. Yaklaşık iki hafta önce DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak Sayın Kılıçdaroğlu ile yaptığımız görüşmede Yenikapı’da oluşturulan ittifakın biz ezilenler ve emekçiler açısından birçok hakkın ortadan kaldırılacağı bir dönemi işaret ettiğini söyledik. Ve Sayın Kılıçdaroğlu’nu Güç Birliği’ne katılmalarını teklif ettik.”

Özgen, CHP merkez yönetimi ve yereldeki yönetimleri ile tabanının durduğu yerin çok farklı olduğunun altını çizerek, Güç Birliği’nin yerel ayaklarına CHP’li il ve ilçe başkanlıklarının katılacağını kaydetti.

Güç Birliği genişleyecek

Güç Birliği’nin daha çok merkezi kurumlar üzerinden geliştiğini söyleyen Özgen, şöyle konuştu: “Güç Birliği’ne ikinci, üçüncü halkada çok daha fazla kurum dahil olacak. Aynı zamanda Güç Birliği’nin yerel bileşenleri oluşmaya başlıyor. İl yerel ayaklarını oluşturacağız. Birçok kurumun merkezi yoktur. Yerelde örgütlenir. Biz o kurumları yerelde müdahil etmek suretiyle Güç Birliği’ni genişleteceğiz. 20 kurumun bir araya gelmesiyle sınırlı kalmayacak.”

1 Eylül’de alanlara

Özgen, Güç Birliği’nin ilk kez kendi flaması, bayrağı ve bir ortak metin, ortak pankart ile 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde alanlara çıkacağını duyurdu. Ankara, İstanbul ve İzmir’de kitlesel gösteriler düzenleneceğini aktaran Özgen, “Eşitlik, özgürlük, barış, adalet, laiklik gibi taleplerimizi hep birlikte haykırmak için alanlara çıkacağız. Bu taleplere yakışır eylemler düzenleyeceğiz. Tekçi, otoriter bir rejimin saldırganlığını barındıran sokak hakimiyetini tersine çevireceğiz. Savaşa karşı barış talebimiz üzerinden ortak mücadele hattımızı ileriki dönemlerde daha da belirginleştireceğiz” dedi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir