‘Silahlar susmadan teşvik paketleri işe yaramaz’

Kürt kentlerinin yıkıma başlandığı Şubat ayında, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Kardeşlik Buluşmaları” adı altında Mêrdîn’de açıkladığı 10 maddelik ekonomi paketinin bir benzerini bu kez “Cazibe Merkezleri” adıyla yeni Başbakan Binali Yıldırım, 4 Eylül Pazar günü Amed’de açıklayacak. Çatışma ve şiddetin tavan yaptığı bir süreçte açıklanacak paketi değerlendiren sermaye çevreleri ise, demokrasisiz teşvik paketinin kadük kalacağını ifade etti.

Kürt sorununun “Çöktürme Planı” ile çözmek için düğmeye basıldığı ve Kürt kentlerinin tek tek yıkıldığı Şubat ayında, “Birlik, Demokrasi ve Huzur Planı” adı altında “Kardeşlik Buluşmaları” başlatan dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Mardin’de açıkladığı projeyi tamamlayamadan koltuğundan oldu. Davutoğlu’nun açıkladığı teşvik paketinin bir benzeri bu kez yeni Başbakan Binali Yıldırım tarafından Amed’de açıklayacak. Savaşın şiddetlendiği, yatırım ortamının olmadığı, hak ihlallerinin arttığı ve Kürt sorunun konuşulmadığı bir ortamda açıklanacak “paket”in sonucunun ne olacağı konusunda Başbakan Yıldırım’ın kendisi dahi “sonucunu göreceğiz” diyerek herhangi bir öngörüde bulunamamıştı.

Adına “Cazibe Merkezi” denilen paket ile ilgili konuşan kentin sermaye çevrelerine göre ise, demokrasisiz ekonomik teşvik kadük kalacak.

Sadece bir maddesi hayata geçti

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun, 9 Şubat’ta “güvenlik, huzur, demokrasi” getirecek diye öve öve anlattığı 10 maddelik ekonomi paketin içinde sadece bir madde hayata geçirildi. O da “Yönetim Yasası” olarak tanımlanan “Terörle ilişki ispatlanmış, kamu görevlilerinin ilişiği kesilecek” 8’inci madde oldu. Bu kapsamda sadece KESK üyesi 274 kamu emekçisinin açığa alındığı Eş Genel Başkan Şaziye Köse tarafından 1 Ağustos’ta açıkladı.

Yıldırım ‘Cazibe Merkezi’ ile geliyor

Cumhuriyet tarihi boyunca aldığı “teşviklerle” Türkiye’nin en yoksul kentlerinden biri olan Amed’de, bu kez yeni Başbakan Binali Yıldırım daha “cazibeli” bir teşvik paketi açıklayacak. Yıldırım’ın burada açıklayacağı “ekonomi teşvik paketi”nin içinde bazı üstyapı sorunlarının devlet tarafından yapılması ve bazı sektörlerin yatırımlarına alım garantisi vererek “Cazibe Merkezleri” oluşturmaya çalışacak.

Sonucu Yıldırım da bilmiyor

Hükümetin planı içinde “Kamu-özel sektör ortaklığıyla bölgelere uygun fabrikalar. Üreticiye sembolik ya da kirasız yerler. Üreticiden 5 yıl alım garantisi. Üstyapı çalışmalarını yapmak” gibi başlıklar var. Projenin bitim süresini belirtmeyen Başbakan Yıldırım, daha önce konu hakkında toplamında “30-35 milyar TL” yatırım öngördüklerini, ancak “Tabii sonuç alınması ne kadar sürer göreceğiz” diye konuşmuştu.

‘Barış ve huzur olsun gerisi gelir’

tesvik paketi-kurumlarKentin önemli sermaye kurum temsilcileri ise, teşvik politikasının Kürt sorunun çözülmemesi halinde kadük kalacağında hemfikir.

Bölge sermayesinin en büyük sorunun finansa ulaşım olduğunu belirten Diyarbakır Sanayici ve İş Adamları Derneği (DİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Burç Baysal, bu yönlü beklentilerinin karşılanmasının aciliyet olduğunu söyledi. Baysal, açıklanacak teşvik ve ekonomi paketinin içeriğinden kısmen haberdar olduklarını, daha önce açıklanması beklenen “paket”in darbe girişimiyle Pazar gününe ötelendiğinin bilgisini vererek, ekonomik önlemlerin tek başına bölgenin sorunlarını çözmeye yeterli olmadığını hatırlattı. Barış ve huzur ortamını sağlanması için çözüm ve diyalogun hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Baysal, “Silahlar susmadan tek başına teşvikler, paketler bir işe yaramayacak. Diyalog ortamı sağlanmadan bir şeylerin değişeceğine inanmıyoruz” dedi.

“Kürt sorunun çözümü için barış ortamının sağlansın, biz teşvik istemiyoruz” diye devam eden Baysal, huzurlu bir ortamda bölge sermayesinin kendisinin yapabileceği çok şey olduğunu ifade etti.

‘Öncelikle yatırım ortamı sağlanmalı’

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Ahmet Sayar da, Başbakanın açıklayacağı paketin içinde kentin üstyapısının devlet tarafından yapılması ve bazı yatırımlarda alım garantisinin verilmesi gibi maddelerin olacağının bilgisini verdi.

Teşvik ve ekonomi paketlerin demokratik adımlarla güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sayar, “Yatırım ortamının oluşabilmesi için ilk olarak barış ve huzurun sağlanması gerekiyor. Barışın olmadığı yerde bu tür teşvikler tam anlamıyla karşılık bulmaz, amacına da ulaşmaz. Geçmişte de böyle oldu, bugünde aynısı olur. Güvenlikli bir ortamda ancak ekonomik kalkınma olur” diye konuştu. (DİHA)

 

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir