Bir gecede çıkartılan KHK ile 21 yıllık görevinden alındı

Bir gece çıkartılan KHK ile 1995 yılından bu yana akademisyenlik yaptığı Ankara Üniversitesi’ndeki görevinden ihraç edilen Barış İçin Akademisyenler Girişimi’nden Doç. Dr. Gülseren Adaklı’ya göre, iktidarını korumak için 15 Temmuz gibi bir fırsat yakalayan hükümet, bu fırsatı da bütün muhalifleri tasfiye ederek kullanıyor.

Son çıkan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Gülen Cemaati ile ilişkisi olduğu iddiasıyla onlarca muhalif akademisyen açığa alındı. İşine son verilen akademisyenlerden biri de 1995 yılından bu yana Ankara Üniversitesi’nden görev yapan ve akademik başarılarıyla tanınan bir isim olan Doç. Dr. Gülseren Adaklı.

Aynı zamanda Barış İçin Akademisyenler (BAK) Girişimi içerisinde yer alan Adaklı, geçmiş yıllarda Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi görevini de yürüttü.

Adaklı, yıllarca emek verdiği üniversiteden bir gecede atılmasının temel sebebinin Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş’in kedisine duyduğu husumet olduğunu dile getirdi. Açığa alınmasında Rektör İbiş’in doğrudan müdahili olduğunu belirten Adaklı, şunları aktardı: “Onun kararıyla çıkartıldım, bana duyduğu husumet yüzünden listeye eklendi. Rektör kendisiyle ilgili bir yolsuzluk konusu yüzünden bana soruşturma açtı. Yolsuzluk tartışması bir takım yerlerde haber oldu, yayıldı. Bunun yaygınlaşmasından beni sorumlu tuttu. Açtığı soruşturma sonucu aylıktan kesme cezası aldım. Hiçbir hukuki gerekçesi yoktu bu cezanın. Daha sonra kendisinden özür dilememi, yani biat etmemi istedi. Bunların hiçbirini yapmadım elbette. Ve bugün de benim bunca yıllık emeğimi hiçe sayarak beni üniversiteden kopardı.”

Adaklı, açığa alınmasındaki bir diğer sebebin ise BAK arasında yer alması olduğunu ekledi.

‘Bizi verdi iktidarını aldı’

Adaklı, “Üniversite benim için hem ekmek kapısı hem de çok sevdiğim bir iş. Öğrencilerimi çok seviyorum. Her yola başvuracağız ve geri döneceğimize inanıyorum” dedi. Adaklı, şöyle devam etti: “Rektörler ile aramızda basit bir husumet yok. Rektörler ve başka idari amirleri hükümet ile kurdukları ilişki üzerinden ilerliyor. Bu ülkede bir şekilde rektör seçilmek için AKP ya da Cumhurbaşkanı ile ilişkili olmalısınız. Yoksa seçilemezsiniz. Aynı zamanda bu ilişkilerini korumak istiyor ve bizi gözden çıkartıyor. Bu bir travma; bizi veriyor, kendi iktidarını alıyor.”

AKP Hükümeti’nin KHK’ler üzerinden uyguladığı söz konusu politikaları ile toplum üzerindeki korku atmosferini güçlendirmek istediğini ifade eden Adaklı, “İnsanları sindirmek istiyorlar. Çünkü varlığına yönelik büyük bir tehdit var. Son derece yıpranmış bir hükümetle karşı karşıyayız. Hem yolsuzluklar, hem uluslararası ilişkileri hem de Ortadoğu ve Kürt sorununa dair politikaları üzerinden gayri meşru hale gelmiş bir hükümet var. Böyle bir hükümet iktidarını korumak için 15 Temmuz gibi bir fırsat eline geçirdi. Bu fırsatı da bütün muhalifleri ‘FETÖ’ adı altında tasfiye ederek kullanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Adaklı, hali hazırda üniversitelerde bir eğitimden bahsetmenin ise mümkün olmadığını söyledi ve “Üniversiteler artık iktidarın bir uzantısı oldu” dedi.

‘Her zeminde mücadele edeceğim’

Yaşadığı hukuksuzluğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımaya hazırlanan Adaklı, “Sadece hukuk değil, her zeminde mücadele edeceğim. Bu durum devam ediyor. Tasfiyeler daha da sürecek. Devam etmemesi için elimden geleni yapacağım” diye konuştu.

Rektör İbiş hakkında yolsuzluk iddiası

Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş hakkında 10 Temmuz 2016 tarihinde çıkan haberlerde, yolsuzluk iddialarını içeren bir takım dosyaların Biyoteknoloji Enstitüsü’nün resmi e-posta hesabından üyelere mail atıldığı belirtilmişti. Mail atılan belgelerde Erkan İbiş hakkında yolsuzluk iddiaları yer alırken yargıya da müdahale ettiği ifade edilmişti. Gönderilen mailde, “Erkan İbiş iflastan kurtulabilmek ve kendine yeni iş alanı yaratabilmek çabasıyla Ankara Üniversitesi’ne 1.663.000.00 bedelle 54.00 m2’lik taşınmaz aldırmıştır” şeklinde ifadeler yer alırken, İbiş’in Prof. Dr. Kadirhan Sungurlu ile Çamlıdere Belediye Başkanı’nı makamında ziyaret ettiği ardından da Çamlıdere’de taşınmaz mülk aldığı belirtilmişti. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir