Eğitim emekçileri görevden almalara karşı eylemde

AKP hükümetinin çıkardığı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerinden alınan 11 bin 285 eğitim emekçisinin açığa alınması çok sayıda kentte protesto edildi.

AKP hükümetinin çıkardığı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerinden alınan 11 bin 285 eğitim emekçisinin açığa alınması çok sayıda kentte protesto edildi.

ANKARA

Ankara’da Eğitim Sen’in kamu emekçilerine dönük başlatılan saldırısına karşı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde yapacağı 3 saatlik oturma eylemi, polis tarafından engellendi. Oturma eylemine izin verilmeyen eğitim emekçileri, tepkilerini oturma eylemiyle ifade etti. “Öğretmenime dokunma” pankartını yere seren eğitim emekçileri, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarını atarak, “OHAL Bahanesi ile cadı avına hayır” dövizlerini taşıdı.

Konuya ilişkin basın açıklamasını Eğitim Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, en temel hukuk ilkelerinin ayaklar altına alındığını söyleyerek, Açığa alınanlara ilişkin “yargısız infaz” dedi. Hükümetin eğitim emekçilerine yönelik yaptığı darbenin tüm toplumu ilgilendirdiğini dile getiren Karaca, kamuoyuna çağrıda bulunarak “Öğretmeni, öğrencisi ve velisiyle tüm toplumu yakından ilgilendirmektedir. Ülkenin ve çocuklarımızın geleceğini karartmaya çalışan darbeci girişimlere karşı olan herkesi demokratik tepkisini göstermeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

ADANA

Eğitim-Sen Adana Şubesi, binlerce eğitim emekçisinin açığa almasını Valilik önünde basın açıklaması yaptı. “Susmayacağız” yazılı pankartın açıldığı eylemde basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Şube Sekreteri Zeynel Kete, “Nereden ya da kimden gelirse gelsin, örgütlü mücadelemizi hedef alan, her türlü yasa dışı girişim ve saldırının karşısında hukuksal ve örgütlü mücadeleden vazgeçmeyeceğimiz bilinmelidir. Tüm emek ve demokrasi güçlerini, her türlü baskıya rağmen siyasi iktidara değil, halka hizmet eden; emek, demokrasi ve barış mücadelesinde asla geri adım atmayan eğitim emekçileri ile dayanışmaya çağırıyoruz” dedi. Yapılan açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.

DİYARBAKIR

Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, MAZLUMDER, İHD ve TİHV Diyarbakır Temsilciliği, 11 bin 285 eğitim emekçisinin MEB tarafından açığa alınmasına ilişkin Baro Adli Yardım Hizmet binasında basın toplantısı düzenledi. Burada ortak basın açıklamasını Diyarbakır Baro Başkanvekili Ahmet Özmen okudu. Özmen, darbe girişimi sonrasındaki süreçte 1 Eylül itibariyle aralarında Barış Bildirisi’ne imza atan akademisyenlerin de bulunduğu 50 bin kamu çalışının hiçbir soruşturmaya tabi tutulmadan ve ifadeleri alınmadan meslekten ihraç edilmesinin endişe verici bir düzeye geldiğini söyledi.

Başbakan Yıldırım’ın yaptığı açıklamanın ardından MEB’in 11 bin 285 eğitim emekçisi hakkında soruşturma ve yargılama süreçlerini yapmadan açığa alma yoluna gitmesine tepki gösteren Özmen, “11 bin 285 öğretmenin açığa alınması bir başka hukuksuzluk örneği olarak karşımıza çıkmıştır” dedi. Demokrasinin vazgeçilmezi olan sendikaların ve üyelerinin, sendikal faaliyetlerinin krimanilize edilerek “suç” olarak gösterilmesinin örgütlenme özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırılacağına dikkat çeken Özmen, “Ayrıca bu durum idarenin iş ve işlemlerinde demokrasinin içselleştirilmediği, hukuk dairesinde hareket edilmediğini de ortaya koymaktadır. Aynı şekilde toptancı bir anlayışla on binlerce öğretmen hakkında açığa alma işlemi tesis etmek de hukukun egemen anlayış olarak kabul edilmediğinin ve keyfi bir tutum sergilendiğinin kabulüdür. Suç ve cezaların şahsiliği ilkesi yalnızca ceza hukuku normları açısından değil iş hayatına ilişkin disiplin normları açısından da geçerli bir ilkedir. Bu ilkenin yok sayılarak toptancı bir anlayış içerisinde hareket edilmesinin çok ciddi sosyo-ekonomik sorunlarla beraber toplumda bir ayrışma ve karşıtlık yaratacağı bilinmelidir” dedi.

BURSA

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 11 bin 285 eğitim emekçisinin açığa alındığını duyurmasına Bursa’da protesto edildi. Eğitim emekçilerinin Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapmak istedikleri basın açıklamasının yasaklanması üzerine KESK binasında yapılan açıklamada, “Eğitime darbe girişiminde bulunanları teşhir ediyor, yalan ve iftiralara yanıt veriyoruz” denildi.

Eğitim-Sen Bursa Şube Başkanı Cihat Uygur, 1 Eylül gece yarısı çıkarılan 672 sayılı KHK ile tek seferde 28 bin 163 öğretmenin temel hukuk ilkeleri ve anayasa ayaklar altına alınarak, adil yargılama ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden ihraç edildiğini hatırlattı. Ardından 8 Eylül tarihinde 11 bin 285 öğretmenin iktidar ve siyasi uzantılarının algı operasyonu ve hükümetin darbe fırsatçılığıyla açığa alındığını kaydeden Uygur, “Devleti ve eğitim sistemini kendi siyasal-ideolojik çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırmak isteyenler, karşılarında duracak hiçbir muhalif, örgütlü güç istemedikleri için eğitime darbe girişiminde bulunmuştur. Hükümet kendisine muhalif herkesi ‘terör suçu’ ile ilişkilendirerek kamuoyu desteğini arkasına almaya çalışmakta, kendi işledikleri suçların üzerini örtmek istemektedir” dedi.

Somut delil ve yargı kararlarına dayanmayan tüm kararların yasadışı olduğunu belirten Uygur, “Siyasal kimliklere göre yapılan fişlemeler, sendikal aidiyetler, ihbarlar, sendikal husumet üzerinden eğitim emekçilerinin örgütlü mücadelesinin hedef alındığı ortadadır. Attıkları her adımda, aldıkları her kararda siyasi tasarruflar üzerinden hareket edenler, hukuk önünde er ya da geç hesap vereceklerini bilmelidir” dedi.

Hükümetin eğitime yönelik darbesinin eğitim emekçilerinin yanı sıra öğrencisi ve velisiyle tüm toplumu yakından ilgilendirdiğine dikkat çeken Eğitim-Sen Bursa Şube Başkanı Cihat Uygur, “Nereden ya da kimden gelirse gelsin, örgütlü mücadelemizi hedef alan, her türlü yasadışı girişim ve saldırının karşısında hukuksal ve örgütlü mücadeleden vazgeçmeyeceğimiz bilinmelidir. Tüm emek ve demokrasi güçlerini, her türlü baskıya rağmen siyasi iktidara değil, halka hizmet eden, emek, demokrasi ve barış mücadelesinde asla geri adım atmayan eğitim emekçileri ile dayanışmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

Basın toplantısına KESK’e bağlı sendikaların il yöneticileri, Makine Mühendisleri Odası Şube Başkanı İbrahim Mart, HDP PM üyesi Nadiye Gürbüz, HDP İl yöneticileri, Partizan, Birleşik Haziran Hareketi ve CHP de katılarak destek verdi.

BATMAN

Türkiye genelinde 11 bin 285 eğitimci açığa alınırken Batman’da bu sayı 947 oldu. 29 Aralık grevine, Batman’da bin civarında öğretmenin katıldığı ve görevden uzaklaştırılan eğitimcilerin sayısının bu sayıya yakın olması ise dikkat çekici. Eğitimciler ise bu sayıların tesadüf olmadığını belirterek, görevden alınan eğitimcilerin çoğunun 29 Aralık grevine katılanlar olduğuna dikkat çekti.

BİNGÖL

Başbakan Binali Yıldırım’ın talimatı sonrası Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile birlikte Bingöl’de de Eğitim-Sen üyesi 97 eğitimci açığa alındı. Açığa alınanların sayısının artabileceği belirtilirken, Eğitim-Sen üyeleri sendika binasında toplandı.

DERSİM

Başbakan Yıldırım’ın, kamuda görevli 14 bin öğretmenin “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla görevden alınacağına dönük tehditleri üzerine Dersim’de ise 418 öğretmen açığa alındı. Toplamda 900 civarında öğretmenin bulunduğu Dersim’de, son yıllarda hem okuma yazma oranındaki artış, hem de TEOG sınavlarındaki başarı dikkat çekmişti. 418 öğretmenin yanı sıra MEB’teki kadrolarda görevli şef, memur, teknisyen ve hizmetli sınıfında çalışan 86 kişi de görevden uzaklaştırıldı.

Yine 29 Aralık grevine katılan Eğitim-Sen üyelerinin sistemlerine giriş için kullandığı şifrelerinin iptal edilmesi üzerine eğitimciler İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bekleyişe geçti. Yüzlerce eğitim emekçisinin Milli Eğitim Müdürlüğü önündeki bekleyişi devam ediyor.

URFA

KESK Urfa Şubeler Platformu, eğitim emekçilerine yönelik gözaltı, tutuklama ve görevden almalara yönelik Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. İş merkezinin önünde toplanan çok sayıda eğitim emekçisi, “Baskı, açığa alma, ihraç ve sürgünlere karşı direnişteyiz, nöbetteyiz” pankartı açarak, “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Direne direne kazanacağız” sloganları attı. Basın açıklamasında konuşan KESK Urfa Dönem Sözcüsü Dilek Çakırtaş, “Kamuda hukuksuz bir şekilde ihraç edilen ve açığa alınan bütün eğitim emekçileri görevlerine iade edilmeli, örgütlü mücadelemize yönelik bu haksız ve pervasız saldırı, bütün sonuçları ile birlikte derhal durdurulmalı” dedi.

AKP hükümetinin çıkardığı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile sadece görevlerinden alınan 11 bin 285 eğitim emekçisini mağdur etmediğini ifade eden Çakırtaş, şunları aktardı: “Bu açığa almalar, öğretmeni, öğrencisi, velisiyle toplumu yakından ilgilendirmektedir. Ülkenin ve çocuklarımızın geleceğini karartmaya çalışan darbeci girişimlere karşı olan herkesi demokratik tepkisini göstermeye davet ediyoruz.”

MUŞ

KESK Muş Şubeler Platformu, Eğitim-Sen üyesi 11 bin 285 eğitim emekçisinin görevden alınmasına karşı sokağa çıktı. KESK binasında bir araya gelen yüzlerce eğitim emekçisi, “Hukuksuz sürgünlere, keyfi açığa almalara, ihraçlara hayır” pankartı açarak, buradan Belediye Meydanı’na yürüdü. “Direneceğiz”, “Boyun eğmeyeceğiz” dövizlerinin açıldığı yürüyüşün ardından basın açıklamasını okuyan Eğitim Sen üyesi İzzet Gündüz, OHAL’i fırsat bilen AKP’nin tüm muhalif kesimleri ve emekçileri hedef haline getirerek, tasfiye etmeye çalıştığını söyledi. Gündüz, hükümetin hukuksuz uygulamalarına karşı direneceklerini de vurguladı.

Yapılan açıklamanın ardından kitleye polis saldırdı. Eğitim-Sen üyeleri İzzet Gündüz, Derya Yolcu, Saim Atılgan ve ismi öğrenilemeyen bir sendika üyesini gözaltına aldı. Gözaltına alınan 4 kişi, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

İSTANBUL

İHD İstanbul Şubesi, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu personellerinin görevden alınmasını dernek binasında düzenlediği basın toplantısıyla kınadı. Toplantıda açıklama yapan İHD yöneticisi Ayşe Panuş, hukuksuz bir şekilde çalışma hakkı ve özgürlüğünün engellendiğini belirterek, memurların yasalara rağmen keyfi bir biçimde görevden alındığını söyledi.

Türkiye’nin milyonlarca insanın mağdur edildiği, açık hava toplama kampına çevrildiğini kaydeden Panuş, “Haksız, zalim devlet şiddeti ve buna yönelik yasal mücadele olanaklarının yokluğu şiddet ortamının daha da yaygınlaşması tehlikesi içermektedir” dedi.

SES Şişli Şubesi de konuya ilişkin Eğitim Sen İstanbul 6 Nolu Şube binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan KESK Dönem Sözcüsü Fadime Kavak, zor zamanlardan geçtiklerini ifade ederek, 1 Eylül gecesi yayımlanan 672 sayılı KHK ile hükümetin, kamudaki tasfiye operasyonu ile kendisine muhalif tüm kesimlere yönelim yolundaki adımlarını belirginleştirdiğini söyledi. Kavak, darbecilerle olduğu gibi bu zihniyetle de mücadele ederek, asla boyun eğmeyeceklerini kaydetti.

İZMİR

Eğitim-Sen İzmir Şubeleri, yaşananlara ilişkin Konak eski Sümerbank önünde basın açıklaması düzenledi. “OHAL’e sığınarak görevden atma ve açığa alma hukuksuzluktur” pankartının açıldığı eylemde sık sık “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Yaşasın devrimci dayanışma sloganları atıldı. Açıklamaya, HDP Eşbaşkanları, Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği bileşenleri ile insan hakları savunucuları katıldı. Grup adına konuşan Eğitim Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Bahri Akkan, hükümetin uygulamalarıyla evrensel hukuku ve insan haklarını çiğneyerek suç işlediğini dile getirdi. Akkan, hükümet ve siyasal uzantılarının kamuoyu desteğini almak için yalan beyan ve iftiralarla açığa alınan eğitim emekçilerini hedef göstererek suç işlediğini vurgulayarak, bu suçu işleyenlere karşı hukuki süreci başlatacaklarını söyledi.

MARDİN

Eğitim-Sen Derik Temsilciliği, ilçedeki açığa almalara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Derik’te 56 eğitim emekçisinin açığa alındığı hatırlatılarak, “Eğitim ve bilim emekçileri, siyasal operasyonlara pabuç bırakmayacak kadar köklü bir mücadele geleneğine sahiptir. Kamuda hukuksuz bir şekilde ihraç edilen ve açığa alınan bütün eğitim emekçileri görevlerine iade edilmeli, örgütlü mücadelemize yönelik bu haksız ve pervasız saldırı bütün sonuçlarıyla birlikte derhal durdurulmalıdır” dedi.

SAMSUN

Samsun’da KESK’e bağlı sendikaların şube başkanları EğitimSen binasında bir basın açıklaması yaparak AKP hükümetinin OHAL uygulamalarını kınadı

Açıklamayı ESK dönem sözcüsü Eğitim Sen Şube Başkanı İsmail Yavuz yaptı. İlan ettiği OHAL’i siyasal çıkarları için kullananların darbe fırsatçılığı  yapmaktan derhal vazgeçmelerini isteyen İsmail Yavuz  “15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlatılan ve darbecilere yönelik olduğu iddia edilen soruşturmalar OHAL ,KHK’lara dayanak yapılarak kamuda gerçekleştirilen açığa almalar ve ihraçlar siyasi iktidarın elinde tehlikeli bir silaha dönüşmüştür. AKP 15 Temmuz sonrası hukuk ilkelerini hiçe sayarak darbe ile alakası olmayan ama kendisine muhalif olan herkesi susturmanın derdine düşmüştür. AKP Hükümeti hukuk kurallarını adil yargılanma ve savunma hakkını hiçe sayarak kendi çıkarlarına uygun yeni bir rejim inşa ederken karşısında muhalif örgütlü güç istememektedir. Eğitimde uyguladığı neoliberal gerici politikalar karşısında, laik bilimsel demokratik anadilde eğitimi savunanları hedefe koyması, açığa alması ve  ihraç etmesi şaşırtıcı değildir. 11 bin 285 öğretmeni hiçbir yargı kararı olmadan aşağı alamazsınız yaptığınız bu hukuksuzlukların hesabını mutlaka vereceksiniz” dedi.

Kamu emekçilerinin bugüne kadar hiçbir baskı ve tehdit karşısında diz çökmediğini ve savunduğu ilke ve değerlerden taviz vermediğini vurgulayan Yavuz şunları söyledi:  “Bunu kamu emekçilerine saldırarak suçlarını gizlemeye çalışanlar çok iyi bilmektedir. Hükümet bu uygulamalarından vazgeçmelidir, daha büyük mağduriyetler yaratmalıdır. Bu Politikalar karşısında örgütlü mücadelemizi ısrarla devam ettireceğiz, çocuklarımıza verdiğimiz sözü mutlaka tutacağız” dedi. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir