Eğitimcilerin İstanbul Valiliği önünde ‘cadı avı’na son verin eylemi

KESK İstanbul Şubeler Platformu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 11 bin 285 öğretmenin açığa alınmasını İstanbul Valiliği önünde oturma eylemiyle protesto etti.

KESK İstanbul Şubeler Platformu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 11 bin 285 öğretmenin açığa alınmasını İstanbul Valiliği önünde oturma eylemiyle protesto etti. Diyarbakır’daki eyleme polisin saldırısını kınadı.

“Vardık, varız, var olacağız. Cadı avına son” pankartının açıldığı eylemde eğitim emekçileri sık sık “Faşizme boyun eğmeyeceğiz”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Çalmadık, çırpmadık, darbe yapmadık” sloganları attı.

‘MUHALİF KESİMLER MÜCADELESİNE DEVAM EDECEK’

HDP İl Eşbaşkanı Aysel Güzel’in de katıldığı eylemde eğitim emekçileri Valilik önünde oturma eylemi yaptı. Eylemde konuşan Haber-Sen Genel Başkanı Cemalettin Yüksel, “Çocuklarımızın ölmesini istemediğimiz, barış istediğimiz, darbeye karşı olduğumuz için bugün cadı avıyla karşı karşıyayız. Geçmişte olduğu gibi bugün de muhalif kesimler mücadelesine devam edecek” diye konuştu.

Ardından basın açıklamasını Eğitim-Sen İstanbul 8 No’lu Şube Başkanı Sevtap Akdağ okudu. Akdağ, “Eğitim öğretim yılının açılmasına sayılı günler kala 1 Eylül gece yarısı çıkarılan 672 sayılı KHK ile tek seferde 28 bin 163 öğretmen, en temel hukuk ilkeleri ve anayasa ayaklar altına alınarak, adil yargılama ve savunma hakkı bile tanınmadan kamu görevinden ihraç edilmiştir. Ardından 8 Eylül tarihinde 11 bin 285 öğretmen, iktidar ve siyasal uzantılarının algı operasyonu ve hükümetin darbe fırsatçılığı sonucunda açığa alınmıştır” dedi.

İKTİDAR KENDİ İŞLEDİĞİ SUÇLARIN ÜZERİNİ ÖRTMEYE ÇALIŞIYOR

egitim-emekcileri-saldiri-ist-6

AKP iktidarının devleti ve eğitim sistemini kendi siyasal-ideolojik çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırmak istediğini söyleyen Akdağ, “karşılarında duracak hiçbir muhalif, örgütlü güç istemedikleri için eğitime darbe girişiminde bulunmuştur” diye konuştu. Hükümetin kendisine muhalif herkesi “terör suçu” ile ilişkilendirerek kamuoyu desteğini arkasına almaya çalıştığını kaydeden Akdağ, iktidarın kendi işledikleri suçların üzerini örtmeye çalıştığını vurguladı.

15 Temmuz darbesinin başarılı olması durumunda yapılacak olanlar, bugün bizzat hükümet eliyle hayata geçirilmek istendiğinin altını çizen Akdağ, “Evrensel hukuku, temel hak ve özgürlükleri yok sayarak, özellikle sendikal hakları zorlama yorumlarla suç kapsamına alarak gerçekleştirilen bu operasyonun, basında yer alan yaşan haberlerin aksine doğrudan sendikal eylemlerimize yönelik olduğu ve büyük bir suç işlendiği açıktır” dedi.

Kamu emekçilerinin, sendikalarının aldığı kararlar doğrultusunda toplu eylem hakkına sahip olduklarını hatırlatan Akdağ, “Bu konuda çok sayıda AİHM, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve idari yargı kararı bulunmaktadır. Dolayısıyla sendikal eylemlerimizi suç kapsamına almanın kendisinin suç olduğu herkes tarafından bilinmelidir” diye konuştu.

MEB’İN KARARI YASADIŞIDIR

Siyasi iktidar, yıllardır eğitimin dinselleştirilmesine ve ticarileştirilmesine direnen, laik-bilimsel eğitimi savunan, emek, barış ve demokrasi mücadelesi yürüten eğitim emekçilerden intikam aldığını söyleyen Akdağ, “Hükümet ve MEB’in de çok iyi bildiği gibi, hukuken somut delillere, yargı kararlarına, mevzuata uygun yürütülen idari soruşturmalara dayanmaktan uzak bir şekilde verilen tüm kararlar yasa dışıdır. Bu nedenle söz konusu operasyonun hukukla, adaletle açıklanacak hiçbir yanı yoktur” diye belirtti.

Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Siyasal kimliklere göre yapılan fişlemeler, sendikal aidiyetler, ihbarlar, sendikal husumet üzerinden eğitim emekçilerinin örgütlü mücadelesinin hedef alındığı ortadadır. Attıkları her adımda, aldıkları her kararda siyasi tasarruflar üzerinden hareket edenler, hukuk önünde er ya da geç hesap vereceklerini bilmelidir.”

‘DEMOKRATİK KAMUOYU TEPKİSİNİ GÖSTERMELİ’

Kamudan hukuksuz bir şekilde ihraç edilen ve açığa alınan bütün eğitim emekçilerinin görevlerine iade edilmesini, örgütlü mücadelelerine yönelik bu haksız ve pervasız saldırının bütün sonuçları ile birlikte derhal durdurulmasını isteyen Akdağ, “Ülkenin ve çocuklarımızın geleceğini karartmaya çalışan darbeci girişimlere karşı olan herkesi demokratik tepkisini göstermeye davet ediyoruz” diye çağrı yaptı. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir