HDP MYK: Halk iradesini tanımayan düzenlemeler yok hükmündedir

HDP Merkez Yürütme Kurulu, AKP/Saray iktidarının OHAL kararnameleriyle faşist, totaliter ve baskıcı bir rejim inşasına giriştiğini kaydetti, halk iradesini tanımayan düzenlemelerin kendileri için yok hükmünde olduğunu vurguladı. HDP, demokrasi, emek ve barış güçlerine Saray’ın bu yeni rejimine karşı ortak mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 8 Eylül günü Ankara’da toplanan Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonuç bildirgesini açıkladı.

Ülke ve bölgedeki siyasal gelişmeleri değerlendirildiği toplantının sonuç bildirisinde, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL rejimiyle, Meclis ve halk iradesinin yok sayıldığı vurgulandı, “Çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK), evrensel hukuka ve temel insan haklarına, Türkiye’nin imzalamış olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Sözleşmeleri’nin amir hükümlerine ve diğer uluslararası demokratik anlaşmalara aykırıdır” denildi.

AKP/Saray iktidarının kanun hükmünde kararnameler yoluyla kamuda büyük bir ihraç gerçekleştirdiği hatırlatılan sonuç bildirisinde, “Büyük insani mağduriyetler yaratan kamudan ihraçlar kesinlikle kabul edilemez. ‘Barış İçin Akademisyenler’ ile başlayan ve son olarak 11 binden fazla eğitim emekçisine yönelen ‘cadı avı’ ve tasfiyeler bölücü ve ayrımcı bir anlayışla yapılmaktadır. Bu konuda ulusal ve uluslararası hukuki ve demokratik adımların atılmasına ve konunun takip edilmesine yönelik her türlü dayanışma bizler tarafından gösterilecektir” ifadeleri yer aldı.

‘HALK İRADESİNİ TANIMAYAN DÜZENLEME YOK HÜKMÜNDEDİR’

HDP MYK’sı, AKP’nin Meclis Genel Kurulu’ndan geri çektiği “belediyelere kayyum” düzenlemesini OHAL kararnameleriyle hayata geçirdiğine dikkat çekti ve şunları kaydetti: “Parlamentoda partiler arasında yapılmış olan uzlaşmaya rağmen siyasi ahlaktan uzak ve parlamenter zemini yok sayan bir tutumla AKP iktidarı ve Erdoğan tarafından KHK ile getirilen ‘belediyelere kayyum’ düzenlemesi Anayasa’nın birçok maddesine ve Türkiye’nin imzalamış olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na da aykırıdır. Seçilmiş yerel yöneticileri ve kurulları işlevsiz kılmayı hedefleyen, halk iradesini tanımayan bu hukuksuz düzenleme bizler için yok hükmündedir. Bu düzenleme ile esas itibariyle Kürt kentlerinde yüzde 65-95 arasındaki oy oranlarıyla seçilmiş belediyeler, yerel yönetimler hedeflenmektedir. Belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin keyfi kararlarla görevlerinden alınmaları, Kürt kentlerinde mevcut sorunların derinleşmesine, Kürt sorununun iyice çözümsüz hale gelmesine yol açacaktır.”

‘ÖCALAN HAKKINDA BİLGİ ALMAK İNSANİ VE HUKUKİ BİR TALEPTİR’

İmralı Adası’nda uygulanan tecrit nedeniyle PKK lideri Abdullah Öcalan’dan 5 Nisan 2015 tarihinden bu yana haber alınamadığına dikkat çekilen bildiride, “15 Temmuz darbe girişiminden bu yana sağlığı ve güvenliği konularında herhangi bir inandırıcı bilgi alınamayan; 5 Nisan 2015’ten bu yana İmralı’da ağır tecrit koşullarında tutulan Sayın Abdullah Öcalan’ın durumu hakkında bilgi almak insani ve hukuki bir taleptir. Aralarında vekillerimizin ve bileşen kurumlarımızın temsilcilerinin de bulunduğu, süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başlamış olanların insani ve hukuki talebine iktidar vakit geçirmeksizin olumlu yanıt vermelidir” vurgusu yapıldı.

İktidarın totaliter ve baskıcı bir rejim inşasına giriştiğini kaydeden HDP MYK’sı, OHAL kararnameleriyle seçmen iradesinin yok sayıldığını; seçilmişlere yönelik keyfi ve hukuksuz baskı, gözaltı ve tutuklamalar gerçekleştirildiğinin altını çizdi.

Sonuç bildirisinde şu ifadeler yer aldı: “Çok sesliliği ve çoğulculuğu değil tekçiliği, kuvvetler ayrılığı demokratik ilkesini değil kuvvetler birliği faşizan anlayışını dayatan totaliter ve baskıcı bir rejimdir. ‘Tek adam’ yönetimi zihniyeti üzerine inşa edilen bu yeni rejim, toplumsal sorunların daha da derinleşmesine ve kutuplaşmaya yol açacaktır. İktidar, darbe girişimini fırsat bilerek attığı bu vahim adımlardan bir an önce vazgeçmelidir. Türkiye’nin acilen demokratikleşmeye, evrensel hukuk ve demokrasi ilkelerine uyumlu hale gelmeye ihtiyacı vardır.”

DEMOKRASİ EMEK VE BARIŞ GÜÇLERİNE ÇAĞRI

OHAL kararnameleriyle halk iradesinin yok sayılmasına karşı duracaklarına işaret eden HDP Merkez Yürütme Kurulu, son olarak demokrasi, emek ve barış güçlerine çağrı yaptı: “Anayasa’ya, yasalara ve Türkiye’nin imzalamış olduğu demokratik uluslararası sözleşmelere aykırı ve halk iradesini tanımayarak Kanun Hükmünde Kararnamelerle örülen bu yeni rejime karşı her alanda demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm demokrasi, emek ve barış güçlerini; vicdanlı ve demokrat bütün yurttaşlarımızı bu mücadelede yan yana gelmeye, ortaklaşmaya çağırıyoruz.”




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir