Kayıp yakınları yine adalet talep etti

Faili meçhul cinayetlere kurban giden yada kaybedilen yakınları için Diyarbakır ve Batman’da eylemlerine devam eden kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları adalet taleplerini haykırmaya devam etti.

Kayıp yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi üyesi insan hakları savunucuları tarafından “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” talebiyle her hafta düzenlenen oturma eyleminin 396’ncısı, Diyarbakır Valiliği’nin OHAL kapsamında aldığı yasak nedeniyle yine İHD Şube binasında yapılmak zorunda kalındı. HDP Mûş Milletvekili Ahmet Yıldırım da yer aldığı bu haftaki açıklamada, 1996 yılında Amed’in Lîce ilçesinde gözaltına alındıktan sonra infaz edilmiş olarak cenazesi bulunan Mahmut Önerarı’nın faillerinin ortaya çıkarılarak cezalandırılması talep edildi.

‘Adalet ve demokrasi mücadelesi sonuç alana dek devam edecek’

Açıklamada konuşan İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Amed Şube Başkanı Raci Bilici, tüm yasaklama ve baskılara rağmen adalet arayışını sonuç alıncaya kadar devam edeceklerini söyledi. Bilici “Siyasal iktidar farklılıkları susturmaya çalışsa da, baskı kurmaya çalışsa da, müdahalede bulunsa da, gözaltına alıp işkence ve kötü muamelede bulunsa da, kamu emekçilerini eğitimcileri görevlerinden alıp, işlerine son verse de, eşitlik, özgürlük ve hukuk mücadelemiz devam edecek” diye konuştu.

’30 yılın faturası 50 bin can kaybı oldu’

Bilici’nin ardından söz alan HDP Mûş Milletvekili Ahmet Yıldırım ise, insan hakları kavramını öteleyen söylemlerin ve gençlerin yaşamını yitirdiği bir dönemde bulunduklarını ifade etti.

1984 yılından bu yana Türkiye’de 20 hükümetin değiştiğini, 11 başbakan ve 30 içişleri bakanı gördüklerini ve gerilla, asker, polis, sivil olmak üzere 50 bine yakın insanın çatışmalı ortamda yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Yıldırım, “Bu söylemlerle tekrar edilen fatura ne? Fatura 50 bin can. Bu söylemlerin hakim kılınmaya çalışılması ne anlama geliyor. Allah korusun, belki yeni binlerce insan kaybının hazırlanması anlamına geliyor. Yeni kayıplar, insan hakları açısında yeni ihlallerin gündeme gelmesi anlamını geliyor. Toplumsal barış ve özgürlük getirmediği gibi, bu politik tutumun ülkeyi her geçen gün bölünmeye götürüyor. Ortak akla ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

‘Eğitim yaşamının durmasını kabul etmeyeceğiz’

11 bin 285 öğretmenin görevinden uzaklaştırılması kararına da tepki gösteren Yıldırım, “Eğer hukukun kırıntısı kalmışsa bu ülkede, bunların hepsi ya idari yargıdan dönecek ya da uluslar arası hukuk süreçlerinde kazanılarak yine her biri kendi mesleklerinin başına dönecek ve ülkemizin aydınlık yarınlarını hazırlama çabalarını sürdürecek. Bundan zerre şüphemiz yoktur” diye konuştu.

Yıldırım, görevlerinden alınan öğretmenlerin yerine yapılacak atamaların haksız ve hukuksuz olacağına da kaydetti. Yıldırım, bu konuda şunları söyledi: “Bir haksızlık ve negatif meşruiyet üzerine yapılmış atamaları kabul etmeyeceğiz. Böyle olması durumunda toplum daha çok gerilecek. Eğitim yaşamının durması anlamına gelecek bu uygulamayı kabul etmeyeceğiz.”

Mahmut Önerarı’nın katlediliş hikayesi paylaşıldı

Yıldırım’ın bu sözlerinin ardından İHD Amed Şubesi Kayıp Komisyonu üyesi Adnan Orhan, 1996 yılında Amed’in Lîce ilçesinde gözaltına alındıktan iki hafta sonra kafasından vurulmuş halde cenazesi bulunan Mahmut Önerarı’nın katlediliş hikayesini paylaştı.

Orhan şunları belirtti: “Mahmut Önerarı, Amed’in Lîce ilçesi Yaprak köyünde (Tûtê) dünyaya geldi. Köyüne sık sık baskın yapan askerler tarafından gözaltına alınıyordu. Bu baskılar yüzünden ailesiyle birlikte Amed’e yerleşti. Lîce-Amed arasında dolmuş şoförü olarak çalışıyordu. 08.12.1996 tarihinde yazıhaneye geldiğinde sivil polisler yanına gelerek ‘Mahmut Önerarı sen misin?’ diye sordu. Lîce yolu üzerinde bulunan Angule Karakolu’ndan kendisi hakkında şikayet olduğu belirtildi. Sonra da darp edilerek 21 AV 305 plakalı beyaz renkli bir araca zorla bindirilerek gözaltına alındı. Sivil polisler tarafından gözaltına alındığına orada bulunan ve onunla ailesini tanıyan yolcular da tanıklık etti. Olaya tanıklık edenler Mahmut’un ailesini arayarak yaşananları anlattı. Ailesi haberdar olur olmaz yazıhanenin önüne geldi ancak o zamana kadar Mahmut götürülmüştü. Mahmut’un babası savcılığa giderek oğlunun nerede tutulduğunu öğrenmek istedi ancak dilekçesi savcılık tarafından alınmadı. Emniyet Müdürlüğüne oğlunu sormak için giden baba orada oğlunun fotoğrafını gördü. Emniyet Müdürlüğünün Mahmut’un gözaltına alındığını doğrulaması üzerine aile onun savcılığa çıkarılacağı zamanı beklemeye başladı. Ancak tüm ısrarlara rağmen ailesi Mahmut Önerarı ile görüştürülmedi. Gözaltına alınmasından iki hafta sonra, 23 Aralık 1996’da Adıyaman’da Mahmut Önerarı’nın cansız bedenine ulaşıldı. Yaklaşık iki hafta sonra, Amed Eğrili bir aile kendi yakınlarını ararken onun bedenine ulaştı ve Mahmut’un ailesini haberdar etti. Mahmut Önerarı, Atilla Korkmaz isimli başka bir kişiyle birlikte başlarına silahla ateş edilerek öldürülmüştü.”

İHD yöneticisi Orhan, işlenen cinayetin ardından ailenin bulunduğu hukuki girişimlerden ise hiçbir sonuç alınamadığını belirtti.

Yapılan konuşmaların ardından, tüm zorla kaybedilenler ve faili meçhul cinayete kurban gidenlerin anısına beş dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.

BATMAN

Batman’da de İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri ve kayıp yakınlarının düzenlediği “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” eylemi, 396’ıncı haftasında devam etti. Gülistan Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları, ellerinde “faili meçhul” cinayetlerde kaybedenlerin fotoğraflarını taşıdı.

Eylemde konuşan İHD Batman Şube Sekreteri Devran Yıldız, “Çatışma, şiddet, tutuklama, kaçırma, kaybetmeler ve baskılarla sorunlar bitseydi 40 yıla yakın bir süredir sürdürülen bu mantığın sorunları bitirmiş olması gerekiyordu. Sorun geçen bunca süre ve kayba rağmen büyüyerek günümüze gelmiş ise uygulanan yöntemin doğru olmadığı ortaya çıkmıştır” dedi.

‘Öcalan ile görüşme sağlanmalı’

Yıldız, HDP milletvekilleri ve DBP’li belediye eşbaşkanlarının da aralarında olduğu 50 ismin, can güvenliğinden endişe duyulan PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşülmesi talebiyle başlattığı açlık grevi direnişi üzerinde de durdu. Yıldız, direnişe ilişkin “15 Temmuz darbe girişiminde Türkiye’de iç savaşı tırmandırmak isteyen FETÖ Terör örgütünün hedeflerinden bir tanesinin de PKK lideri Abdullah Öcalan olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bu sebeple hayatından endişe duyulmakta bir an önce avukatları veya ailesi ile görüşmesi sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Batman’daki eylemin 396’ıncı haftasında faili meçhul cinayete kurban giden DEP Milletvekili Mehmet Sincar’ın hikâyesini paylaşıldı.

Sincar’ın katledilme olayını paylaşan Yıldız, “1953 doğumlu olan Mehmet Sincar, Demokrasi Partisi milletvekiliydi. Tüm hayatı boyunca Kürt halkının özgürlük mücadelesinde bir nefer olarak çalıştı. 1993 yılında iki DEP üyesinin öldürülmesi olayını araştırmak için geldiği Êlih’te katledildi. Sincar’ın katilleri tam 18 yıl boyunca bulunamadı” şeklinde konuştu. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir