Ankara’da kayyım darbesine tepki; ‘İradeyi yok sayanlara boyun eğmiyoruz”

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, kayyım atamalarına tepki göstererek, halk ve sandık iradesini eden, iradeyi yok sayan hukuksuz düzenlemelere karşı boyun eğmeyeceklerini dile getirdi.

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, 24’ü DBP’li olmak üzere 28 belediyeye atanan kayyımlara tepki göstermek amacıyla Yüksel Caddesi’nde bir araya geldi. Yüzlerce kişi, “Kayyım değil, halkın iradesi; Sermayenin değil, halkın öğretmeni” pankartını açarak, sık sık “Susma haykır, kayyıma hayır”, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganlarını attı. Emek ve Demokrasi Güçleri adına metni okuyan Ali Başpınar, 12 Eylül’den bu yana 36 yıl geçmesine rağmen darbe döneminin baskıcı ve otoriter yönetim zihniyetinin devam ettiğini, hükümetin 15 Temmuz darbe girişimini fırsatçılığına dönüştürerek içerde ve dışarıda savaşı körüklediğini ifade etti.

Tarihin en büyük tasfiyesi

1 Eylül gecesi, OHAL kapsamında yayınlanan 672 Sayılı Kanunu Hükmünde Kararnameler (KHK) ile 28 bin 163’ü MEB, 2 bin 346 YÖK kapsamında olmak üzere toplam 50 bin 875 kamu emekçisinin görevden ihraç edildiğini hatırlatan Başpınar, “Darbe girişimi üzerinden 1,5 ay geçmesine rağmen tüm kamuda tarihin en kitlesel tasfiyesi gerçekleşti. Ulusal ve uluslararası hukukun en temel ilkeleri ayaklar altına alınarak yapılan ihraçların somut hukuki delillerden çok, büyük ölçüde siyasi fişlemeler üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır” dedi.

‘Kayyım’ı şehirleri parsel parsel satan belediyelere atayın’

15 Temmuz’da halkın seçilmiş iradesini bombalayan zihniyetle seçilmiş belediyelere “yönetime el koyduk” sözleri ilen giren ve halkın iradesini gasp eden zihniyetin farklı olmadığını vurgulayan Başpınar, “Cemaate dün ‘Ne istediniz de vermedik’ diyen iktidar ile Ankara ve İstanbul’u parsel parsel satan belediyeler değil de halkın yüzde 80 oranında oy verdiği, şeffaf, kolektif belediyecilik anlayışıyla halka hizmet eden Cizre, Sur ve diğer belediyelere kayyum atanmasını kınıyoruz. Halkın iradesine yönelik bu saldırıları, halk boşa çıkaracaktır” diye konuştu.

AKP iktidarı ve Erdoğan tarafından KHK ile getirilen ‘belediyelere kayyım’ meselesinin, Anayasa’nın birçok maddesine aykırı olduğu vurgusunda bulunan Başpınar, “Türkiye’nin imzalamış olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı da dahil olmak üzere demokratik uluslar arası anlaşmalara, evrensel hukuka ve temel insan haklarına aykırıdır” dedi.

7 Haziran sonrasında AKP iktidarının çözüm sürecini sona erdirdiğini ve savaşı Türkiye halklarına dayattığını belirten Başpınar, seçilmişlerin dokunulmazlıklarının kaldırılarak, mesnetsiz bir suçlama ile HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs’ün gözaltına alındığını hatırlatarak, durumu kınadı.

Siyasi iktidarın barış isteyen akademisyenleri, eğitim emekçilerini, milletvekillerini ve belediyeleri hedef aldığını kayyım atadığını dile getiren Başpınar, “Buna karşı susmuyoruz, oylarımızı gasp eden, irademizi yok sayan bu hukuksuz dayatmalara karşı müzakere isteğimizi ve bu zihniyete boyun eğmeyeceğimizi buradan deklare ediyoruz” dedi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir