Arap Alevileri, halk meclisleri ile öz savunmalarını alıyor

Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı Mahallesi’nde yaşayan Arap Alevi halkı, örgütlendikleri halk meclisleri ile hem kültürlerini yaşatmaya çalışıyor hem de DAİŞ tehdidine karşı öz savunma önlemlerini alıyor.

Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı Mahallesi’nde yaşayan Arap Alevi halkı, halk meclislerinde örgütleniyor. Suriye’de DAİŞ’in Alevi halkına yönelik katliamları üzerine kararı aldıklarını anlatan Ufuk Sultanoğlu, DAİŞ’in güney hatlarında elini-kolunu sallayarak gezmesinin ilerde yaşanacak katliamların sinyali olarak gördüklerini belirtti. Sultanoğlu, aynı zamanda Arap Alevi halkının kaybolan kültürünü yaşatmak için örgütlendiklerini belirtti.

‘Kültürümüzü yaşatmak istiyoruz’

Arap Alevilerin kültürlerinin çok zengin olduğunu ifade eden Sultanoğlu, “Mesela Hefri etkinliğimiz var. Akşam eğlencelerinde, Arapça türkü söylenir ve Arapça tiyatro oynanır. Hem bu kültürü sonraki kuşaklara bırakmak hem de daha da genişletmek için çalışıyoruz” dedi. Kazanlı Halk Meclisini yeni yeni örgütlemeye başladıklarını aktaran Sultanoğlu, bu yıl çocuklar için yaz kursları açtıklarını, bu kurslarda Arapça dersleri de verdiklerini ifade etti.

‘Kendi kendimizi koruyoruz’

Kazanlı da yaşayan ve Kazanlı Halk Meclisi üyesi olan Ahmet Yaman ise, Arap Alevileri olarak yeni yeni asimilasyon ve baskıların farkına vardıklarını belirterek, “Oluşturduğumuz mecliste Arap Alevi milliyetçiliği yapmak için örgütlenmiyoruz. Öyle bir dönemden geçiyoruz ki bu ülkenin emniyet mensupları bile bizi koruyamayacaklarını ifade ediyorlar. Onun için biz kendi kendimizi korumak zorundayız” dedi.

‘Anadilimiz kaybolmakla yüz yüze’

Kürt ile Anadolu Alevilerine yönelik var olan asimilasyonun her zaman farkında olduklarını ifade eden Yaman, “Biz kendi üzerimizdeki asimilasyonun da farkına vardık. O yüzden meclislerde örgütlenerek kültürümüzü yaşatmak, anadilimizi çocuklarımıza, torunlarımıza bırakmak için örgütlenme kararı aldık” diye konuştu. Kendi çocuğunun dahi Arapça konuşmayı unutmaya başladığını aktaran Yaman, “Bu da sistemin dolaylı olarak etkisidir. İnançlarımız, Anadilimiz kaybolma tehlikesiyle yüz yüze” diye konuştu.

‘Ekonomik sorunlarımızı çözüyoruz’

Kazanlı Halk Meclisi’nde yer alan Meysen Görüroğlu da, sadece öz savunma ve kültürel boyutlardan dolayı halk meclislerinde örgütlenmediklerini kaydederek, “Kazanlı da yaşayan yurttaşlarımız çiftçilikle uğraşıyor. Birçok sorunla karşı karşılaşıyoruz. Bunlara da bu oluşturduğumuz Halk Meclislerinde çözüm bulmayı hedefliyoruz” dedi.

‘Komün yaşamını diriltmeye çalışıyoruz’

Kazanlı Halk Meclisi’nde yer alan Soner Temur da, Arap Alevi halkının komünal bir yaşam içerisinde yaşadığını ifade etti. Arap Alevi halkının dini bayramlarının komünal bir şekilde yapıldığını vurgulayan Temur, ” Sistemin uyguladığı inkar politikasıyla artık bu komünal yaşamın yerini rekabet almıştır. Bizde halklarımızda var olan komünal yaşamı yeniden yeşertmek için bu çalışmaya başladık” dedi. Temur, “Kültürümüzün tamamen yok edilmeye çalışıldığı bu dönemde yeniden diriltmeye çalışıyoruz. Kendi alternatif sistemimizi oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerinde bulundu. Arap Alevi halkı olarak atanmışlar tarafından yönetilmek istemediklerini dile getiren Temur, “Bu atanmışlar bizim sorunlarımızı bilmiyor, çözemiyor. O yüzden halk meclisleriyle birlikte kendi öz örgütlülüğümüzü kuracağız, yaşamımızı kendi istediğimiz biçimde idame ettireceğiz” dedi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir