Av Bilmez: Görüşme olumlu, ancak tecrit devam ediyor

Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, PKK Lideri Abdullah Öcalan’la yapılan görüşmeyi ve verilen mesajı değerlendirdi. Müvekkilleriyle bir görüşme gerçekleşmiş olmasının önemli olduğunu söyleyen Bilmez, “Görüşmenin gerçekleşmiş olması önemlidir Ancak müvekkilimiz üzerindeki ağır tecrit sona ermiş değildir” hatırlatması yaptı. Bilmez, mesaja ilişkin ise “Müvekkilimiz İmralı’da barış elini uzatmış bekliyor” dedi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan’la iki yıl aradan sonra ilk kez görüşme gerçekleştirildi. Ailesi adına kardeşi Mehmet Öcalan’ın Abdullah Öcalan’la yaptığı görüşme PKK liderinin sağlığı ve güvenliği konusundaki endişe ve kaygıları ortadan kaldırmış oldu. Ancak Öcalan’la yeni bir görüşmenin ne zaman gerçekleştirileceği ise belirsiz.

Öcalan’ın avukatlığını üstlenen Asrın Hukuk Bürosu 5 yıldır müvekkilleriyle görüşemiyor. Büro avukatlarından İbrahim Bilmez, görüşmeyi ve iletilen mesajı ETHA’ya değerlendirdi.

Görüşmenin gerçekleşmiş olmasının önemini vurgulayan Bilmez, “15 Temmuz’dan sonra basına yansıyan haberleri gördük. İmralı’ya dönük bazı planların olduğu söylendi. Mantıklıydı da bunlar. Çünkü Türkiye’de darbeye girişebilecek herhangi bir güç mutlaka İmralı için bir hesabı olurdu. Bu nedenle Kürt halkında kaygılar büyüdü. Avukatları olarak biz de endişelendik. Birçok girişimde bulunduk. Hem iç hukukta hem uluslararası hukukta yapabileceklerimizi her şeyi yaptık. Anayasa Mahkemesi’ne ihtiyati tedbir başvurusunda bulunduk. Bunların hiçbirine cevap verilmeyince endişelenmeye başladık. Devlet, müvekkilimizin kardeşi Mehmet Öcalan’a izin verdi. Görüşüp geldi. En azından müvekkilimizin can güvenliği konusundaki kaygılarımız giderilmiş oldu. Sağlık durumunun görece iyi olduğunu öğrenmiş olduk. Bunlar sevindirici haberler” diye konuştu.

‘GÖRÜŞMENİN OLMASI TECRİDİN SONA ERDİĞİ ANLAMINA GELMİYOR’

Diyarbakır’da içlerinde siyasetçilerin, aydınların, avukatların, sanatçıların da yer aldığı 50 kişinin açlık grevine başlamasının da bu görüşmede etkili olduğu kaydeden Bilmez, İmralı’da tecridin sona ermediği hatırlatmasında bulundu.

Bilmez, şunları söyledi: “Bir konunun altını çizmek isterim. Görüşmenin gerçekleşmiş olması İmralı’da uygulanmakta olan hukuka aykırı tecridin sona erdiği anlamına gelmiyor. Çünkü Mehmet Öcalan’ın müvekkilimizle görüşmesi en doğal haktır. Avukatlarıyla görüşmesi de böyledir. Avukat ve aile görüşünün düzenli gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu anlamıyla kamuoyu bir yanılgıya kapılmamalıdır. Tecrit sona ermemiştir. Avukatları olarak bundan sonraki süreçte müvekkilimizle görüşme talebimiz devam edecektir.”

‘GÖRÜŞME ZAMANI HESAPLANMIŞ’

Görüşmenin gerçekleşme zamanı üzerine de değerlendirmelerde bulunan Bilmez, “Devletin bir aklı var” dedi ve şöyle devam etti: “Zamanlama manidar denir ya öyle? Mehmet Öcalan’ın İmralı’ya yola çıktığı gün belediyelere el konuldu. Bayramdan önce görüşme izni verildi. Bunlar hesaplanmış belli ki. Tesadüf değil. Tüm bu hesaplara rağmen, bizim için öncelikli olan Sayın Öcalan’ın can güvenliği ve sağlığıydı. Devlet şunu da hesaplamış olabilir, tepkilerin yükseleceğini görmüştür. Açlık grevi yayılacaktı. Cezaevlerinde 15 Eylül’de başlayacaktı. İstanbul’da da bir grup insan açlık grevine başlama hazırlığındaydı. 2012’deki deneyim de ortada. Devlet kendi açısından tansiyonu düşürmek için bu izni vermiş oldu.”

‘ÖCALAN BARIŞ ELİNİ UZATMIŞ, BEKLİYOR’

Bilmez, PKK lideri Öcalan’ın ilettiği mesajı, “Sayın Öcalan İmralı’da barış elini uzatmış bir şekilde bekliyor” sözleriyle değerlendirdi.

Bilmez şöyle konuştu: “Devlet de samimiyse bu barış elini tutmalıdır. Bu yeni bir şey de değil. Müvekkilimiz neredeyse 20 yıldır aynı şeyleri söylüyor. Kürt meselesinin çok ağır mesele olduğunu, bu meselenin şiddet yoluyla bir yere kadar çözülebileceğini söylüyor. Sonuçta devletin PKK’yi yenemeyeceğini, PKK’nin de devleti yenemeyeceğini, pat durumu yaşandığını, ne kadar kısa sürede çözüm masasına oturulursa bu topraklar için daha iyi olacağını söylüyor. Bugün de ifade ettiği şey budur. Son yaşanan sürecin de Türk devleti tarafından bozulduğunu ifade ediyor ve bir çağrıda bulunuyor. Eğer devlet içinde samimi bir irade varsa biz hazırız diyor. Bence bu mesaj böyle okunabilir.” (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir