Baskın Oran: Top devletin sahasında

Öcalan’ın verdiği mesaj, barış isteyen çevreleri umutlandırdı. Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, asıl sorumluluğun devlette olduğuna işaret ederken, Prof. Dr. Baskın Oran ise, “Öcalan kanın durması için umut ışığı yaktı. Bundan sonra top devletin sahasındadır” dedi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan, kendisiyle 1.5 yıl sonra yapılan ilk görüşmede toplumun sağlık ve güvenliğini merak etmesine rağmen o toplumun barış ve yaşam hakkını güvenceye alacak önerilerde bulundu. Öcalan, kardeşi Mehmet Öcalan aracılığı ile verdiği ilk mesajda, arkadaşlarıyla çalışmalar yürüttüklerini ve projeleri olduğunu belirterek, “Devlet hazırsa buraya iki adamını gönderir biz bu sorunu 6 ayda çözeriz” açıklamasını paylaştı. Öcalan’ın yaptığı açıklama, hükümet tarafından doğrudan yanıtlanmamış olsa da, Ankara dahil, savaş ve çatışma altında bunalan Türkiye’nin her yerinde, “psikolojik bir rahatlatma” yarattı. AKP’nin ve hükümetin yaklaşımlarından dolayı “ihtiyatlı bir iyimserlik yaşayan” toplum, şimdi bu elin havada bırakılmamasını bekliyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan akademisyenler ve ilgili çevreler, sorumluluğun artık devlette olduğuna işaret etti.

Baskın Oran: Kanın durması için bir umuttur

Öcalan’ın açıklamasının çok yeni olduğunu ve bütün detaylarına da hâkim olmadıklarını dile getiren Prof. Dr. Baskın Oran, yine de açıklamanın “kanın durması için” bir umut olduğunu söyledi. Akil İnsanlar Heyeti’nden AKP’nin çözüm niyetinin olmadığını belirterek istifa eden Oran, bunca zaman sonra Öcalan’ın kendisiyle yapılan ilk görüşmede barış ve çözüm çağrısı yapmasını şöyle değerlendirdi:

“Bu bir umuttur, bu karanlıktan çıkmak için bir umut kıvılcımıdır. Top devletin sahasındadır. Kan akışını durdurmak istiyor mu istemiyor mu? Devletin bu mesaja vereceği yanıtla bunu anlayacağız.”

Katırcıoğlu: Türk siyasi eliti kendine güvenmiyor

Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu, Öcalan’ın kısa, net ve açık bir mesaj verdiğini ve mesajın kısa olmasının etki gücünü de arttırdığını belirterek, “Çok sağduyulu ve Öcalan’dan beklenen bir açıklama oldu” diye belirtti.

Öcalan’ın açıklamasının, “Türkiye’nin ihtiyacını dile getirdiğini” kaydeden Katırcıoğlu, şöyle devam etti: “‘Bu iki tarafın bir birini yenebileceği bir savaş değil’ diyerek doğru bir tespit yapmış. ‘Asıl büyük oyuncu burada devlet, problemi çözmesi gereken devlettir. Devlette istek ve irade varsa biz hazırız’ diyor. Bu problemin çözümünde önemli bir yaklaşımı ifade ediyor” şeklinde konuştu.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümetin bu “barış çağrısını duymaya ve buna cevap vermeye” hazır olmadığına dikkat çeken Katırcıoğlu, şunları aktardı: “Bir tür ‘son PKK yok edilene kadar’ diyerek gerçekçi ve anlamlı olmayan bir yaklaşım sergiliyorlar. Böyle bir son olmayacak. Bu daha önceki yıllarda da denendi ve sorunu derinleştirdi. Kürt sorununda şiddetin esas alınması sağlıklı bir yaklaşım değil. Türkiye ancak Kürtlerle anlaşarak barışı getirebileceğini ve daha güçlü bir devlet olacağını düşünüyorum. Hükümet çevrelerinin bu görüşte olmadıklarını ve bu uzatılan ele karşılık vereceklerini beklemiyorum.”

Öcalan’ın açıklamasında döngünün devam etmesi halinde nelerin yaşanabileceği yönünde uyarılarda bulunduğuna işaret eden Katırcıoğlu, “Öcalan’dan yine bir barış mesajı geldi. Açık ve net bir mesaj. Bu konuşulmaya başlansa problemin önemli bir kısmı çözülecektir. Türkiye’de yaşayan Kürtlerin talepleri dil ve yerel yönetimlerle ilgili önemlidir. Bunlara cevaz veren bir yaklaşım sorunu çözer ama Türk siyasi eliti kendilerine güvenmiyor, güvenmedikleri içinde şiddeti önceliyorlar” diye belirtti.

Cevat Öneş: Önce silahlar susmalı

Barışçıl çözüm arayışları konusunda öne çıkan isimlerden biri olan MİT eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş de, Öcalan’ın mesajının özellikle içinde geçilen koşullar açısından çok önemli olduğunu vurguladı. “Çözüm talep eden, barış talep eden her ses önemlidir. İçerisinde geçmekte olduğumuz koşullarda, 6 ayda bu sorunu çözebiliriz düşüncesi hepsinden daha önemlidir” diyen Öneş, “Ancak tabii sözlerin pratiğe geçebilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekiyor. Sebep ve neden ne olursa olsun silahların susması lazım” dedi.

Yaşanan çatışma ve eylemlerin Türkiye’deki demokratik iklimi zehirlediğinin altını çizen Öneş, Öcalan’ın açıklamasının herkes ve bütün aktörler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kandil’in’de bu mesajı değerlendirmesi gerektiğini kaydeden Öneş, diyalog ortamının sağlanması için silahların susması gerektiğinin altını çizdi.

Silahlar sustuktan sonra aktörlerin değerlendirme yapması gerektiğini ifade eden Öneş, Öcalan’ın “Bu iş tek taraflı ateşkesle olmaz” sözlerinin hatırlatılması üzerine ise, “Elbette tek taraflı olmaz, ama Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar, PKK’nin tek taraflı da olsa daha önce yaptığı gibi silahları susturması gerekiyor ve iddialarının, taleplerinin Türkiye’nin ve bölgenin gelişen koşulları içerisinde Türkiye’nin demokratikleşmesi içinde ele almaya odaklanması gerekiyor” yanıtını verdi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir