‘Haksızlığa, hukuksuzluğa, OHAL’e direnmek haktır’

Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği, belediyelere kayyum atanmasının halkın iradesine saldırı olduğunu ve 11 binin üzerinde emekçinin görevden alınmasının ise muhaliflerin tasfiye edilmesi olarak değerlendirdi. Laik, demokratik bir ülkeyi yaratmak için emek, barış ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi dışında başka bir yolun olmadığı belirtildi.

Darbe, OHAL, KHK hukuksuzluğu ile kamu emekçilerinin açığa alınma ve işten çıkarılmaları ve kayyum uygulamalarına karşı Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği, Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı düzenledi.

Basın açıklamasına DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse, TTB Merkez Konseyi Başkanı Raşit Tükel, CHP Milletvekili Avukat Şenal Sarıhan, DİSK Genel Başkan Yardımcısı Cafer Konca ve Güç Birliği’nin bileşeni kurumların temsilcileri katıldı.

Toplantıda konuşan CHP Milletvekili Avukat Şenal Sarıhan “Haksız yere açığa almalar OHAL hukuku ile dahi açıklanamaz” dedi.

Ardından DİSK Genel Başkanı Kani Beko Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği’nin basın açıklamasını okudu. Türkiye’nin 7 Haziran 2015’den beri olağanüstü bir dönem yaşadığını ve fiili bir darbe sürecinden geçtiğini belirtti.

15 Temmuz’da başarısız olan darbecilerin olası icraatları, 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL ile rutin uygulamalar haline geldiğini söyleyen Beko, “15 Temmuz darbe girişimini “Allahın lütfu” olarak değerlendiren iktidarın kastettiği “lütuf”, muhalefetin bastırılması, yıllarca işbirliği yaptıkları darbecilerle ortak işledikleri suçların üzerinin örtülmesi ve kamunun farklı dini cemaatler arasında paylaşılmasıdır” dedi.

HAKSIZ HUKUKSUZ TASFİYELERE HAYIR

15 Temmuz darbe girişimi ile somut bir bağlantısı olmayan 100 binin üzerinde emekçi hakkında bir mahkeme kararı olmamasına rağmen “suçlu” ilan edildiğini kaydeden Beko, hukukun işlerinin ayaklar altına alındığını belirtti. Beko konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kamuda haksız-hukuksuz biçimde işten atılanların yerine ‘sözlü sınav’ ile yani herkesin malumu olduğu üzere ‘torpil’ ile personel alınacak olması, liyakatin yerini tam ‘sadakat’ ve tam ‘biat’ düzenini alacağının göstergesidir. Sözlü sınavın yanı sıra sözleşmeli istihdamın da dayatılması tesadüf değildir. Amaç kamu emekçilerini tamamen güvencesizleştirmek, böylece daha ucuza, kölece çalıştırırken iktidarın politikalarına da itiraz etmemelerini sağlamaktır.”

İŞ GÜVENCESİ HEDEF ALINDI

Barış talebiyle bir bildiriye imza atan akademisyenlerin üniversitelerle ilişiklerinin kesilmesi, iktidarın savaş ve baskı politikalarına karşı hiçbir demokratik itirazın istenmediğinin kanıtı olduğunun altını çizen Beko, neredeyse tamamı KESK’e bağlı Eğitim-Sen üyesi olan 11 binin üzerinde öğretmenin sendikal faaliyetleri üzerinden fişlenerek işten çıkarılması, iktidarın kamu emekçilerinin sendikal örgütlülüğünü ve özellikle de iş güvencesini hedef aldığını belirtti.

Sendikal faaliyetler, demokratik, barışçıl eylem ve etkinliklere katılım gerekçesiyle yaşanan açığa alma ve ihraçların hukuksuz olduğunu vurgulayan Beko, “Bu hukuksuzluk sadece haksız olarak ihraç edilen ve açığa alınan kamu emekçilerini ve ailelerini değil, tüm yurttaşları mağdur edecek bir uygulamadır” diye konuştu.

CADI AVI’NA SON VERİLSİN

Beko, yeni eğitim-öğretim yılı başladığı günlerde 18 milyon öğrenci öğretmensiz, hastalar hekimsiz, hemşiresiz bırakma pahasına girişilen bu cadı avına tepki gösterdi.

Beko konuşmasının şunları söyledi: “Eğer bu haksızlık ve hukuksuzluklarda ısrar edilirse, kimsenin kuşkusu olmasın ki her okul, her üniversite, her hastane, her kamu kurumu, emekçilerin, öğrencilerin, velilerin, hastaların, hasta yakınlarının, kısacası tüm yurttaşların ele ele omuz omuza darbeye direnecekleri demokrasi mücadelesi alanları olacaktır.”

‘BELEDİYELERE KAYYUM ATANMASINI KINIYORUZ’

“Darbe girişimi gerekçe gösterilerek, ülkeyi KHK’lerle yönetmek, kuvvetler ayrılığını yok etmek, tüm yetkileri Başkomutan adı altında tek bir kişide toplamak, mahkeme kararı olmadan infazlara girişmek, her türlü demokratik hakkın kullanımını ortadan kaldırmak, tüm muhalif kesimlere karşı savaş açmak darbe değildir de nedir?” diye soran Beko, belediyelere kayyum atanmasını kınayarak, “Cumhurbaşkanlığına ya da başka bir mevkiye seçilmiş olmak, hiç kimseye kendini mahkemelerin yerine koyma, halkın oy verdiğinin yerine atanmışı ikame etme, yani darbe yapma hakkını vermemektedir” dedi.

‘HER TÜRLÜ DARBEYE DİRENMEK HAKTIR’

Bu hukuksuzluğun amaçlarının belli olduğunu ifade eden Beko, şöyle dedi:
“Belediyelere kayyum atanması, halkın iradesine saldırıdır. Belediyelere kayyum atanması, kentsel dönüşüm adı altında rant projelerinin önündeki engellerin kaldırılmasını amaçlamaktadır. Belediyelere kayyum atanması, belediyelerdeki işçilerin ve emekçilerinin sendikal örgütlülüğünü de hedef almakta, sendika değiştirmeye yönelik baskılar artmaktadır. Bizler halkın iradesini hedef alan, gasp eden her türlü darbeye karşı direnmenin bir hak olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz.”

Olağanüstü Hal’in uzatılmasına dair son günlerde yapılan açıklamalara değinen Beko, “OHAL’in amacı iddia edildiği gibi darbecilerle mücadele değil, sandık yoluyla elde edemedikleri anti-demokratik, otoriter rejim özlemlerini gerçekleştirmektir” diye belirtti.

‘DEMOKRASİYİ SAVUNMAK HAKTIR’

“Bu ülkenin yurttaşları darbelerden darbe, darbecilerden darbeci beğenmek zorunda değildir” diye konuşan Beko, OHAL adı altında parlamentonun işlevsizleştirilmesi, yasama-yürütme ve yargının tüm yetkilerinin tek bir kişide toplanmasına karşı demokrasiyi savunmak bir haktır ve bugün burada toplanan emek ve demokrasi güçleri için bir görevdir” diye vurguladı.

‘ORTAK MÜCADELEDEN BAŞKA ÇAREMİZ YOK’

OHAL adı altında ülkeye giydirilmek istenen deli gömleğini parçalamak, tek adam diktasına dayalı yeni rejimin kalıcılaşmasına karşı durmak, hukukun, adaletin, barışın hakim olduğu, laik, demokratik bir ülkeyi yaratmak için emek, barış ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi dışında başka bir yolun görünmediğinin altını çizen Beko, “Bizler buradan bir kere daha ilan ediyoruz ki, hukuku, adaleti, barışı, laikliği, demokrasiyi kazanmak için sokak sokak, meydan meydan, mahalle mahalle, okul okul, hastane hastane, belediye belediye, işyeri işyeri kol kola, omuz omuza demokratik mücadele hakkımızı kullanacağız” dedi. (ETHA)

 

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir