Anter cinayetindeki kilit isim Orhan Miroğlu!

Musa Anter cinayetine ilişkin yıllar sonra açılan ve şimdiye kadar ilerlemenin sağlanmadığı davada, MİT üyesi Mehmet Eymür’ün Yeşil’e dayandırarak verdiği, “Orhan Miroğlu, ‘Tayfun’ adı ile MİT üyesiydi” ifadesi cinayeti aydınlatacak sis perdesi olarak görülüyor.

1992 yılında yanında Orhan Miroğlu ile götürüldüğü Seyrantepe’de katledilen Kürt bilgesi Apê Musa (Musa Anter) cinayetinin üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen failler bulunamadı. Anter cinayeti zamanaşımına kısa bir süre kala ancak Temmuz 2013 tarihinde açılabildi. 3 yıldır görülen davalarda, arpa boyu yol alınamadı. JİTEM davası ile birleştirilen Anter cinayeti, avukatların taleplerinin çoğu reddedilirken, dava delillerin toplama aşamasına geldi. Ancak avukatların ve ailelerin delillerin yeterince ve sağlıklı toplanmadığı taleplerinin yerine getirilmediği yönündeki eleştiri ve beklentileri sürüyor. Yarın görülecek olan duruşmada, mahkemenin talep ettiği, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın telefon taleplerinin gelip gelmediği değerlendirilecek ve Veli Küçük, Arif Bekiroğlu ve İhsan Aydemir’in tanık olarak dinlenmesi bekleniyor.

Kürtlerin bilge çınarı Anter’in katledilmesine ilişkin cinayetinin aydınlatılması devletin derin dehlizlerine takılı duruyor. Katliam sırasında Anter’in yanında bulunan ve yıllardır olayın mağduru olarak pirim yapan ve yazdığı kitaplarla nemalanan Orhan Miroğlu hakkında yargılama sırasında ortaya çıkan bilgiler, veri ve ifadeler olayın üzerindeki sis perdesi olarak duruyor.

Mehmet Eymür Orhan Miroğlu’nu işaret etti

MİT adına işlenen siyasi cinayetler gibi önemli operasyonlarda görev yapan MİT mensubu Mehmet Eymür, 25 Nisan 2016 tarihinde görülen Anter davasında Miroğlu ile ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Eymür, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’a dayandırdığı beyanatlara göre, Miroğlu’nun MİT içerisinde “Tayfun” kod adıyla bilindiğini ve Miroğlu’nun cinayet işlenirken, olayın PKK’ye yıkılması amacıyla yaralandığı yönünde bilgiler paylaştı.

Bir sonraki duruşmada, Eymür kendisi ile ilgili ifadeleri sorulan Orhan Miroğlu ise, olayı geçiştirerek, “Eymür beni karıştırmış olabilir, ben o dönemde cezaevindeydim” gibi değerlendirmeler yaptı. Anter ailesi ve avukatları ise, verilen bilgilerin tatmin edici olmadığını dile getirdi. Ailenin avukatları bu meselenin mutlaka aydınlığa kavuşması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca avukatlar, bir sonraki duruşmada, Eymür’ün kendisi ile ilgili ifadelerini hatırlatarak yönelttikleri soruları da hatırlatarak, “O soruların hiç birine cevap veremedi, kaçamak cevaplar verdi. Hatta siyasi değerlendirmelere giderek, ‘olayı şu yapmıştır bu yapmıştır’ gibi yönlere saptı. ‘Eymür beni karıştırmış olabilir’ falan diyor. Hatta bu iddiaların geçtiği dönemde cezaevinde olduğunu söylüyor ki bu söylem hiç bir şekilde gerçeği yansıtmıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Hamit Yıldırım ile aynı çizgiye geldi

Daha sonra AKP’ye geçerek, yıllar yılı cinayetle ilgili dile getirdiklerinin aksini savunmaya başlayan ve olayı PKK’ye yıkmaya çalışan Miroğlu namı diğer “Tayfun”, adeta cinayet zanlısı olarak yargılanan Hamit Yıldırım’ın ifadelerine benzer ifadeler kullanarak, “Olayda PKK parmağı” olduğu yönünde iddialarda bulundu.

Oysa Miroğlu (Tayfun), yıllar içerisinde şimdiye kadar cinayet ilgili bir biriyle çelişkili çok sayıda beyanatta bulundu. AKP’ye geçtikten sonra Kürt siyasetine yönelik “soykırıma” dönüşen ve AKP ile Cemaatin ortak yürüttüğü “KCK operasyonlarını” savunmaya başlayan Miroğlu, cinayetten 3 gün sonra polise verdiği ifade de, özetle olayı şöyle aktarmıştı: “Olay günü akşam saatlerine doğru akrabam olan Musa Anter ile Dağkapı semtindeki Büyük Otel’de buluştum. Buluşmamızın amacı, kendisini alıp evime yemeğe götürmek içindi. Kendisi ile otelde buluştuktan sonra biraz sohbet ettik. Saat 16.00’dan saat 18.30’a kadar otelin lobisinde konuştuk. Saat 19.15 sıralarında televizyonda 6. kanaldan haberleri izlemek için komiye bu kanalı açtırdık. Bu arada Musa Anter iki duble kadar da viski içmişti. Ben ise çay içiyordum.

Haberler bittikten sonra bana Çınar ilçesinden geleceklerin olduğunu, kendisi ile arazi meselelerini halledeceklerini söylüyordu. Haberleri izlerken otelin komisi yanımıza gelerek Musa Anter’in misafirlerinin geldiğini söyledi. Anter de komiye kimlerin olduğunu sordu. Komi bilmediğini söyledi. Musa Anter misafirlerin yanına gelmesini istedi.

Bu arada ben de Musa Anter’e ‘Arazi konusunu halletmek için kiralayanlar niye buraya gelmediler?’ diye sorduğumda, bana ‘Düşman sahibidirler. Gündüzleri pek dışarı çıkmazlar’ demişti. Musa Anter’le birlikte oturduğumuz sırada bana ‘Sen istersen eve git. Ben arazi konusunu hallettikten sonra eve telefon ederim. Sen de gelir beni otelden alırsın. Eve birlikte gideriz’ demişti. Ancak ben kendisine ‘İşin uzamazsa bekler, birlikte gideriz. Gelip gitmek olmaz’ dedim.”

Miroğlu (Tayfun), aynı ifadesinde taksiye bindikleri sırada yanlışlıkla Ergani yoluna saptıklarını, daha sonra geri dönerek Silvan yoluna döndüklerini, Seyrantepe’de indikten sonra bir sokakta söz konusu kişinin kendilerine ateş ettikten sonra kaçtığını anlatmıştı.

Aynı Miroğlu, daha sonra TBMM bünyesinde 9 Şubat 1993 gününde kurulan Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu raporunda şu şekilde yer almıştı: “Komisyonumuzca dinlenilmek istenen Orhan Miroğlu komisyonumuz üyelerinden birine gelip tanık olarak ifade vermek istediğini beyan etmiş ve komisyonumuzun bir üyesi tarafından ifade vermek üzere davet edilmişse de; davete icabet etmemiş, komisyonumuzca da bu tanığın adresi bilinmediğinden çağrılması mümkün olmamıştır.”

Miroğlu aynı şekilde 2004 yılında Aram Yayınları’ndan Timur Şahan ve Uğur Balık’ın yazdığı ve itirafçı Abdülkadir Aygan’ın hayatının anlatıldığı ‘İtirafçı’ kitabına da yaptığı açıklamada, “Bana daha önce arazi sorunu olduğunu söylemişti, ama itirafçılarla bir toplantı olacağından söz etmemişti. Eğer söz etmiş olsaydı müdahale ederdim. O dönemde böyle bir toplantıya katılmak çok tehlikeliydi. Onu vazgeçirmeye çalışırdım. En azından ben gitmezdim” dedi.

Oysa Miroğlu, sonraki yıllarda Taraf gazetesindeki köşesinde ve katıldığı TV programlarında, Musa Anter ile birlikte PKK’den ayrılan itirafçıları barıştırmak için Seyrantepe’ye gittiklerini ileri sürmeye başladı. Miroğlu en son Haber Türk’te Balçiçek İlter Pamir’in sunduğu “Söz Sende” programında da, Seyrantepe’ye giderken itirafçılarla görüşmeye gittiklerini bildiklerini anlatmıştı.

Miroğlu, katıldığı son duruşmada, olayı PKK’ye yıkmaya çalıştı. Aile ve avukatlar ise, olayın aydınlatılmasında AKP’li Miroğlu’nun rolünün aydınlatılmasının önemine işaret ediyor. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir