Cezaevindeyken dışarıdaki eylemlere katılmış!

Mersin’de Cemil Sayın adlı yurttaş 2011 ve 2013 yılları arasında kentte düzenlenen 3 eyleme katıldığı gerekçesiyle tutuklandı. Sayın, o tarihler arasında cezaevinde olduğunu defalarca dile getirmesine rağmen dikkate alınmayarak, bir kez daha cezaevine konuldu.

Mersin’de 13 Ağustos’ta yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan ve 24 gün gözaltında tutulduktan sonra mahkemeye çıkarılan Cemil Sayın, 2011 ile 2013 yılları arasından gerçekleşen 3 eyleme katıldığı gerekçesi ile tutuklandı. “Damga” kod isimli gizli tanığın 2011-2013 yılları arasında 3 eyleme katıldığını iddia etmesi üzerine tutuklanan Sayın’ın, farklı bir dosyadan 10 Ekim 2011 ile 1 Kasım 2013 tarihleri arasında cezaevinde olduğu ortaya çıktı.

‘5 yıl sonra ortaya çıkan gizli tanık’

Emniyet ifade tutanaklarında gizli tanık Damga’nın 18 Nisan 2012 yılında verdiği ifadede, “2011 yılında meydana gelen Beyza Piliç ve Güneş Tekel Büfesi”ne yapılan saldırı eylemini yapan şahıs da Cemil Sayın’dır” iddiasında bulundu. Yıl içerisinde gerçekleşen tüm eylemleri anlattığı ileri sürülen gizli tanık, “2011 yılının Aralık ayında Mersin’de Eken Oteli’ne molotofkokteyli atılması” olayını da Sayın’ın yaptığını ileri sürdü. Gizli tanık ve emniyetin, cezaevinde olduğunu unuttuğu Cemil Sayın, 2012 yılında Müfide İlhan Mahallesi’nde bulunan As Yaka Otel’in giriş kapısına kimliği belirsiz kişi ve kişilerce atılan molotofkokteylinden de sorumlu tuttu.

Sayın’ın o dönemde cezaevinde olduğu bilinmesine rağmen polisler tarafından, “Eyleme katılış amacınız nedir? Eylem içerisindeki sorumluluğunuz nedir? Eylemde yer alan örgütsel ilişkileri içerisinde bulunduğunuz şahısların açık kimlik bilgileri ve örgütsel konumları nedir?” sorularının yönetilmesi dikkat çekti. Sayın, bahse konu tüm sorulara “cezaevindeydim” demesine rağmen polisler tarafından dikkate alınmadı.

‘Gizli tanıktan başka bir şey yok’

Müvekkilinin dosyasında gizli tanık beyanı dışında hiç bir delil olmadığına dikkat çeken avukatı Özgür Çağlar, dosyada yer alan gizli tanık beyanının 4 buçuk yıl önce verildiğini ve hiçbir işlem yapılmadığına vurgu yaptı. Dosyanın “FETÖ/PDY” savcıları ve polisleri tarafından hazırlandığından şüphelendiklerini kaydeden Çağlar, dosyada herhangi bir görüntü kaydının, teknik takibin ya da dinlenme kaydının olmadığını belirtti. Müvekkili hakkında iddia edilen eylemlerin biri dışında diğerlerinde müvekkilinin cezaevinde olduğunu kaydeden Çağlar, “Müvekkilim cezaevindeyken tüm eylemlere katılmış görünüyor” dedi. (DİHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir