10 Ekim haberine 301. maddeden soruşturma

Evrensel Muhabiri Tamer Arda Erşin hakkında, Ankara katliamında istihbarat zafiyeti yaşandığı iddialarına ilişkin haberi nedeniyle soruşturma açıldı.

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün şikayetiyle başlatılan soruşturmada Erşin, TCK’nın 301. maddesinde yer alan “Türk Milletini, Cumhuriyeti ve TBMM’ni alenen aşağılamak” ile suçlanıyor. Erşin davaya konu haberinde, Hrant Dink suikasti öncesinde istihbarat saklamakla suçlanan Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç’in, 10 Ekim bombacısı Yunus Emre Alagöz’ün Türkiye’de eylem yapabileceğine ilişkin istihbaratı bomba patlamadan sadece yarım saat önce şube müdürlüklerine gönderdiğine dikkat çekildi. 101 kişinin öldüğü 10 Ekim katliamına ilişkin henüz hiçbir kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmedi.

“10 Ekim istihbaratında Dink Davası sanığı Dinç’in imzası çıktı”, “Dinç yine istihbarat mı sakladı” başlıklarıyla gazetemizde yer alan haberle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü’nün şikayeti üzerine, muhabirimiz Tamer Arda Erşin hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma açıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün şikayetinde, haberin “gerçek dışı olduğu” ve “doğrudan Emniyet teşkilatını hedef alan haksız ve kasıtlı ithamlar” içerdiği iddia edildi.

BELGEYLE İLGİLİ HABERDE ‘BELGE YOK’ İDDİASI

Haberde Engin Dinç’in imzası bulunan ve istihbarat belgesi yer almasına rağmen Emniyet Genel Müdürlüğü şikayetinde, haberde “herhangi bir kaynak ve belge sunulmadığı” iddiası yer aldı. Şikayet dilekçesinde “Haber içeriğinde yer alan paylaşımlarla açıkça TCK’nin iftira, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve basın ve yayın yolu ile hakaret ve Türk Milletini, Türkiye Cumhuriye Devleti’ni, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçlarını düzenleyen maddelerde korunan hukuki değerler ihlal edilmiştir” ifadeleri yer aldı.

Emniyet şikayetinde, 101 kişinin yaşamını yitirdiği katliama ilişkin istihbarat bilgisinin haber değeri taşımadığı, haber ile emniyet teşkilatı ve personelinin saygınlığına gölge düşürüldüğü iddia edildi. Ayrıca dilekçede, haberin konu olan emniyet görevlisinin (Engin Dinç’in) doğrudan kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu belirtilerek, “Emniyet teşkilatının istihbari ihmalleri neticesinde toplumsal olayların gerçekleştiği izlenimi yaratılmaya çalışıldığı” savunuldu.

DİNÇ RAHATSIZLIĞI MI? 

Erşin’in davaya konu haberinde, 10 Ekim katliamı bombacısı Yunus Emre Alagöz’ün Türkiye’de canlı bomba eylemi yapma hazırlığında olduğuna dair 8 Ekim’de elde edilen istihbarata ilişkin yazının Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Dinç imzasıyla katliamının yaşandığı sabah Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri’ne gönderildiği, söz konusu yazısının ise ancak patlamadan 3 saat 44 dakika sonra ilgili birimlere iletildiği hatırlatılmıştı. Dinç’in Hrant Dink suikastine ilişkin davada bir kez daha ifade vermek üzere çağrılmasının ardından yapılan haberde, Dink davasında Dinç’in istihbarat saklamakla suçlandığına dikkat çekilmişti. Hatırlatma mahiyetindeki haberde, Dinç’in korunduğu yönünde daha önce basına yansıyan iddialara yer verilmişti.

DAHA ÖNCE DE İFADEYE ÇAĞRILMIŞTI?

Sözkonusu 10 Ekim tarihli istihbarat yazısı, Mülkiye Müfettişlerinin ön inceleme raporunda yer almış ve daha önce yine Tamer Arda Erşin ve Cem Gurbetoğlu imzasıyla gazetemizde haber olmuştu. Bu haber nedeniyle Erşin, Gurbetoğlu ve Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Kemal Göktaş, “Terörle Mücadele eden kamu görevlilerini terör örgütlerine hedef gösterdikleri” iddiasıyla ifadeye çağrılmıştı. 10 Ekim katliamına ilişkin haberler nedeniyle gazeteciler hakkında soruşturmalar açılırken, 101 kişinin öldüğü katliama ilişkin henüz hiçbir kamu görevlisine soruşturma izni verilmedi. (Evrensel)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir