Yüksekdağ: Bizler gücümüzü Kerbela’da direnenlerden alıyoruz

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, Gazi Mahallesi’nde Muharrem Ayı oruç açma lokmasına katıldı. Tarih boyunca Kerbelaların hep olduğunu belirten Yüksekdağ, “Tarihin son Yezid zihniyeti AKP/Saray iktidarı, tüm ezilen halklara, inançlara, kadınlara savaş açmış durumda. Ama bizler gücümüzü Kerbela’da direnenlerden alıyoruz, zulmün her türlüsüne rağmen bize baş eğdirmeyi başaramadılar” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Gazi Cemevi’nde Muharrem Ayı oruç açma lokmasına katıldı.

Sultangazi ilçesine bağlı Gazi Mahallesi’nde bulunan Cemevi’nde düzenlenen lokmaya katılan Yüksekdağ’a, HDP İl Eş Başkanları Aysel Güzel ve Doğan Erbaş ile Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği eski Başkanı Ali Kenanoğlu’nun yanı sıra Alevi örgütlerinden temsilciler de eşlik etti.

Yüksekdağ, lokma öncesinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ni de ziyaret etti.

Oruç açma lokmasında halka seslenen Yüksekdağ, “Tarih boyunca Yezidler hep oldu. Kerbelalar hep oldu. Ama o Yezidlerin zulmüne, katliam ve kıyımlarına karşı direnenler de oldu” dedi. İnananların ve direnenlerin safında olduklarını belirten Yüksekdağ, “Ne mutluki bize, bizler yoldan ayrılmayanların safındayız. Ne mutluki bize bu yolda her çileyi de her zulmü de birliğimiz ve direncimizle aşanlarız” şeklinde konuştu.

‘BİZLER GÜCÜMÜZÜ KERBELA’DA DİRENENLERDEN ALMIŞIZ’

Halka yaşatılan Kerbelalara karşı her yerde birliği büyütme zamanı olduğunu vurgulayan Yüksekdağ şöyle koknuştu: “Alevi kızılbaş halkımızın, Türkiyenin dört bir yanında iktidar tarafından inancının, değerlerinin inkar edildiği ve zulmün binbir türlüsünün yaşatıldığı bugünlerde, işte bu sofradaki duruşumuz, sadece yasımızı değil direncimizi de büyütmemiz anlamına geliyor.”

Son bir buçuk yılda çok sayıda katliam ve yas yaşandığını belirten HDP Eş Genel Başkanı, “Nice yasların içinden yürüyerek geldik. Bakın yarın 10 Ekim, Ankara’da barışa yürüyen canlarımızın katledilişinin yıldönümü. Bu bir buçuk yıl içinde Ankara’dan Suruç’a, Antep’e kadar bize her yerde yası, acıyı yaşattılar. Kuşatılmış kentlerde 6 aylık bebekten 75 yaşındaki anamıza babamıza kadar durmadan can alanlar, bu halkın direncini kırmaya çalışıyor. Ama bizler gücümüzü Kerbela’da direnenlerden almışız. Zulmün her türlüsüne rağmen bize baş eğdirmeyi başaramadılar” ifadelerini kullandı.

‘GERÇEĞİ KARARTMAYI BAŞARAMAYACAKLAR, HER YERDE IŞIK OLACAĞIZ’

Zalimlerin halkı teslim alamadığını dile getiren Yüksekdağ şöyle devam etti: “Özgürlük ve barış mücadelemiz dimdik ayakta, direnişimiz dimdik ayakta. Direnişimizi ve gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz. Bakın Alevi halkımıza yüzyıllar boyunca katliamlara yaşatanlar, tarihte lanetle anılıyor, yada hiç anılmıyor. Yüzyıllar boyunca bir halkın iradesini, gücünü, toprağına geleneğine sarılan enerjisini yok etmeye çalışanlar tarih nezdinde savrulup gittiler. Tarihin son Yezid zihniyeti, AKP/Saray iktidarı, sadece Alevi halkımıza değil, tüm ezilen halklara, inançlara, kadınlara, tüm mazlum kesimlere karşı savaş açmış durumda. Sadece özgürlük ve eşitlik isteyenlere savaş açıldığının farkındayız. Haklılığımızdan aldığımız güç nedeniyle bizi kıramıyorlar, kıramayacaklar. Her bir matemi kendi içimizde bir güce dönüştüreceğiz. Yitirdiğimiz canlarımızın değerlerini mücadelemizde yaşatacağız. Sesimizi sözümüzü esirgemeyeceğiz.”

Ezilen hakların ve inançların sesini yansıtan televizyon ve radyo kanallarının OHAL kararnamesiyle kapatıldığını dile getiren Yüksekdağ, “Bugün lokmalarımızı, halkımızın sözünü ve değerlerini yaşatan kanallarımızı kapatarak bir gerçeği karartmayı başaramayacaklar. Her yerde ışık olacağız. değerlerimizi yaşatmaya devam edeceğiz” dedi.

‘CEMEVLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM’

Bulundukları Cemevinin yıkılmak istendiğini hatırlatan Yüksekdağ, “Bugün çatısı altında Muharrem lokmamızı paylaştığımız bu cemevi, Yezid zihniyetinin saldırısı ile karşı karşıya. Bu cemevini yıkmaya çalışıyorlar” dedi. “Başaramayacaklar” diye devam eden Yüksekdağ, halkın inanç merkezlerini sonuna kadar savunacaklarını söyledi. Yüksekdağ halka da bir çağrıda bulundu: “Kültürümüzün, geleneğimizin yaşatıldığı cemevlerimize, mevzilerimize sahip çıkalım. Bu kurumlar, inançla dirençle kuruldu, bundan sonra da böyle yaşayacak.” (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir