Erdoğan’ın sömürgeci savaş stratejisi Amed’de – Ziya ULUSOY

ZİYA ULUSOY

 

 

 

 

Neden sorusunun cevabı Amed’in önemiyle ve sömürgeci diktatör Erdoğan’ın amacıyla bağlantılı.

Erdoğan’nın emriyle, eli Kürt kanına batmış polisleri, bu kez de Amed Belediye Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’yı gözaltına aldı.

Erdoğan, Amed Belediyesi’ni Kürt halkımızın iradesinden gasp etmek istiyor. Kayyum atayarak sömürgeci yönetimi belediyede de kurmayı hedefliyor.

Dahası Amed, Kürdistan’ın simgesi ve Kürt halkımızın yön tayin etmede 1970’li yıllardan beri baktığı yerdir.

Gültan Kışanak, Diyarbakır zindanında direnişin önlerinde sömürgeci kasap Esat Oktay Yıldıran’ın işkencelerinden Amed Belediye başkanlığına geldiyse bu çok şeyin, ama özellikle iki şeyin sarsılmaz kanıtıdır:

Birincisi; 30 yılı aşan Kürt özgürlük mücadelesi ve hareketinin sömürgecilik üzerindeki zaferi ve kazanımı.

İkincisi; sömürgecilerin işkencesi ve zindanının yerini devrimci Amed kalesinin aldığını.

Bunun karşı devrimci bilincinde olan bütün sömürgeciler önce Amed’e ve kazanımlarına, o kazanımlardan biri olan belediyesine yöneldiler.

Sömürgeci şefler, Demirel-Çiller-Güreş yıldırıcı katliamlarını Amed üzerine denemişlerdi. Erdoğan da zulmünü en çok denediği yerlerin başına Amed’i koydu.

Erdoğan, bir süredir kesintisiz sürdürdüğü Kürdistan belediyelerini sömürgeci gasbını, en son yönelteceği Amed’e, biraz erkene alarak denedi. Anlaşılan Amed Belediyesi’nin gasbı büyük çaplı kitlesel direnişle karşılanmazsa, bunu, vekilleri içeri almanın ön provası olarak ele alacak.

Amed Belediyesinin sömürgeci gasbına karşı halk direnişi daha ilk saatlerden başladı sürüyor. Erdoğan’ın polislerinin gazlı saldırısına rağmen devam ediyor.

Yapılan çağrı, Kürdistan’ın bütün kentlerine direnişin yayılması ve gasp edilen belediyeleri geri alıncaya değin devam ettirilmesidir.

Bunu yüksek bir enerjiklik, ısrarlı bir irade ve kararlılıkla sürdürmek ve kitleselliğini büyütmek hepimizin devrimci görevidir.

Geniş çaplı kitlesel direniş, Cizre-Sur-Nusaybin’de kahraman devrimci Kürt gençliğinin o zor direnişinin tamamlayanı olacaktır.

O kahramanca direniş, “hendekler olmasaydı vahşet bodrumları olmazdı” yanılgısına rağmen gerçekleştirildi ve tarihi bir rol oynadı. Bu rolü şimdi, Amed ve sonrası kitlesel direnişlerle daha iyi kavranacaktır.

Fakat Kürdistan halkımızın yaygınlaşacak ve çeşitlenecek kitlesel direnişlerinin zafer elde etmesi, Erdoğan’ın savaş saldırısını kırması için Türkiye’nin tüm demokratik güçlerine, devrimci harekete, faşizme karşı olan herkese, bu direniş kadar önemli olan görevleri başarmalarına bağlıdır.

Belki Kürt halkımızın direnişi düzeyinde olamaz ama başlatılıp geliştirilecek direnişler, Türkiye cephesinde umut zayıflamasını kırar ve demokratik güçlerin saflarını yeniden canlandırır, büyütür. Dahası Türk halkını boğan ve zehirleyen şovenizmi kırmak, Türkiye cephesindeki direnişler eliyle gerçekleşebilir.

Bu nedenle Amed Belediyesi’nin sömürgeci gaspına karşı başlatılan kesintisiz eyleme batıdan eşlik eden ses yükseltme, alanlara çıkma, kadın hareketinin kampanyası ve diğer eylemleri yaygınlaştırmak ve büyütmek hayati önemdedir. Erdoğan faşizmine karşı biriken öfkeyi şovenist boğulmayı dağıtacak seferberliğe dönüştürebilir.

Faşist reis Erdoğan, Cerablus-Ezaz işgali ve Musul savaş efelenmesini, büyük devlet şovenizmi iksiri olarak Türk halkına içirip, şovenist çılgınlığı, faşizminin destek tabyası yapmak istiyor. Kürt düşmanlığıyla yükselttiği şovenizmi, bununla pekiştirmek istiyor.

Erdoğan’ın Kürt halkımıza karşı savaş stratejisini Amed’e saldırısına karşı birleşik direnişi yükselterek kırabiliriz. Önce saldırıyı püskürtebilir, açılan cesaret ve özgüven yolundan, onun zalim diktatörlüğünü yıkacak mücadeleyi büyütebilir, Amed saldırısını Erdoğan’ın bumerangına dönüştürebiliriz.

(ETHA)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir