Gazeteci Zehra Doğan: Ellerimizi mühürleyemezler

Cezaevinden tahliye edilen gazeteci Zehra Doğan, Türkiye’de gazetecilerin gözaltı ve tutuklamalarla terbiye edilmeye çalışıldığını belirterek, “Ajanslarımız mühürlenebilir ama ellerimizi mühürleyemezler” dedi.

Mardin’de 23 Temmuz’da gözaltına alınan ve gizli tanık beyanlarına dayanılarak “Örgüte üye olma” ile “Örgüt propagandası yapma” iddiasıyla tutuklanan gazeteci Zehra Doğan, Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında tahliye edildi. Aylar sonra özgürlüğüne kavuşan Doğan, Nusaybin’de yanı başında eşi, çocuğu ve yakınlarının ölümüne şahit olan insanların acılarına tanıklık ettiğini söyledi. İnsanların burada açlık ve susuzlukla terbiye edilmeye çalışıldığını belirten Doğan, Nusaybin’de haber takibi yaptığı sürece boyunca kendisini etkileyen bir olayı şöyle aktardı:

“Bizden bir mahalle ötede Abdullah Ak isminde bir genç sokakta öldürüldü. Anne oğlunun cenazesini almak için beyaz bayrak ile kapının önüne çıktığı anda kurşunlar tekrar gelmeye başladı ve anne geri dönmek zorunda kaldı. Taybet ananın katlediliş biçimini bildiği için gidemiyor. Ama öyle bir şey oluyor ki susuzluk insana her şeyi yaptırabiliyor. Yanı başındaki çocuğunu alamıyor ama susuzluktan ölecek. Baba elinde her gün matarasıyla bekliyordu. Belediyeden tankerlerle gelen suyu mahallede bütün zorluklara rağmen dağıtmaya çalışıyordu. Bu aslında baskıcı gücün seni kimliksizleştirmek için ne kadar acımasızca davrandığını gösteriyor.”

ROJVAN BEBEK İÇİN DUYARLILIK ÇAĞRISI

Halkın verdiği direnişi hem kamerası hem de çizimleriyle duyuran Doğan, “Gözümüzün önünde insanlar katledildi ve ben bunları daha iyi nasıl aktarabilirim diye bir arayışa girdim. Çünkü bir yerden sonra yazmak, çekmek yetmiyordu. Ben de resimlerle çizmeye başladım ve bu anlamda büyük bir kamuoyu oluştu” dedi. Cezaevine girdiğinde hakkında ifade veren gizli tanığın da orada olduğunu kaydeden Doğan, tanığın işkence altında ifade verdiğini ve ne söylediğini hatırlamadığını da aktardığını dile getirdi. Trajikomik bir durum ile karşı karşıya olduğunu aktaran Doğan, “Asılsız suçlama olduğunu söyleyince önüme çizimlerim atıldı ve gerekçe gösterildi. Bir çizim nasıl ‘örgüte üye’ olduğunu gösterebilir ki?” diye ifade etti. Doğan, 52 kişi kaldıkları koğuşta kapatılan Özgür Gündem gazetesinin “Zindan” serisinin ilk sayısını çıkardıklarını söyledi.

Tahliye olduğu cezaevinde annesiyle birlikte kalan 6 aylık Rojvan bebek için duyarlılık çağrısında bulunan Doğan, şöyle devam etti: “Bizimle birlikte kalan Rojvan bebek zindan koşullarında çok zor günler geçiriyor. Sayımız fazla olduğu için içeriyi sürekli havalandırmak zorunda kalıyorduk. Bu yüzden geceleri pencereyi açık bırakıyorduk. Soğuk olduğu için Rojvan bebek sürekli üşütüyordu. Salı günü annesi Leyla Eleftoz’un duruşması var. Bu konuda bütün kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunmak istiyorum.”

‘ÖZGÜR BASIN GELENEĞİNİ BIRAKMAYA NİYETİMİZ YOK’

Cezaevlerinde hala tutuklu bulunan gazetecilerin durumuna dikkat çeken Doğan, “Şermin müebbetten yargılanıyordu, suçsuzluğu kanıtlandı. İsmi bilinmeyen arkadaşlar, sürekli mektuplaştığım Ziya Ataman ve daha yüzlerce gazeteci hâlâ içerde. Ama ne yazık ki desteğin de ırksal boyutuna maruz kaldık. Bu kadar tutuklu gazeteci var ama bunları saklayan, görülmesini istemeyen birçok ajans ve gazeteci var. Birini anlatırken diğerini anlatmamak gazetecilik değildir. Gurbetelli Ersöz ve Musa Anter’in bıraktığı özgür basın geleneğini bu süreçte bırakmaya hiç niyetimiz yok” diye belirtti.

Türkiye’de gazetecilerin gözaltı ve tutuklamalarla terbiye edilmeye çalışıldığını ifade eden Doğan, “Birileri baskı yapıyorsa sen daha da inatlaşıyorsun, özellikle de kadınlar. Virginia Woolf’un da dediği gibi ‘Kadınlar yazdıktan sonra erkeklerin aynadaki silueti küçülmeye başlar’ Demek ki gerçekten siluetleri küçülüyor ki kadınlardan bu kadar korkuyorlar. Ajanslarımız mühürlenebilir ama ellerimizi mühürleyemezler. Bir Kürdü içeri tıkarak terbiye etmeye çalışırsan o Kürt daha inatçı bir şekilde çıkar. Bunu ben değil tarih söylüyor. İçerideki bilge kadınlardan aldıklarımla daha da zenginleştim. İçerideki arkadaşlarıma daha kararlı bir şekilde çalışacağım sözünü veriyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı. (DİHABER)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir