Siirt Şirvan ilçesi Maden köyünde 17 Kasım’da Ciner Grubu’na ait Park Elektrik’in taşeron şirketi Anıtlar İnşaat’ın maden sahasındaki çalışma sırasında, binlerce ton toprak ve kaya parçasının yamaçtan koparak sahaya düşmesi sonucu 16 işçi göçük altında kalmıştı. 1 aya yakın süren arama-kurtarma faaliyetlerinde Eksvatör Operatörü İbrahim Kılınç halen toprak altında çıkarılmayı bekliyor. Türkiye’nin en büyük maden ocağı sahasından 2 bin TL maaş ve herhangi bir sendikaya üye olmayan taşeron işçilerin yakınları faciada şirket yetkililerini sorumlu tutuyor. Bununla beraber iş müfettişlerinin “güvenlik gerekçesiyle” madende denetime gidemedikleri de öğrenildi.

Faciadan sonra açılan soruşturmada bilirkişi heyetinin raporu hazırlandı. Yürütülen soruşturma kapsamında maden mühendisleri ve iş güvenliği uzmanları tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, işverenin açık ocak işletme müdürü, başmühendis, daimi nezaretçi, alt yüklenici firma şantiye şefi asıl kusurlu, işveren ve işveren vekili tali kusurlu olarak değerlendirildi.

YAĞMUR YAĞMADIĞI AYDA GÖÇÜK OLDU

Maden Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Hatun, facianın yaşandığı sabah maden ocağına gittiklerini ve bulundukları gözlemlerde ciddi bir yağış izlenimi almadıklarını söyledi. Meydana gelen facianın ‘heyelan’ olmadığını vurgulayan Hatun, heyelan söyleminin olayı doğal afet göstermeyi amaçlandığının parçası olduğunun altını çizdi. Hatun, “Tek damla yağmurun yağmadığı Temmuz ayında çatlak görülüyor ve maden sahası boşaltılır boşaltılmaz göçük meydana geliyor. Erken davranıldığı için can kaybı yaşanmıyor” dedi.

‘DAĞIN ALTINI KAZARSAN ÜSTÜNE ÇÖKER’

Yeraltı sularının oluşturacağı riske tedbir alınmadığını söyleyen Hatun, “Yer altı sularına göre hareket etmezsen doğa bunu kabul etmez intikam alır, sen ona dokunursan o da sana dokunur. Dağın altını kazarsın o da yukardan üstüne yıkılır. Bunu bilmek için mühendis olmak gerekmez dağın altını kazdığında önlem almazsan alta olacak boşluktan dolayı yıkılır.”

‘PATRONUN AZ MALİYET FAZLA KÂR DOYUMSUZLUĞU’

Maden sahasında çalışan işçiler çatlakların oluştuğuna dair firmayı mühendisleri uyardıklarını söylediğini söyleyen Hatun, patron doyumsuzluğu mühendislik hatasına zemin hazırladığına dikkat çekti. Hatun, maden mühendisliği alanında işsizliğin had safhada olmasından mühendislerin karar ve önlem alma sürecinde pasif kaldıklarını kaydetti. Facia öngörülebilir ve engellenebilir bir durumdur. Tamamı mühendislik hesaplarına dayanan bir çalışma ile önlenebilecek olay, faciaya dönüştürülmüştür” dedi.

Daha önce aynı maden ocağından stajyerlik yapmış olan Hatun, maden işletmesinin kapalı ocak yöntemiyle üretime başladığını, üretim maliyetini düşürmek için açık işletmeye geçtiğini söyleyerek, “Kapalı işletmeden açık işletmeye geçildiğinde ne tür önlemler alındı, fizibilite çalışması var mı? Soruları insanın aklına geliyor. Üretime başlandığında yağış miktarı, yer altı suyu, çalışma yöntemi, dikkate alınarak basamakların kaymaması için uygun açı, genişlik ve yükseklik hesaplanır. Özel sektör, az maliyetle fazla kar öncelikli bir mantıkla çalıştığı için bazı şeylerde tasarrufa gitme durumunda olabilmektedir. Bunun sonucunda uygulamada eksiklikler olmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘KAZALAR DENETİMSİZLİKTEN KAYNAKLI’

Maden ocakların kazalarının denetimsizlikten kaynaklı olduğuna değinen Hatun, son bir yılda hiçbir maden ocağında denetimin yapılmadığın net söyleyebilirim. Güvenlik yok diye denetçi gönderilmiyor ama maden ocağının çalışmasına izin veriliyor. Güvenlik sorunu varsa şantiye durdurulsun” diye konuştu.

AVŞİN’E YAPTIRIM UYGULANSAYDI ŞİRVAN YAŞANMAZDI

İsmi sürekli facialarla duyulan söz konusu ocak, özel sektöre ait bir firma tarafından işletilmekte ve bu firmanın altında başka taşeron firmalar çalıştırılmaktadır. Bunun nedeni maliyetleri daha aşağıya çekmek ve ucuz işçilik üzerinden daha fazla kazanmak politikasıdır. Avşin Elbistan kazasını hatırlatan Hatun, “Avşin Elbistan maden ocağında ölenlerin cenazesine ulaşmadan şimdi Şirvan olayı yaşandı. Avşin Elbistan göçüğünden sonra şirkete gereken ceza verilseydi peşinden bu facia gelmezdi.”

‘GÜNAH KEÇİSİYLE FACİANIN ÜSTÜ ÖRTÜLMEMELİ’

İşletmede çalışan mühendisler ve iş güvenliği uzmanları hedefe konulup günah keçisi ilan edilerek olayın üstünün örtülmek istenileceğini söyleyen Hatun, tarafsız teknik bir heyetin incelemesi ve odalarının bu heyetin içerisinde mutlaka yer alması gerektiğini belirtti. Ciner Grubu’nun “Daimi Nezaretçileri, Jeoloji Mühendisi, Kimya Mühendisi ve İş Güvenliği ve Sağlığı Mühendisinin tutuklandığına değinen Hatun, tutuklamaların şirketin kusurlarını kapatmaması gerektiğini söyledi. (DİHABER)