Diyarbakır’ın Sur ilçesinde sokağa çıkma yasakları ve operasyonlarla başlayan süreçte ilçenin neredeyse tamamına yakınının “acele kamulaştırıldığı” Bakanlar Kurulu kararıyla duyurulmuştu. Ayrıca acele kamulaştırmayla birlikte yıkılan yerlerde Koruma Kurulu’nca karakol, güvenlik kulübesi ve kulelerin yapılmasına da izin verilmişti. Karara Surlu yurttaşlar ile sivil toplum örgütlerinin itiraz etmelerine rağmen İçişleri Bakanlığı harekete geçerek bu kapsamda Sur’da bulunan İskenderpaşa Mahallesi de ikamet eden yurttaşlara gönderdiği tebligatta, 15 gün içerisinde evlerini boşaltmalarını bildirildi. Ancak yurttaşlar hem mahallelerde karakol yapılmasına karşı oldukları hem de yapılan resmi işlemlerde usulsüzlük olduğu gerekçesiyle evlerini boşaltmak istemiyor.

BİLİRKİŞİ RAPORUNDA USULSÜZLÜK

Sur’un İskender Paşa Mahallesi’ndeki yerleşim alanlarının boşaltılarak karakol yapılacak olması nedeniyle mahallede bulunan 6 katlı ve 12 dairelik Murat Apartmanı’na gönderilen tebligatta yer alan taşınmaz değeri ve maliklerin hisselerine düşen tutarlardaki farklılıklar apartman sakinlerinin tepkisine neden oldu. Aynı binada bulunan 7 daireye daire başına 64 bin düşerken diğer 5 daireye ise daire başına 13 bin düşüyor. Konuyla ilgilenen avukatlar ise bilirkişi raporunda yer alan metrekare tutarlarının gerçeğiyle örtüşmediğini belirterek, metrekarelerin fiziki tespit yapılmadan tapu kaydı üzerinden tespit edildiğini dolayısıyla bilirkişinin yerinde tespit yapmadığını açıkladı. Bundan kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi için binanın yıkımından önce tespit davası avukatlar tarafından açılacak. İçişleri Bakanlığı’nın emniyet aracılığıyla apartman sakinlerine gönderdiği 15 gün içinde evlerini boşaltmalarını içeren tebligata karşı ise bina sakinleri avukatları aracılığıyla itirazda bulundu.

‘KARAKOL YAPILMASINA KARŞIYIM’

Hem yapılan resmi işlemlerdeki usulsüzlükler nedeniyle oluşan mağduriyetler hem de yaşam alanlarının yok edilerek karakol yapılması nedeniyle itiraz eden apartman sakinlerinden inşaat işçisi Salim Biçer (35) evini boşaltmak istemediğini belirterek tepkisini dile getirdi. Salim “30 yıldır bu evde oturuyorum. Normalde evimi kendim satmak istesem değeri 45-50 bin iken devlet hem evimden zorla çıkarıyor hem de evimin karşılığı olarak 13 bin veriyor. Bunu kabul etmiyorum ve acele kamulaştırmaya karşı davacıyım. Evimi satmak istemiyorum çünkü burada karakol yapacaklarını söylüyorlar. Çocukların oyun oynadığı, okulların olduğu, insanların yaşam alanlarının tam ortasına karakol yapılmasını doğru bulmuyorum. Akşama kadar çocuklarımız dışarıda oyun oynuyor. Buradaki parkta gitse çocuklarımız nerde oynayacak” diyerek tepki gösterdi.

‘GÜVENMİYORUM’

Devlete güvenmediği için devletten bir beklentisinin olmadığını belirten Salim halka seslenerek “Kimse evini vermesin. Hasırlı Mahallesi’nde birçok arkadaşım mağdur oldu. Evi olanlar vergi dairesine giderek yetkililerin devlete borcunuz var denilerek mağdur oldu. O yüzden devlete güvenmiyorum” diyerek çağrıda bulundu. (DİHABER)