Suriye’de 2011’de başlayan savaştan kaçmak zorunda kalan mültecilerin yaşam mücadelesi sürüyor. Geldikleri Adana’da çadırlarda yaşayan Suriyeli mülteciler, yaşamın zorluklarının yanı sıra havaların iyiden iyiye soğuması ve yaşadıkları alanlardaki alt yapı sorunları ile de boğuşmak zorunda kaldı. Yapılan yardımlar ve günübirlik işlerde çalışarak, yaşama tutunmaya çalışan mülteciler Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Koza Mahallesi’nde kendi imkanlarıyla kurdukları derme çatma çadırlarda yaşıyor. Mültecilerin kendi imkanlarıyla kurdukları çadırlarla bölgede adeta bir çadır kent yaratılırken, kadın, erkek ve çocuklarla birlikte ortalama bin 200 kişi bulunuyor.EPİLEPSİ HASTALIĞI YAYGIN

Mültecilerin yaşadığı çadırlarda herhangi bir sağlık hizmeti yer almazken, sağlık ihtiyaçları devlet tarafından verilen yabancı tanıtım kartları aracılığıyla hastaneye gidebilirlerse karşılanabiliyor. Engelli çocukların yanı sıra çok farklı hastalıklarla karşı karşıya kalan mülteciler arasında yaygın olarak epilepsi hastalığı bulunanlar dikkat çekiyor.

HER AN HASTALIKLARLA KARŞI KARŞIYALAR

Sivil toplum örgütlerinin yardımlarıyla hayata tutunan mülteciler, en fazla devlet yardımlarının az olmasından şikayetçi. Alt yapı hizmetinin olmadığı bölgede bu sorunu da mülteciler kendi imkanlarıyla çözmüş. Tuvalet ihtiyaçlarını açtıkları bir çukur üzerine kalın plastik bir maddeden yerleştirdikleri bir materyalle etrafı yine brandadan çevrilerek, karşılanıyor. Çadırlar arasında yağmur nedeniyle oluşan çamurun yanı sıra çadırlar arasında oluşan atık su kanallarıyla bölgede çöplerin toplanması hastalıklara da davetiye çıkarıyor.

KIŞ GELDİ TEHLİKE BÜYÜDÜ

Çadırlara kurulan teneke sobalarla ısınma sorunlarını gideren mülteciler, yaktıkları sobalar nedeniyle her an yangın ve benzeri felaketlerle de karşı karşıya. Geçtiğimiz yıl yine soba nedeniyle çıkan iki farklı yangında bir çocuğun yaşamını yitirdiği bölgede, bu kış da benzer durumların yaşanması endişesi yaşanırken, mülteciler tüm bu risklere rağmen çadırlarda yaşamak zorunda! Mülteciler, çadırda olsa yaşam alanları olarak belirledikleri çadırların arasında yeşillik üretmekten de geri durmazken, çadırların tecrübe kazanan sakinleri ise kurdukları güneş panelleri ile elektrik ihtiyaçlarını sağlayabiliyor.

TEMİZ SUDAN BİLE MAHRUMLAR

Su ihtiyaçlarını Yüreğir Belediyesi tarafından kurulan bir çeşme yardımı ile gidermek zorunda olan mülteciler, çadırlarına kovalarla taşıdıkları suyu kullanmak zorunda. Kadınlar tarafından kovalarla çadırlara taşınan su, kovalarda hijyenden uzak muhafaza edilmesine rağmen kullanılıyor. İçmek zorunda kaldıkları suyu gösteren Ahmid Selam isimli çocuk, yaşadıkları şartların zorluklarını anlatarak, yaşadıkları mağduriyete isyan ediyor.

‘AMELE PAZARI’NDA İŞ BEKLİYORLAR

Karşı karşıya oldukları risklerin yanı sıra yaşamlarını da tarım ve inşaat sektöründe çalışarak idame etmek zorunda kalan mültecilerin sabah saatlerinde ilk durakları Koza Mahallesi’nde bulunan Harran Camii’nin önü oluyor. Harran Camii önünde toplanarak, birilerinin kendilerini gelip işe götürmelerini bekleyen mültecilerin bu bekleyişi öğlen saatlerine kadar sürüyor. İşe götürülenler işe, herhangi bir işe götürülmeyenler ise tekrar çadırlarına dönmek zorunda kalıyor. Tarım ve inşaat işlerinin yanında kağıt ve eskicilik de mültecilerin tercih etmek zorunda kaldıkları işler arasında yer alıyor.

‘İŞ SEÇME SEÇENEĞİMİZ YOK’

Süleyman Ammar, her sabah kendilerinin işe götürülmesini beklediklerini belirtirken, haftada ancak bir ya da iki gün birileri tarafından işe götürüldüklerini ifade ediyor. Her türlü işi yaptıklarını ve günlük 30 ile 50 lira karşılığında iş bulabildiklerini belirten Ammar, ücretlerini bazen peşin bazen de elçi olarak bilinen dayıbaşılarına ait kartvizitlerle aldıklarını belirtirken, iş seçme seçenekleri olmadığını ifade ediyor. Hemen hemen birçoğu çeşitli hastalıklarla boğuşan mültecilerin bazıları sağlık sorunları nedeniyle işlere götürülmezken, Salih Muhammed sol kolundaki rahatsızlığı nedeniyle kimse tarafından işe dahi götürülmediğini dile getiriyor. (DİHABER)