İHD İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu, 10 Aralık İnsan Hakları Haftası dolayısıyla cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek amacıyla Bakırköy Kapalı Kadın Cezaevi önünde basın açıklaması düzenledi. “Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” ve “İçeride dışarıda, dayanışma haktır” pankartı açılan eylemde, “Tecride hayır, F tipi hapishaneler kaldırılsın”, “Çocuk hapishaneleri kaldırılsın” ile “Çocuğa tacizi görmezden gelenler suça ortaktır” dövizleri taşındı. Sık sık “İnsan haklarıyla insandır”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” ve “Tecride sürgüne hayır” sloganlarının atıldığı açıklamada konuşan İHD Cezaevi Komisyonu üyesi Hatice Onaran, sistemin en demokratik taleplere dahi saldırarak, mücadele yürüten tüm kesimleri susturmaya çalıştığını belirtti.

510 ÇOCUK ANNELERİ İLE CEZAEVİNDE

Adalet Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, Türkiye’de toplam 372 cezaevinin olduğunu kaydeden Onaran, kesin olmayan verilere göre, 170-180 bin olan tutuklu ve hükümlü sayısının OHAL sonrası 215 bin’i bulduğunu söyledi. Onaran, daha sonra 30 bine yakın adli tutuklunun bırakılmasına rağmen, tutuklamaların devam etmesiyle sayının 195 bine ulaştığı bilgisini paylaştı.

Annesi ile birlikte cezaevinde kalan 0-6 yaş arası 510 çocuğun olduğunu ifade eden Onaran, 18 yaş altı çocuk tutuklu sayısının 2 bin 584, kadın tutuklu sayısının 5 bin 971 ve LGBTİ tutuklu sayısının ise 79 olduğunu belirtti.

Onaran cezaevinde yaşanan hak ihlallerini ise şu şekilde sıraladı:

* Sağlığa erişim hakkı: Bütün hapishanelerde besin değeri olmayan sağlıksız yemeklerden kaynaklı mahpusların çoğunda mide rahatsızlığında kaynaklı sorunlar olduğunu belirtilmiştir.

* Beslenme ve hijyen: 3 kişilik hücrelerde 6-7 kişi kalan mahpuslara 3 kişilik yemek verildiği ve masa verilmediği için yerde yemek yedikleri hijyen ortamının olmadığı belirtilmiştir.

* Sürgün sevkler: OHAL sonrası sürgün sevkler sürekli hale gelmiştir. Siyasi mahpuslar sürgün sevkle götürüldüğü hapishanelerde zorla çıplak arama işkencesine tabi tutulmakta, buna karşı çıkanlar darp edilmektedir.

Eylem atılan sloganlarla son buldu. (DİHABER)