HDP milletvekillerinden Genel Kurul’da ortak tavır

Meclis’teki bütçe görüşmelerinde konuşan HDP milletvekilleri, Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ve Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca’nın gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Eş Genel Başkanları ve milletvekilleri cezaevinde tutulan, dün akşam da Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ve Kadın Meclisi Sözcüsü, Siirt Milletvekili Besime Konca alınan HDP, Meclis’te devam eden bütçe görüşmelerinde tepkisini dile getirdi. Tüm milletvekilleri sadece birkaç dakika konuşarak, hükümetin tutumunu eleştirdi.

Milletvekilleri şunları söyledi:

Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir: Dün, genel kuruldan çıkarken, Grup Başkan Vekilimiz Çağlar Demirel, Kadın Meclis Sözcümüz Besime Konca’yla birlikte Meclis’ten çıkarken araçlarımızın önü kesildi, içerisinde yüzü kapalı, maskeli polislerin de olduğu bir grup resmen araçlarımızın üzerine atlayarak araçlarımızı durdurdu. Grup Başkan Vekilimizi ve Kadın Meclis Sözcümüzü araçtan zorla indirerek gözaltına aldılar. Arkadaşlarımızı apar topar aynı gece Diyarbakır’a ve Batman’a götürdüler. 1994’ten bugüne 22 yıl geçti, değişen tek şey nedir biliyor musunuz? 1994’te arkadaşlarımız Meclis içerisinde gözaltına alındılar, yirmi iki yıl sonra ise arkadaşlarımız Meclis’ten çıkarken gözaltına alındılar, tek fark budur. Bugün sözün bittiği yerdeyiz.

Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım: Bizim açımızdan bütçe kapanmıştır, bizim açımızdan bu Parlamento’da sözün bittiği yerdeyiz. Çünkü duyguda ve düşüncede bölünmüşlüğü yaşayan toplumsal bir gerçeklik, artık fiziki olarak iktidar tarafından bölünmeye doğru götürülmektedir. Bu Parlamento 80 milyon insanın iradesinin tecelligâhı olmaktan siyasi iktidar tarafından çıkarılmıştır. Yaşanan acıların 80 milyon insanın acısı olması iktidar tarafından engellenmektedir. İsteyen istediği bütçeyi konuşabilir. Bizim açımızdan bu bütçe bu halkın bütçesi değildir; bizim açımızdan, yoksulun, emekçinin, işsizin, kadının, çevrenin dostu olan bir bütçe değildir; olsa olsa bir savaş bütçesidir, olsa olsa aklıselimi yitirmiş olan bir hükümetin bütçesi olabilir. Bu savaş dilini, çatışma dilini, 30 yıldır 6 Cumhurbaşkanı değiştirerek, 14 Başbakan değiştirerek, 15 Meclis Başkanı değiştirerek, 29 İçişleri Bakanı ve 11 Genelkurmay Başkanı değiştirerek ve hepsinden de aynı söylemleri duyarak bu sorunun anakronik hale gelmesinin hazin bir durumunu yaşıyoruz. Eğer çözülmüş olsaydı sizden sivri dili, sizden daha şahin dili kullananlar bu işi çözmüş olurdu.

İstanbul Milletvekili Garo Paylan: Siz çözüm üretemedikçe HDP’ye saldırıyorsunuz ancak uyguladığınız sistemin adı, siyaset biliminde faşizmdir; Hitler faşizmidir, Mussolini faşizmidir. Talat ve Enver Paşa faşizmidir. Bu yolda devam ettiğiniz sürece ülkemiz açık bir cezaevine doğru yürüyecektir. Mardin Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Türk cezaevinden şu mesajı göndermişti: ‘Eğer ki bu ülkeye barış gelecekse beni Taksim Meydanı’nda asın’. Ben de buradan söylüyorum, eğer ki bu ülkeye barış gelecekse şu Meclis bahçesine darağaçlarını kurun, hepimizi burada asın.

Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman: Hukukun üstünlüğünün, yargı bağımsızlığının ve yasama faaliyetlerinin yok edildiği, her yetki ve gücün tek elde toplandığı bu yasama döneminde barış adına çok şey konuştuk, çok şey anlatmaya çalıştık ama maalesef, ülkemizin en önemli sorunu olan Kürt sorununun bir adım ilerleyemedik. Bu Parlamento’da gözler kör, kulaklar sağır, diller âdeta lâl gibidir. Dolayısıyla, bu aşamadan sonra aynı sözleri daha fazlasıyla söylesek bile bir anlam ifade etmeyeceğinden bütçe görüşmelerine ilişkin konularda konuşmayı çok anlamlı bulmuyorum.

Kars Milletvekili Ayhan Bilgen: Dün akşam Besime Konca ile birlikte alınan Grup Başkanvekilimizle ilgili yakalama kararı dava dosyasında henüz imzalı ve onaylı değil. Yani onaylanmamış, mahkeme başkanı tarafından imzalanmamış bir kararla dün gözaltı yapıldı. Her şeyin ne kadar bağımsız yargıya ve hukuka uygun seyrettiğini ifade etmeye yetiyor. Değerli arkadaşlar, kim, hangi partide, hangi hesapla insan ölümünden siyasi medet umuyorsa, koltuk koruma derdine düşüyorsa, siyasi hesap yapıyorsa Allah belasını versin. Bugün Bakanlar Kurulunda arkadaşlarımız oturuyor, siz bu sıralarda, biz sıralardayız, yarın hiçbirimiz bu sıralarda olmayabiliriz, on gün sonra başka bir hükümet kurulabilir. Bir takım milletvekilleri byLock’tan tutuklanabilir, gözaltına alınabilir. Herkes kendini, kendi pozisyonu zaten biliyor. Tarih herkesi hak ettiği, layık olduğu yere yazacak ve toplumlar da layık olduğu şekilde yönetilecek.

Batman Milletvekili Saadet Becerikli: Bugün içinden geçtiğimiz süreç, yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin köklerini çok ciddi biçimde sarsıyor. Bu olumsuz gidişata hep birlikte dur diyebilmek için hâlâ zamanımız var, bunu hep birlikte yapabiliriz. Kendimiz için değilse bile Türkiye’nin bütünlüğü, birlik beraberliği ve çocuklarımızın geleceği için bu yanlış gidişata hep birlikte dur demek hepimizin vicdani sorumluluğu.

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan: 12 Eylülleri yaşadı bu ülke, 12 Martları yaşadı, 28 Şubatları yaşadı. Ruh halimiz bozuk, katliamlar dizisine dönmüş bu ülke. Bu katliamları aşmamız, bu şiddet sarmalından bu ülkeyi kurtarmamız lazım. Hepimizin katkısı lazım.

Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan: 6 milyon insanın iradesi öldürülmüştür ve aynı şekilde 6 milyonun ailesini de temsil eden yaklaşık 15 milyon nüfus vardır. Bunu başarana yazıklar olsun. Nasıl ki 12 Eylüller, nasıl ki 28 Şubatlar, 15 Temmuzlar, 20 Mayıslar, 4 Kasımlar geçmişse, hiç şüphesiz bugünler de geçecektir.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş: Sadece elimdeki müzekkereleri paylaşmak için çıktım kürsüye. Grup Başkan Vekilimiz Çağlar Demirel’in duruşmasının 16 Şubat 2017 tarihine ertelenmesine karar verilmiş. Ama her ne olmuşsa dün itibarıyla Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü bir yazı yazmış; ‘Kendisinin yurt dışına kaçacağı şüphesi vardır, bu nedenle acilen yakalama kararı verilmesini talep ediyoruz’ diye. İl Emniyet Müdürlüğünün Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği yazıya istinaden hemen mahkeme toplanmış dün öğleden sonra ve karar verilmiş. Hâkimliğin söz konusu yakalama kararında imzası ve onayı yok. Hukukta değil bir milletvekili hakkında, normal bir vatandaşla ilgili de yargılamada tensip zaptının değişikliği çok çok çok istisnai bir durumdur. Çok olağanüstü bir gelişme olur, gerçekten, yurt dışına çıkarken suçüstü tespit edilir, başka hazırlıklar, veriler olur öyle karar verilir. Çağlar Demirel dayanaksız bir yakalama kararıyla gözaltında tutuluyor.” (ETHA)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir