Rüzgar eken fırtına biçer niye şaşırıyorsunuz ki! – Baki GÜL

BAKİ GÜL

 

 

 

 

Siz eğer; insanların kentlerini kuşatır, sokaklara çıkmayı yasaklar, bırakalım siyaseti günlük yaşamı insanlara zehir ederseniz sizce o insanlar ne yapar? Ya da siz eğer evlerinin bodrumlarında „su, su“ diye seslenip çığlık atan insanların üzerine benzin döküp, el bombaları ile insanları yakarsanız; sizce o insanların yakınları, o yaşananları gören gençler sizce ne düşünürler?

Siz eğer, her gün onlarca savaş uçağı kaldırır insanların dağlarını, köylerini, kasabalarını bombalarsanız, üzerlerine bomba yağdırdığınız o insanlar sizin hakkınızda ne düşünürler? Siz eğer çatışmalarda yaralı yakaladığınız insanların kafasına kameralar önünde kurşunlar sıkar, canlı canlı uçurumlardan aşağılara atarsanız o insanların yakınları, sevenleri, kendilerine „insanım“ diyenler olan biten hakkında ne düşünürler?

Siz eğer insanları sadece ana dillerini konuştukları, istedikleri siyasi partiye oy verdikleri için gözaltına alır, işkenceden geçirir, hiçbir hukuk-hak tanımadan ve cezaevine koyarsanız, o insanların yakınları sizce ne yapabilir?

Siz eğer 6 milyon seçmenin oyunu alan bir siyasi partinin eşbaşkanlarını, milletvekillerini, belediye başkanlarını, meclis üyelerini istediğiniz siyasetin parçası haline gelmediği için gözaltına alır, zorla cezaevlerine koyar rehin alırsanız, o insanlara oy veren insanların size karşı düşüncesi ne olur?

Siz eğer, bir toplumun bütün kültürel, siyasi, fiziki, ekonomik varlığını tanımaz, konuştukları dili yasaklar, mal varlıklarına el koyarsanız, o insanların sizlerle nasıl bir yaşam ilişkisi kurmasını beklersiniz?

Siz eğer 400 televizyon kanalı, 40 günlük gazete, binlerce internet sitesi, on binlerce tirolle bir halka, onun değerlerine saldırır, onlar hakkında her gün yüzlerce yalan söylerseniz, o insanların size inanacağını mı sanıyorsunuz?

Siz eğer, insanların sizin inancınızdan farklı bir inanca sahip olduğu için sürekli tehdit edilip, katliam tehlikesi altında tutarsanız o insanların size bir saygısının kalacağını mı düşünüyorsunuz?

Sizden bir asker ve polis öldüğünde „vatan-millet-Sakarya“ teranesi ile „vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü“ bağırtısı ile sizin dışınızdaki insanları linç etmeye kalkarsanız sizce o insanlar kendi varlıklarından vazgeçer mi?

Siz eğer, bir genç parkta kendi anadilinde bir şarkı söylediği için bıçaklanıp katledilirse, ekmek parası için kendi topraklarından başka bir toprakta fındık toplayıp, tarlada ve inşaatta çalışıp geldiğinde kaldığı yoksul evini basar „yak yak“ diye tempo tutarsanız, yakılmak üzere olan bir insanın sizin için düşüncesinin „iyi“ mi olduğunu düşünürsünüz?

Siz eğer, bir ülkeyi içindeki insanları ile beraber „yerle yeksan edeceğiz“ diyen bir cumhurbaşkanının sözlerini alkışlarsanız, „yerle yeksan olacaklar“ın sizinle kardeş olabileceğini mi düşünürsünüz?

Siz eğer; bir gecede on binlerce emekçiyi işten atarsanız, o insanların kendi onurlarından vaz mı geçeceğini düşünüyorsunuz?

Siz eğer sizden başka düşündükleri için yazı yazan, haber yapan, televizyonda konuşanları hedef gösterip, sokak ortasında çetelerinize infaz ettirirseniz, o yazıyı yazanlar, haber yapanlar ve televizyonda konuşanların kendi düşüncelerinden vazgeçeceğini, size biat edeceğini mi düşünüyordunuz?

Hadi bırakılım „sizli bizli“ yazmayı konuşmayı da; açık açık konuşalım. Sizden yani kendisini Türk sananlar, Türk devletini kutsayanlar; sizlerden binlerce yıl önce bu topraklarda yaşayan Anadolu, Mezopotamya, Trakya’yı, Kilikya’yı, Lidya’yı yok sayıp, soykırım yaparak bu toprakları alıp kendinize yurt yaptığınızı düşündüğünüzde; bu topraklarda doğup büyüyenlerin başkalaşacağını mı düşünüyordunuz?

Hele Kürdü, Kürdistan’ı yok etmeyi her seferinde başka yöntemlerle devreye koyup, tehcir, tenkil ve tediple Kürtleri yok edeceğinizi mi düşünüyorsunuz?

Seyit Rızaları, Şeyh Saitleri idam ederek, zindanlarda insanları yakarak, sürgünde kurşunlayarak, evlerinin bodrumlarında yakarak, dağlarını bombalayarak, önderlerini tecritte tutup, idamı güncelleştirerek Kürdün diz çökeceğini mi düşündünüz?

Ey diktatör bozuntusu Tayyip Erdoğan, soysuz konuşma ve tehditleri ile İçişleri bakanlığı yapan Süleyman Soylu, ey korkudan kendi düşüncelerini satan Ahmet Hakan ve benzerleri; biliyor musunuz sizin ana diliniz Türkçe’de iki halk deyimi vardır „Rüzgar eken fırtına biçer!“ ve „Gülü seven dikenine katlanır!“ şimdi Türk devleti Kürdistan’da ektiği rüzgarın fırtına ve kasırgaya dönüşüp batıya doğru yol almasının başlangıcıdır yaşadığımız bu günler! Ve Kürtler de özgürlüğü, kendi anadili, ana toprakları Kürdistanı sevdikleri için bütün zulme göğüs gerecek ve başaracak durumdadırlar.

Yani başkalarını öldürürken, yok ederken, bombalarken başkalarının ise kendi özgürlükleri için kendilerini savunmaya başladığında kulağınıza gelen sesler sizi niye şaşırtıyor ki…“ Kan dökmekten vazgeçin ki, kanı dökülenlerin öfkesinin getireceği kasırgadan kendinizi koruyasınız…

(YENİ ÖZGÜR POLİTİKA)




3 thoughts on “Rüzgar eken fırtına biçer niye şaşırıyorsunuz ki! – Baki GÜL

  1. mehmet

    Zulüm zulümü meşrulaştırmaz sevgili yazar. o ölen onlarca masum insanla devletin işlediği günahların ne bağıntısı vardı. katil seviciniz. katilsiniz. hainsiniz. zalimsiniz. işidden farkınîz yok. masum insanların ölümünün ardından hala gelmis edebiyat parcalayan yüzsüz utanmaz vicdansîz terör seviciler

    Reply
  2. yusuf çağlar

    ey elinde ki kalemden kan damlayan soysuz yani diyorsun ki kanı kanla yurlar öyle mi? bizim kürtler silahlanıp dağa çıkmasa kürt türk demeden insan katletmese türk devleti tepemize çöker miydi? bir de böyle düşün emi. sana yazılacak çok şey var fakat kelimelerime yazık sen bu soysuz kafanla elinde ki kalemden kan damlatmaya devam et…

    Reply
  3. akif yörük

    Dallama herif, kıçınızı yırtsanızda müslüman kürt kardeşlerimizi marksizt, emperyalist emellerine alet edemeyeceksiniz. Biz Allaha inanan ve Peygamberin yolunda yürüyen Kürt Türk, acem, Laz Abaza ,Arap ların kenetlenmelerini içinize sindireceksiniz. HDP nin 6 milyon oyu nasıl aldığını biz biliyoruz. Şimdi silahlar toprağa , tetiği çekenlerle birlikte gömülüyor. İngiliz ajanları sizler, Osmanlı ümmeti cihan şumul iken 600 yıl islamı 5 kıtaya yaydı ve hüküm sürdü, sizin gibi hainleri ingilizler satın alıp, sen türk sen kürt sen arap diyip böldü ve şimdide ortadoğuda zulum yapıyorlar. bak filistin kan ağlıyor 1950 den beri. Sen zannediyormusun kürt devleti kurdurunca rahat edeceksiniz. sizide sıraya dizecekler. Bak Halep te taş taş üstüne bırakmadı şerefsizler. …. Kürtler aptal değil, sizin oyununuza gelmeyecekler. onun için hendeklere gömüldünüz. İnlerinize girilecek ve bu Kürt halkına türk halkına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz. Ben de diktatörüm. Sıkarım eğer mesele vatan ise.

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir