TDİ: Baskılar bizi yıldıramayacak, tutsaklara sahip çıkacağız

TDİ’nin dün Sarıgazi Mezarlığı’nda yapmak istediği anma öncesi yaşanan gözaltılara ilişkin İHD İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Açıklamada TDİ’nin baskılara boyun eğmeyeceği belirtildi, tutsaklara daha çok sahip çıkacağı vurgulandı.

Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi‘nin (TDİ) dün Sarıgazi Mezarlığı’nda yapmak istediği anma öncesi yaşanan gözaltılara ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi.

TDİ Dönem sözcüsü Abdülmelik Yalçın, dün Sarıgazide anma başlamadan darp edilerek gözaltına alındıklarını iafde etti, emniyette darp edildiklerini kaydetti.

“Reis” lakaplı bir sivil polisin havaya ateş ettiğini aktaran Yalçın, üzerinde basın metni çıkması sonucu kendisini başka bir tarafa çekerek tehdit ve hakaret ettiğini söyledi.

Yalçın, polisin tehditlerine cevap vermemesi sonucu bacağının yanına ateş ettiğini belirtti, kendilerini görmeye gelen avukatlarla bile görüştürülmediklerini, karakolda avukatları da darp ederek dışarı çıkardıklarını kaydetti. Yalçın, “19 Aralık’ta devlet terörüne yoldaşlarımız nasıl direnmişse biz de öyle direneceğiz” dedi.

19 Aralık Hapishaneler Katliamı ve ölüm orucu gazisi Nihat Göktaş, “Artık devlet toplanmamıza bile izin vermeden terör uygulayacağını gösteriyor. 19 Aralık’ta nasıl kurşunları, bombaları kullandılarsa bugün aynı zihniyet gözaltında kurşunluyor. Bunlar bizi yıldıramayacak, TDİ olarak hapishanelerdeki tutsaklara sahip çıkacağız” diye konuştu.

DÜN OKUNAMAYAN AÇIKLAMA METNİ BUGÜN OKUNDU

Dün Sarıgazi’de okunamayan basın metnini okuyan Şafak Özer, 19 Aralık katliamıyla devletin asıl olarak dışarıya gözdağı vermek istediğini söyledi, devrimci iradenin kırılması için hapishanelerin özel hedefler haline getirdiğine vurgu yaptı. Bu iradenin kırılması üzerinden devletin işçi ve emekçilere dönük saldırıları arttırma planı yaptığını dile getiren Özer, devrimci irade ve direniş azminin kırılamadığının altını çizdi. Bu katliamın ve F tipi hapishanelere geçiş ve IMF programının uygulanabilmesi için gerçekleştirildiğini kaydeden Özer, “Ciddi bir ekonomik krizin siyasi ve sosyal krizle iç içe geçtiği o tarihsel evrede direngenlikleri ve varlıklarıyla ürettikleri moral değerlerle hapishaneler, sınıflar savaşının öneli mevzileriydi” dedi.

Bu katliamla krizdeki sistemi “hayata döndürmeyi” hedeflediklerine vurgu yapan Özer, katliama karşı direnişin önemine vurgu yaptı. Bu kanlı katliamın amacının “tüm hayatın F Tipleştirilmesi” olduğunu belirten Özer, “İçeride dışarıda hücreleri parçala” sloganının önemine dikkat çekti.

Hapishaneleri yine özel hedef haline getiren egemenlere bir kez daha seslenen Özer, “Katletmek sizin, direnmek ve devrimci iradeyi teslim etmemek bizimdir!” dedi.

Özer, son olarak şunları söyledi: “OHAL’le, KHK’larla ülkeyi yönetmek zorunda kalacak kadar sıkışmış ve ağır bir kriz içinde debelenen egemen güçler, zindanlara doldurdukları yurtseverlere, devrimcilere rehin muamelesi yapacak kadar acizleşmiş görünüyorlar. Nasıl ki Kürt halkı bugün Cizre’deki bodrumlarda yakılan Mehmet Tunç’un vasiyet gibi bıraktığı direniş manifestosunu her defasında yeniden yazıyorsa, nasıl ki kadınlarımız sokakları polise ve gerici-erkek egemen zihniyete dar ediyorlarsa, nasıl ki aydınlar-sanatçılar-gençler irili ufaklı direnişlerle “teslim olmayacağız” diyorlarsa zindanlar da bu direniş senfonisinin önemli bileşenleridir. Tüm direniş dinamikleri onların soluğuna soluk katacağımızı, katliam planlarını, baskı ve rehin politikalarını püskürteceğimizi bir kez daha haykırıyoruz.” (ETHA)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir