İnsan Hakları Genel Merkezi (İHD), tutuklu HDP milletvekilleri ve DBP’li belediye eşbaşkanlarının cezaevi koşulları ve durumlarının tespiti için yapılan gözlem ve değerlendirme raporunu Genel Merkezi’nde düzenledikleri basın toplantısıyla duyurdu. Toplantıya, İHD’nin cezaevlerine yaptığı ziyaretlerde yer alan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve Genel Sekteri Hasan Anlar katıldı.

EN TEMEL HAK İHLALİ ‘TECRİTTE TUTULMA’

Raporda, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, milletvekilleri Gülser Yıldırım, Ferhat Encu, belediye eşbaşkanları Gültan Kışanak, Nurhayat Altun, KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata ile eski seçilmiş Edibe Şahin ile Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde görüşüldüğü belirtildi. Yüksekdağ ve Yıldırım ile yapılan görüşmenin görüntülü ve sesli yapıldığı aynı zamanda görüşme esnasında bir infaz koruma memurunun da hazır bulunduğu kaydedilen raporda, bu durumun avukat-müvekkil görüşmesinin gizli olmasına dair temel kuralın ihlali anlamına geldiğine yer verildi. Görüşülen tutukluların tamamının tecrit koşullarında tutulduğu aktarılan raporda, tutukluların 3 kişilik hücrelerde tek başlarına tutuldukları vurgulandı.

MEKTUP VE FAKSLAR İŞARETLENİYOR

Raporda, Kandıra Cezaevi’ndeki tutukluların beraber kalma taleplerinin ise cezaevi idaresi tarafından kabul edilmediği belirtildi. Raporda Adalet Bakanlığı’nın 45/1 nolu genelgesi uyarınca cezaevlerinde ortak alanlarının haftada 10 saate kadar kullanılması ilkesinin ihlal edildiği kaydedilen raporda, tutukluların haftada sadece 3- 4 saat ile 3 ya da 4 kişi olarak bir araya gelebildikleri ifade edildi. Cezaevinde yaşanan haberleşme hakkı ihlaline de değinilen raporda, görüşülen tutukluların kendilerine gönderilen mektup ve faksların verilmediği verilen bazı fakslarda ise cümlelerin işaretlendiği yönündeki ifadelerine yer verildi.

‘FERHAT ENCU KADIN CEZAEVİNDE TEK BAŞINA TUTULUYOR’

Raporda, milletvekilli Ferhat Encu’nun tecrit altında tutulduğu, havalandırmaya tek başına çıktığı ve hiçbir şekilde ortak sosyal alandan yararlanmadığı bilgisi verilerek, “Encu, kadın siyasetçilerin tutulduğu hapishanenin bir bölümünde erkek olarak tek başına tutulmaktadır” denildi.

‘DEMİRTAŞ’IN CPT’YE YAZDIĞI MEKTUBA EL KONULDU’

İHD heyeti, Edirne F Tipi Cezaevi’nde ise Selahattin Demirtaş ve Abdullah Zeydan ile yine ses kaydı alınarak görüştü. Raporda, Demirtaş’ın da hücrede tek başına tutulduğu ve sağlık sorunu olduğu için tek başına tutulmasının sakıncalı olduğu kaydedilirek, Demirtaş’ın CPT’ye yazdığı mektuba ise el konulduğu bilgileri paylaşıldı.

‘HERGÜN SEGBİS YÖNTEMİYLE İFADE VERİYOR’

Ayrıca raporda, Demirtaş’ın, kendisiyle ilgili 102 soruşturma olduğu ve bunlardan bazılarının birleştirilerek 77 dava olarak yargılamaların devam ettiği ifade edilerek, Demirtaş’ın neredeyse her gün SEGBİS sistemi üzerinden ifade ve savunma yapmak durumunda bırakıldığı aktarıldı. Bu durumun savunma hakkına aykırı olduğu ve Meclis’te grubu bulunan üçüncü büyük partinin eş başkanlarının tutuklanmasının yasama dokunulmazlığının ihlali olduğunu, kendilerine açıkça “ayrımcılık” yapıldığı ifadelerine yer verildi.

Raporda, Demirtaş ile Zeydan’ın aynı odada kalma talebinin hala yerine getirilmediği ve tek başlarına havalandırmaya çıktıkları kaydedildi.

‘AHMET TÜRK KELEPÇELİ MUAYENEYİ KABUL ETMEDİ’

İHD heyeti, Silivri Cezaevi’nde ise Ahmet Türk, Sebahat Tuncel, Bekir Kaya, Nursel Aydoğan, Leyla Birlik, Selma Irmak ve Nihat Akdoğan’ı ziyaret etti. Raporda, Türk ve Kaya’nın hücre havalandırmasının bulunduğu alanın yüksek bir yerinde kamera bulunduğu ve bu kameradan oldukça rahatsız olduklarını dile getirdikleri vurgulandı.

Raporda, Türk’ün kalp pili taşıdığı ve bu yüzden yapılması gereken sağlık kontrolünün halen yapılmadığının altı çizildi. Raporda ayrıca, Türk’ün sağlık kontrolü için kelepçeli olarak muayeneye götürülmek istenmesine tepki olarak gitmemeyi tercih ettiği belirtildi.

Raporun sonuç bölümünde ise şunları yer verildi:

* Halen milletvekilliği ve dolayısıyla dokunulmazlığı devam edenlerin yasama dokunulmazlığı bulunduğu için bu kişilerin tutuklu yargılanması Anayasa’ya aykırı olup yargılanmanın mutlaka tutusuz devam ettirilmesi gerekir.

* Tutuklu milletvekilleri ile belediye eş başkanlarının tek başların tecrit altında bulundurulmaları insan onuruna aykırı bir durumdur. Bu durum işkence, kötü muamele ve insan onuruna yakışmayan davranış yasağına aykırıdır.

* Halkın yüksek oy oranı ile seçtiği belediye eş başkanlarının OHAL ilanı ve beraberinde çıkarılan ve akabinde tutuklanmaları açık bir yargı baskısıdır. Türkiye’de hakkında devam eden soruşturma ve davalar bulunan iktidar partisinden onlarca belediye başkanının yargılanmalarına izin verilmemesi karşısında, DBP’li belediye başkanlarının tutuklu yargılanmaları hukukun üstünlüğü ilkesinin olmadığı ve iktidarın yargıyı baskı aracı olarak kullandığını göstermektedir. Belediye eş başkanları tutuksuz yargılanmalıdır.

* Tutuklu bulunan milletvekilleri ve belediye başkanları hiçbir şekilde şiddet eylemi ile suçlanmamaktadır. Yasama faaliyetleri, parti çalışmaları ve belediye başkanlığı sırasında yaptıkları konuşmalar, katıldıkları toplantılar ve gösteriler nedeni ile suçlanmaktadırlar. İfade ve örgütlenme özgürlüğü ihlali kadar kişi güvenliği ve özgürlüğü hakları ihlal edilmiştir.

* Sağlık durumları ağır ve yakın tehlike altında olan Ahmet Türk ve Selahattin Demirtaş’ın acilen tahliye edilmesi gerekmektedir. (DİHABER)