Özkan: Yüksekdağ’a yönelik uygulama, kadın bir lidere tahammülsüzlük

HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan, tutuklu olan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’a uygulanan tecride dikkat çekti. Yüksekdağ’ın tek kişilik hücrede tutulduğunu, başka tutsaklarla iletişim kurmasının engellendiğini belirten Özkan, “Bu kadın bir lidere tahammülsüzlüktür” dedi.

HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan, 2017 bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada Kandıra F Tipi Hapishanesi’nde tutuklu olan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’a yönelik tecrit uygulamalarına dikkat çekti.

HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile birlikte 12 HDP milletvekilinin tutuklu olduğunu hatırlatan Özkan, topluma yönelik baskıların Meclis’e kadar uzandığını söyledi.

‘YÜKSEKDAĞ TEK KİŞİLİK HÜCREDE REHİN TUTULUYOR’

HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ’ın, Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde tek kişilik hücrede rehin tutulduğunu belirten Özkan, 16 Kasım’dan beri yapılan avukat görüşlerinde ne Yüksekdağ’ın ne de avukatların not almalarına izin verilmediğini belirtti. Ayrıca ziyarete giden avukatların, davalarla ilgili belge ve dosya vermelerine dahi izin verilmediğini vurgulayn Özkan, Yüksekdağ’ın, koluna yazdığı TBMM’nin faks numarasının dahi silinmek istendiğini hatırlattı. Özkan, “Bunlar hem tecrit, hem de en temel savunma hakkının ve müvekkil-avukat ilişkisinin dokunulmazlığının ihlalidir ve açık bir şekilde işkencedir” dedi.

“Bir kişi, hakkında açılan dava ile ilgili bilgi ve belge alamazsa kendini nasıl savunacaktır?” diye soran Özkan, hapishane idaresinin buna “çözüm” olarak da Yüksekdağ ve avukatlarına “Belge içeriklerini aklınızda tutun” tavsiyesinde bulunduğunu söyledi.

Yüksekdağ’ın tutulduğu bloğun tamamen boşaltıldığını hatırlatan Özkan, hapishanede hiç kimse ile iletişim kurmasına izin verilmediği, var olan sohbet, ortak alana çıkmak gibi haklarının da kullandırılmadığını belirtildi.

‘KADIN BİR LİDERE TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜN YANSIMALARI’

Özkan, şunları söyledi: “Tüm bu yaşananlar sadece HDP şahsında Eş Genel Başkanlarımızın cezalandırılması değil, kadınlar şahsında bir kadın lidere yönelik tahammülsüzlüğün yansımalarıdır. Oysa ki Figen Yüksekdağ, Adana’da doğup Van’dan milletvekili seçilerek köklü bir barış köprüsü oluşturmuştur. Bugün birlikte yaşamdan ve barıştan bahseden Eş Genel Başkanımızın tutuklanması aslında savunduğu görüşlere yönelik bir engellemedir. Yaşananlar ülkede birlikte yaşama azmine yönelik bir saldırıdır.

YÜKSEKDAĞ’IN MESAJI: BİZİ TUTSAK EDENLER BAHARI TESLİM ALAMAYACAKLAR

Özkan, Yüksekdağ’ın hapishaneden gönderdiği mesajı Meclis kürsüsünden okudu: “Şimdi size başkanımızın bir mesajını okumak istiyorum: “Hayatı, dünyası ve kaygıları kendi bedeni ve ihtiraslarıyla sınırlı olanların, halkıyla bütünleşmiş bir fikrin mücadelesini vermemiş olanların bizim bedenimizi rehin alınca HDP’yi rehin aldıklarını zannetmeleri çok normaldir. Tıpkı baharı engellemek için çiçekleri koparmaya çalışmak gibi bir şeydir bu. Oysa daha önce de belirttiğimiz gibi, bizim cismimiz içeride olsa da fikirlerimiz, halkımız ve mücadelemiz dışarıdadır. Bizler yaklaşmakta olan adalet ve özgürlüğün bir bedende vücut bulmuş haliyiz sadece. Bizi tutsak edenler baharı teslim alamayacaklardır.”

BARIŞ İÇİNDE YENİ BİR YAŞAM KURMAK İSTİYORUZ’

Başından beri, barışın yolunu tercih ettiklerini vurgulayan Özkan, “Türkiye siyasi tarihinin çok görmediği bir biçimde farklılıkların bir arada yaşamını arzuladık. Asla bir araya gelmez denilen farklı grupları bir araya getirerek birleştirici bir güç olduk. ‘Biz artık çatışma değil, birlikte emekten yana, kadından yana, barış içinde yeni bir yaşam kurmak istiyoruz” dedik” diye vurguladı.

‘KUTUPLAŞMA ORTAMINDA ANAYASA YAPILMA KOŞULU YOK’

Mevcut Anayasa’nın ’80 darbesinin ürünü olduğunu belirten ve bugün de aynı koşullarda Anayasa değişikliğinin konuşulmasının tesadüf olmadığını ifade eden Özkan, “Ülkenin geleceğini belirleyecek olan Anayasa değişikliğinin var olan OHAL koşullarında tartışılması bile ortaya çıkacak Anayasa’nın kapsayıcı, çoğulcu ve temel insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anayasa olmayacağını bize göstermektedir. Anayasa tartışmalarına geçmeden önce yapılması gereken demokratik tartışma zeminini ortadan kaldıran OHAL’in kaldırılmasıdır” diye belirtti.

Her şeye rağmen geç olmadığının altını çizen Özkan, “Bugün uzun zamandır göremediğimiz uzlaşı ve bir aradalık içerisinde kötü gidişata dur diyebiliriz. Mevcut gittiğimiz yol bizi daha iyi günlere götürmez başta hükümet olmak üzere hepimizin bunu iyi bilmesi ve buna göre hareket etmemiz gerekmektedir” dedi. (ETHA)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir