Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili verdiği Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun iptal edilmesi için açılan dava kapsamında bilirkişi heyeti, 11 Temmuz’da santral sahasında incelemelerde bulunmuştu. Bilirkişi keşfi ile ilgili pek çok itiraza kulak tıkayan Danıştay, bilirkişi heyetinden bir ismin KHK ile ihraç edilmesi üzerine heyette değişikliğe giderek, keşfin yenilenmesi kararı aldı. Karar kapsamında 5 Aralık’ta yapılan bilirkişi keşfi sırasında santralde bulunan keşfi bire bir takip eden Adana Çevre Platformu üyesi Yaşar Gökoğlu, keşif sırasında yaşananlar hakkında bilgi verdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kabul ettiği ÇED raporunun alelacele hazırlandığını belirten Gökoğlu, keşif sırasında Bakanlığın avukatlarının bu raporu savunduğunu söyledi. Gökoğlu,tüm sorularına cevap veren Rus yetkilinin çeşitli kaza risklerine ilişkin sorularına ise “Bu ticari risktir. Biz ticaret yapıyoruz. Ticarette her zaman risk vardır” yanıtı aldıklarını kaydetti.

‘DENİZE 500 METRE MESAFEDE NÜKLEER ATIK İŞLEME TESİSİ KURULACAK’

Nükleer atıklar konusunda, “Rus ve Türk hükümeti yasal mevzuat uyarınca uygulama yapacaktır” denildiğini ifade eden Gökoğlu, yine nükleer atıkların ne olacağı konusunu sordukları Rus yetkilinin kendilerine “Rusya üçüncü dünya ülkelerinde nükleer atık kabul etmez. Burada Akkuyu’da nükleer santral sahası içerisinde nükleer atık işleme tesisi kuracağız” dediğini aktardı. Denize 500 metre mesafede nükleer atık işleme tesisi kurulacağının altını çizen Gökoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti devlet yetkililerinin gizlediği bir gerçeği orada bir Rus yetkilinin ağzından duyduk. Neden bizim devletimizin yetkilileri bize bu gerçeği söylemedi. ÇED raporunda ve daha sonraki saha keşfinde sorularımız karşılığında bunun cevabını neden Rusya yetkili verdi. Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri bilmiyorlar mıydı? Acaba onlar içinde mi bir sürpriz oldu” şeklinde tepki gösterdi.

‘NÜKLEER SİLAHIN İLK ADIMI ATILIYOR’

Nükleer atık değerlendirme tesisinin kuruluş amacına değinen Gökoğlu, nükleer santrallerden çıkan atıkların zenginleştirilmiş uranyum olduğunu ve bunun nükleer silahların ilk adımı olduğuna dikkat çekti. Gökoğlu, şunları aktardı: “Eğer burada nükleer atık işleme tesisi olacaksa; bu hükümetin de aklından nükleer silah yapmak geçiyorsa bu ilk adımdır. Türkiye’nin nükleer silah yapma niyeti varsa bu nükleer atıkların Türkiye’de kalması ve orada işleme tesisinin kurulması yolunda ilk adımı olabilir diyorum. Bugünkü hükümetin ne yapacağından emin olmayan biriyim.”

‘BU BELAYI ÜLKEMİZDEN UZAK TUTMAK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ’

Nükleer santrale karşı mücadele ettiklerini ve hukuki mücadelenin süreceğinin altını çizen Gökoğlu, santralin Danıştay 14’üncü Dairesi’nde bulunan 5 hakim onayı ile belirleneceğini söyledi. “Nükleer karşıtları olarak diyoruzki kararı halk verecektir” diyen Gökoğlu, Başbakan Binali Yıldırım’ın Akkuyu ile ilgili açıklamalarına atıfta bulunarak, politik kararla santralin kurulabileceğini kaydetti. Gökoğlu, “Türkiye’de ve dünyada nükleer santral kurdurmak istemiyoruz. Bu belayı ülkemiz ve bölgemizden uzak tutmak için mücadeleye devam edeceğiz” diye belirtti. (Hamdullah KESEN – DİHABER)