Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 1 Kasım 2015’teki erken seçiminde sandık görevlilerin bulunduğu sandıklarda hiç oy çıkmamasına ilişkin başlattığı çalışmada karar verildi. Uzun süredir partide bu alanda süren çalışmalar sonrasında bölge illeri başta olmak üzere birçok ilde 3 bin 631 kişinin üyeliği sonlandırıldı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında bugün toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında, listelerde bulunmalarına rağmen, seçmen oldukları sandıklarda CHP’ye oy vermedikleri tespit edilen 3 bin 896 üyenin durumu da ele alındı. Toplantı sonrasında 3 bin 631 üyenin partiyle ilişiği kesildi.

Genel merkeze, seçimde oy verememe gerekçelerini ileten 265 kişi hakkında ise herhangi bir işlem yapılmadı. CHP’ye oy vermeyen üyelerin ağırlıkta bölge kentleri olduğu bu illerinden Adıyaman, Diyarbakır, Ağrı, Kars, Mardin, Siirt, Şırnak, Gümüşhane, Van ve Hakkari olduğu belirtildi.

MYK toplantısında “başkanlık modeli”ni getirecek olan Anayasa değişikliği, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un suikast sonucu öldürülmesi gibi başlıklarda ele alındı.

‘KARLOV SUİKASTİNDE SORUMLU AKP’DİR’

Toplantı sonrası açıklama yapan Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Karlov’un suikast ile öldürülmesine ilişkin olarak “Bu suikast sıradan bir olay değil. Ankara’nın kalbinde en güvenlik olması gereken bölgede bir büyükelçi polis tarafından katledildi. Türkiye kendi ülkesinde diplomatı koruyamadı. Büyükelçinin katili bir polis. Katilin canlı ele geçirilmesi gerekirken böyle yapılmadı. Ortaya çıkan utanç zincirinin tek sorumlusu AKP’dir. Böyle bir olay karşısında AKP üst akıl lafına sığındı. Saray rejimi inşa etmek isteyen AKP üst akıl lafına sığındı. Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Ne diplomatlar, ne bizler. Kimse kendini güvende hissetmiyor.”

Böke, AK Parti’nin Suriye politikasının da iflası ettiğini savunarak, “Dün yapılan Moskova anlaşması, Suriye politikasının iflasının tescilidir. Madem bu noktaya gelinecekti; neden Türkiye’nin son 6 senesi, saygınlığını heba ettiniz? Neden, ne uğruna?” diye sordu.

Böke, eleştirilerini şu sözler sürdürdü: “Tetiği çeken el ister FETÖ, ister El Nusra olsun bugünkü tablo AKP’nin bilerek isteyerek yarattığı ideolojik atmosferdir. FETÖ tetiği çekmişse, bela eden yine sizsiniz. El Nusra ise cihatçı örgütlere her türlü desteği veren de sizsiniz. Sınır güvenliği ortadan kaldıran sizsiniz. Sorumlu sizsiniz.”

‘BAŞKANLIK DEĞİL DİKTATÖRLÜK’

Böke, Anayasa değişikliğine ilişkin olarak da şunları söyledi: “Şimdi de adına başkanlık dedikleri diktatörlük tasarısıyla Cumhuriyet ve rejim hedefte. Meclise getirilmiş olan teklif açıkça rejim değişikliği teklifidir. Diktatörlük önerisidir. Bu diktatör her şeye dokunabilir ama kendisine dokunulmaz. Türkiye’yi tek adama teslim etme teklifidir. Kısacası savaşla ve devrimle kurulmuş bildiğimiz Cumhuriyet’i yok etme teklifidir. Karşınızda canla, başla Cumhuriyete sahip çıkacak milyonları bulacaksınız. Bugün olduğu gibi bundan sonra da Meclis’te mücadele etmeye devam edeceğiz. Gerekirse meydanlarda, gerekirse sandıkta devam edeceğiz bu mücadeleyi kazanana kadar.” (DİHABER)