Şort giyen kadını tekmeleyen saldırgana yine tutuklama çıkmadı

Bindiği otobüste şort giydiği için Abdullah Çakıroğlu’nun tekmeli saldırısına uğrayan Ayşegül Terzi davasında duruşmaya katılmayan ve rapor da sunmayan Çakıroğlu hakkında yine tutuklama çıkmadı. Çakıroğlu’nun, “akıl hastası olup olmadığının tespiti” için ATK’ye sevk edilmesine karar verildi.

Çekmeköy’de bindiği otobüste Abdullah Çakıroğlu adlı kişi tarafından şort giydiği için kendisine tekme atılan Ayşegül Terzi davasının 2’inci duruşması İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama”, “hakaret”, “kasten yaralama” ve “inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçlarından 9 yıl 4 aya kadar hapsi istenen ve ilk duruşmada tahliye edildikten sonra itirazla tutuklanıp ardından yeniden serbest bırakılan Çakıroğlu, Trabzon’da tedavi olduğu gerekçesiyle katılmadı.

Saldırıya uğrayan Ayşegül Terzi’nin de katılmadığı duruşmada, bir önceki celse müdahilliği kabul edilen bağımsız milletvekili Aylin Nazlıaka, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Türkiye Barolar Birliği Kadın Hakları Komisyonu, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Halkevleri Kadın Sekreteryası, İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi temsilcileri de hazır bulundu.

‘MÜVEKKİLİM SOKAĞA ÇIKAMIYOR’

Bu sırada Çakıroğlu’nun avukatı Şemsi Dak, müvekkilinin İstanbul’da sokağa çıkamadığını ileri sürdü. Yargıç da, “Bağışık tutmadığımız için duruşmaya katılması gerekir. Diğer türlü kaçma eğilimi olarak algılanır” diye yanıt verdi. Yargıç duruşma başlangıcında sanık Çakıroğlu’nun Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 24 Mart 2014 ve 1 Nisan 2014 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğü ve geçirdiği hastalığa ilişkin belgelerin gönderildiğini söyledi. Aynı zamanda İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı’ndan sanığın özel güvenlik görevlisi olduğuna ilişkin belgelerin de gönderildiğini belirtti.

ATK’DEN RAPOR İSTENDİ

Yargıç duruşma arasında Çakıroğlu’nun Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevki için yazı yazıldığını, kurumun da 16 Ocak 2017 tarihine randevu verdiğini belirtti. Terzi’nin avukatı Bahar Ünlüer Öztürk söz alarak, sanık Çakıroğlu’nun güvenlik görevlisi olduğuna ilişkin evraklarında psikolojisinin sağlam olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu olduğuna dikkat çekerek, “Ancak görevinin uzatılması sırasında yeniden bir rapor alınıp alınmadığı anlaşılmıyor. Mevzuat gereği alınması gerekir” dedi. Avukat Öztürk, 2 Aralık’ta yayınlanan 6763 sayılı yasanın 22. maddesine göre Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun tutuklama nedenlerinin düzenlendiği 100. maddesinin değiştirildiğine vurgu yaparak, “Buna göre vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar tutuklama yasağı kapsamı dışına çıkarılmıştır. Sanık bu celseye de gelmemiştir. Bütün bu hususların göz önünde bulundurularak sanık hakkında tutuklama kararı verilmesini talep ediyoruz” dedi.

‘SANIK KAÇTI’

Terzi’nin avukatı Birsen Baş Topaloğlu da, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden gelen rapora göre sanığın tedaviyi yarım bırakarak hastaneden ayrıldığının belirtildiğini aktardı. Avukat Topaloğlu, bu sebeple hastalığa ilişkin teşhisi kabul etmediklerini belirterek, “Sanık da görüldüğü üzere duruşmaya gelmemiş, kaçmıştır. Sanığın hastanede olduğuna ilişkin rapor da sunulmamıştır. Tutuklama koşulları yasal olarak oluşmuştur” diye konuştu.

‘SANIĞIN TEKMESİ TÜM KADINLARA ATILDI’

Ardından söz alan milletvekili Aylin Nazlıaka, sanığın tekmesinin tüm kadınlara atıldığını vurgulayarak, “Bu dava yalnızca kadın ve insan hakları davası değildir. Bu dava aynı zamanda laiklik davasıdır. Bu ülkede yaşayan tüm vatandaşların kendi yaşam tarzına göre yaşayabilmesi davasıdır. Böyle bir noktada yargıya da önemli sorumluluklar düşmektedir” dedi.

ÇAKIROĞLU MANİK DEPRESİFMİŞ!

Çakıroğlu’nun avukatı Şemsi Dak ise, müvekkilinin ATK’ye sevkinin engellenmeye çalışıldığını öne sürerek, “Adli Tıp Kurumu Türkiye’nin en saygın kuruluşlarından biridir. Bu endişenin sebebini anlamıyoruz” dedi. Müvekkilinin manik depresif olduğunu ifade eden avukat Dak, “Müvekkilim Metin Feyzioğlu’nun attığı tweet ile hedef gösterilmiştir. Gazetelerden, televizyonlardan, internetten şahsıma, müvekkilime ve mahkemeye hakaret edilmiştir” dedi.

Çakıroğlu’nun sürekli tehdit edildiğini savunan Dak, “Çekmeköy’de daha fazla kalamayacağından Trabzon’a ailesinin yanına gönderdik. Çaykara’da akıl ve ruh sağlığı hastanesi var. Orada ayakta tedavi yeterli görüldüğünden ilaç yazılıp gönderildi. Müvekkilim üzerinden kampanya yürütülüyor. Haksız olarak tutuklanmıştır. Bu davanın birilerinin bilek güreşi yapılmasından rahatsızız. Ülkenin hassas gündeminden etkilenen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın adeta kişiye özel yasa çıkarılmıştır” iddialarında bulundu.

TUTUKLANMA TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Yargıç ara kararında, sanık Çakıroğlu’nun savunmasının alındığını ve delillerin önemli ölçüde toplandığını belirterek, hakkında yakalama çıkarılması ve tutuklanması taleplerinin reddine karar verdi. Yargıç, sanık Çakıroğlu’nun akıl hastası olup olmadığının, akıl hastası ise ne zamandan beri olduğu, akıl hastalığının dava konusu olaya etkisinin ne olduğunun, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığının tespiti amacıyla ATK’ye sevk edilmesine karar verdi. Çakıroğlu’nun randevuya gitmemesi durumunda hakkında yakalama kararı çıkarılacağının vurgulayan yargıç, duruşmayı 18 Ocak 2017’ye erteledi. (DİHABER)

 




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir