HDP’nin Hayır’ı, Hayır’ın HDP’si – Sezai TEMELLİ

SEZAİ TEMELLİ

 

 

 

Herkes kendi Hayır’ı ile büyük hayır buluşmasında yerini alsın diye, herkesin Hayır’ı kendine söylemiyle yapılan çağrı karşılığını bulmuştur. Tüm toptancı yaklaşımlara karşı farklılıkların yan yana gelebilirliğini öncelemek, çokluğun beraber eyleyebileceğini ve bunun iktidara karşı en güçlü mücadele formu olabileceğini kabul etmek, yeni bir demokrasi mücadelesi hattı olan radikal demokrasinin en belirgin yol haritasıdır. İlkesel bir mücadele hattındaki bu buluşma hamlesi, Gezi’de kendisini ilk defa ortaya koymuştu ve bugün de referandum sürecinde kendisini hızla belirgin hale getirmektedir.

Hayır’ların benzeşmesinden, birbirini tekrar etmesinden, birbirini öğütmesinden daha fazla ihtiyaç duyabileceğimiz şey hayırları çoğaltmaktan geçiyor. Yeni zamanları toplumsallığının çokluk kavramlaştırması üzerinden okuduğumuzda, bu çoğalmanın neden bu anlayışla olanaklı olabileceği daha anlamlı yanıtlara kavuşabiliyor.

HDP, HDK sürecinin bir sürekliliği olarak kendisini var ettiği ilk günden bugüne bu ilkesel yaklaşımını koruyarak mücadelesini sürdürüyor. HDP’nin Hayır’ı diğer tüm hayırları gören, onlarla buluşmayı, yan yana gelmeyi başarabilen bir hatta güçleniyor. HDP’nin Hayır’ı bu anlamıyla kendi sesini çoğaltırken, diğer seslerin kaybolmamasına özen gösteren bir hayır. HDP’nin Hayır’ı savaşa ve zulme karşı bir direnişin sesi. Yıllardır sürdürülen ve iktidarın kendisini yeniden üretebileceği bir zemine dönüştürülen savaşın sonlanması, Kürt halkının onurlu bir barışa kavuşabilmesi için yükselen güçlü bir ses.

Hak mücadelesinin eşit yurttaşlık anlayışı temelinde sürdürülmesi için; bunu sağlayacak olan toplumsal sözleşmenin, Anayasa’nın ancak tüm toplumsal dinamiklerin sözüyle, eylemiyle, katkısıyla var edebileceğini savunan bir Hayır’dır HDP’nin Hayır’ı. Tüm tekçi anlayışları reddeden, tüm halkların kendi yönetselliğini var edebileceği bir talebin sesidir bu aynı zamanda.

Kadının, doğanın, emeğin haklarının savunusu yaşamın yeniden üretilmesi içindir. Bu bağlamda, sistemin ve iktidarın çarklarına inat direnen ve yeniden kurma iradesini mücadelesine taşıyan bir siyasetin Hayırı’dır bugün dile getirilen. Hiçbir mücadele hattını sınıfsal bağlamından koparmadan, eşitlikçi bir anlayışla var etme derdi umuttur, gelecektir.

Hayır’ın HDP’si de çağırandır, buluşturandır. Kendi Hayır’ını dayatan, diğer hayırları dışlayan değil, varlığı ve belirgin haliyle ortak itiraza, ortaklaşmış mücadeleye en büyük katkıyı sağlama gayretidir. İşsizliğe, güvencesiz çalışmaya, sefalet ücretlerine, işçi cinayetlerine karşı olmak, kadın hakları, kadına yönelik şiddet, taciz ve kadın cinayetlerine dur demek, doğanın talanına, yaşam alanlarının yok edilmesine karşı direnmek, özgür, eşitlikçi bir yaşamı savunmak bizi yan yana getirebiliyorsa, bunda HDP’nin hayırlar içinde yer alışındaki politik yaklaşımın katkısı yadsınamaz bir gerçekliktir. Bu birbirimizi görmek, anlamaktır.

Şimdi; yeniden düşleyerek, 16 Nisan sonrası Hayır buluşmasının yeniyi nasıl öreceği heyecanıyla eskinin kendisini dayatmasına da bir itirazı yükseltmeliyiz. Yeni geleni hep beraber karşılıyor olabilmek için ne geçmişin tekrarı, ne tekçi rejim dayatmaları kabul etmeden, Hayır’ı yükseltelim…­­­­

(Özgürlükçü Demokrasi)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir