Anayasa değişikliği taslağının 16 Nisan’da oylanacağı referanduma bir aydan az bir zaman kalırken, “Hayır” ve “Evet” cephesinin çalışmaları da ülkenin her bir köşesine yayılmış durumda. “Hayır” sesinin en güçlü çıktığı yerlerden biri de akademiye yönelik müdahale ile gündemde olan üniversiteler. Namık Kemal Üniversitesi’nde (NKÜ) okuyan öğrenciler de, 16 Nisan’da gidilecek referandumda kararlarını “Hayır”dan yana kullanacak.

Ülkenin içinde bulunduğu gidişattan kaynaklı gelecek kaygısı taşıyan öğrenciler, üniversitelerde asıl söz sahibinin kendilerinin olması gerektiğini belirterek, “Hayır” gerekçelerini anlattı.

‘EVET ÇIKARSA NEFRET DEVAM EDECEK’

Fransız Dili ve Edebiyatı öğrencisi Kardelen Tekin, tüm sistemin bir kişinin eline geçmesinin doğru olmadığını belirterek, “Birbirimizi sevmiyoruz, kutuplaşıyoruz. Bu yüzden ‘Hayır’ çıkması gerekiyor. ‘Evet’ çıkarsa bu nefret devam edecek. Bunlara karşı olduğumuz için ‘Hayır’ diyoruz” dedi.

Üniversitede ücretsiz eğitim hakkı istediklerini vurgulayan Tekin, “Her şeye gelen zam öğrencileri de vuruyor. Artık bize ‘okumayın’ demeye başladılar. Kolaylaştırmaları gerekirken daha çok paraya vurup ticarethaneye çeviriyorlar” diye belirtti. Tekin, Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) üyeliğine atanmasına, “Bizim çok iyi hocalarımız okuldan ihraç edilirken, saçma sapan insanların YÖK’ün başına getirilmesine karşıyız. Bu yüzden de ‘Hayır’ diyoruz” sözleriyle tepki gösterdi.

‘BU SİSTEME EVET DİYEMİYORUM’

Veterinerlik Fakültesi öğrencisi Nurhayat Ceylaner (22) de, tercihini “Hayır”dan yana kullanacak olanlardan. Şehir dışında okuduğunu ve verilen bursun yetersiz olduğunu dile getiren Ceylaner, şunları aktardı: “Okulumu bitirince ne iş yapacağım? Bunun korkusu ile okuyorum. Bu şekildeki bir sisteme ‘Evet’ diyemiyorum. Özgür irademle bir yerlere gelmek istiyorum.”

‘BİRİNİN HAKKIMDA KARAR VERMESİNE HAYIR’

Coğrafya öğrencisi Mustafa Oral (21), ülkedeki diğer gençler gibi gelecek kaygısı taşıdığını ifade ederek, “Okuyoruz ama bunun ileride bir geleceği var mı? diye düşünüyoruz. Geleceğim için, gençliğim için ‘Hayır’ diyeceğim. Şuan dışarıda bir sürü üniversite mezunu var ancak hepsi boş geziyor” ifadelerini kullandı.

Yaşanan baskı ortamına da değinen Oral, “Birinin benim hakkımda karar vermesine ‘Hayır’ diyorum. Bu rektör olur ya da tek adam. Her ikisine de ‘Hayır’ diyeceğim” şeklinde konuştu.

‘BİLİME YÖNELİK SALDIRILAR İÇİN HAYIR’

Değişen eğitim müfredatıyla birlikte bilimin yok edildiğini ifade eden biyoloji öğrencisi Oğuz Güngör (22) de, “Hayır” sesini net bir şekilde ortaya koyanlardan. Güngör, gerekçelerini ise şu şekilde sıraladı: “Ben biyoloji öğrenciyim, biyolojiye ağır saldırılar var. Dersler liseden kaldırılıyor. Bilime büyük bir saldırı var. Bu yüzden ‘Hayır’ diyorum. Düşüncelerimiz, fikirlerimiz sorulmadan başımıza rektörler atanıyor. Bu rektörleri tepeden atıyorlar. Tek adam sistemi gelince daha da artacak bunlar. Bundan dolayı ‘Hayır’ diyorum.”

‘MÜŞTERİ GİBİ HİSSEDİYORUZ’

Üniversitede korku psikolojisi ve baskıların arttığına dikkat çeken matematik öğrencisi Nurhak Nuriye Çelik (28) ise, üniversitede kendilerini müşteri gibi hissettiklerini söyledi. Üniversitelerdeki hocalarının haksız yere ihraç edildiğini kaydeden Çelik, “Bir bilim yuvasından sebepsiz yere öğretmenlerimizi attılar. Aynı zamanda liselerden attılar. Bunların her birinin sebepsiz olduğunu düşünüyorum. Bundan dolayı ‘Hayır’ diyeceğim” dedi. (DİHABER)