Suriye ve Irak politikası ile Hollanda krizine ilişkin de konuşan Erdoğan şunları söyledi: “Biz burada güven içinde yaşamak istiyorsak önce Suriye’deki, Irak’taki kardeşlerimizin güvenliğini sağlamak zorundayız” diyen Erdoğan, “Suriye 911 kilometre, Irak ise 350 kilometre. Biz oralardan tehdit altındayız. Tehdit altında olduğumuza göre onlara karşı gerekli cevabı vermek zorundayız. Orada DEAŞ, PYD, YPG var. Gerekli dersi vereceğiz, veriyoruz. Türkiye afra tafra yapılacak bir ülke değil. İçeride de bu tipler var. Televizyonları izliyoruz. Kendi ülkesinin cumhurbaşkanına karşı Avrupa’da terör örgütleri pankartlarla, resmin yanına silah koyuyor. Onların solak partileriyle Türkiye’nin oradaki terör örgütü beraber yürüyorlar. Burası İsviçre, Hollanda, Belçika, Almanya. Bunları söylediğimiz zaman beyefendiler rahatsız oluyor. Rahatsız olmayın. Men dakka dukka(eden bulur). Siz bizi üzüyor musunuz, üzüleceksiniz. Daha bu işin başı. Şimdi ben diyorum ki 16 Nisan’da lider ülke Türkiye için, büyük Türkiye için, güçlü Türkiye için ‘Evet’ mi?”

‘SAYIN YILDIRIM ZATEN İDAMA ASLA AYKIRI DAVRANAMAZ’

Erdoğan, “Kapı kapı dolaşacağız. Hele ki hanımların işi çok önemli. Kapıları çalacaksınız, 18 maddeyi anlatacaksınız. Önce 16 Nisan’ı halledelim, 16 Nisan’ı hallettikten sonra. Kılıçdaroğlu ne diyor, ‘ben idamdan yanayım’ diyor. Sayın Bahçeli zaten açıkladı. Sayın Yıldırım da zaten idama asla aykırı davranamaz. Öyleyse bana geldiğinde ben de bunu onaylarım. Çünkü Meclis’ten geçmiştir. Şehitlerimizin kanını, katillerini affetme yetkisi bizde yok” diye konuştu.

‘FAŞİSTSİNİZ FAŞİST’

“Şimdi bakıyorsunuz bazı akademisyenler televizyonlara falan çıkıyor. Bu işlerden anlamazsın ya, senin önünde kariyer olsa ne yazar olmasa ne yazar?” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Siz bu işin çilelerini çekmediniz. Sadece kitabı aç oku, ona göre Avrupa Birliği’ni konuş. Yok öyle bir şey, damdan düşeceksin. Biz damdan düştük. Sen Güney Kıbrıs’ı nasıl Avrupa Birliği’ne aldıklarını bilir misin? Acaba bir hoca olarak onu okudun mu? Biz onları yaşadık. Acaba Hollanda’da bu kardeşinizin liderle nasıl bir kavga verdiğini bilir mi? Biz o kavgaları yapa yapa geldik. Bunlar benim bakanıma sınırlarını kapatırsa, bir başka bakanıma uçuş yasağı getirirse sessiz mi kalacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanına diktatör diyeceksin, bunlara faşist dediğimiz zaman beyler rahatsız oluyor. Nazi dediğimiz zaman rahatsız oluyor. Bak belge ile konuşuyorum, camilerimizin duvarlarına gamalı haç işaretlerini koyan siz değil misiniz? Onlara karşı verilmiş bir mücadeleniz var mı? Camilerimizi yakıp yıkmadınız mı? Solingen faciasını bir kenara koyabilir miyiz? NSU davasını bir kenara koyabilir miyiz? Hala çözmediniz. Faşistsiniz faşist. Eğer bizim cami duvarlarımıza gamalı haçları çiziyorsanız, bunların hesabını sormuyorsanız bu lekeyi üzerinizden atamazsınız. Benim ülkemde herhangi bir kilisede böyle bir şey var mı? Anında bütün emniyet güçlerimiz üzerine gider. Biz tam aksine bunların yenilenmesine bazılarının Hazine’den yaptırmak suretiyle yeniledik.”
Erdoğan Gaziosmanpaşa’dan sonra Esenler’e geçti.