Gülen Cemaatine yönelik operasyonlar kapsamında haklarında dava açılan 26’sı tutuklu, 2’si firari, 29 gazetecinin ilk duruşması Çağlayan’daki İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada 25 tutuklu gazeteci hazır bulunurken, gazetecilerin aileleri de salonda hazır bulundu. CHP Milletvekilleri Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu da duruşmayı izledi. 29 kişi hakkında hazırlanan 196 sayfalık iddianamede 28 kişi “örgüt üyesi” Said Sefa ise “örgüt yöneticisi olmak” suçlamasıyla yargılanıyor. Duruşma, kimlik tespiti ile başladı. Kimlik tespiti sırasında tutuklu sanatçı Atilla Taş’a “size ulaşabileceğimiz bir cep numarası var mı?” denilmesi dikkat çekti.

TARTIŞMALAR YAŞANDI

Avukatlar söz alarak mahkeme heyetinin duruşmadan el çekmesini istemesini ve reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme verdiği kısa ara ardından avukatların talebini oy birliği ile reddetti. Mahkeme başkanının kovuşturma evresinde yer aldığını dile getiren avukatlar karara itiraz etti. Mahkeme başkanı ile avukatlar arasında esaslar üzerinden tartışma yaşandı. Mahkeme başkanının “Bir hafta süre verdik. Temmuz’a kadar doluyuz. Fırsatı iyi değerlendirmeliyiz. Böyle bir yargılama yok” sözleri dikkat çekti. Avukatların iddianamenin okunmasını talep etmesi mahkeme başkanı tarafından reddedildi. Avukatların itirazlarına rağmen mahkeme başkanı sanıkların savunmasına başladı. İlk olarak tutuklu Rota Haber 9 Ahmet Memiş savunma yaptı. Yazar Abdullah Kılıç ise savunmasında suçlamaları reddetti. Ali Akkuş ise savunmasında, suçlamaları reddetti.

ATİLLA TAŞ SAVUNMAYA SES DENEMESİ İLE BAŞLADI

Sanatçı Atilla Taş ise savunmasına ses denemesi yaparak başladı. Taş, “Şarkıcılıktan alışkanlık başkanım. Bylockum eagleım yok. Hiç kullanmadım. İlk defa burada öğrendim. Hiç maklube öğrenmedim. Bank Asya’nın önünden geçmedim. Yurtlarında kalmadım. Müslümanım ama beynamazım. Dijital deliller nedeniyle kaçma şüphesi nedeniyle sizin gibi bir hakim nedeniyle 8 aydır tutukluyum. Mevcut durumda hukukun sağlıklı işlediğine zerre inancım yok. Sizi görünce de son umudum da gitmiştir. Mevcut durumda az hukuk işliyorsa da sizler gibi hukuk insanlarının cesur çabalarıyla. Terör örgütüne üyeymişim. Tek üyeliğim CHP’dedir. Güneydoğuda askerlik yaptım. Bacağımdan yaralandım. Arkadaşlarımı şehit verdim. Bacağımda mermiyle yaşıyorum ama bana terör deniyor. Kanıma dokunuyor. Darbeye hep karşı oldum. Darbe gecesi herkes suspus ken seçilmiş hükümete destek verdim. Kendimi dava romanında gibi hissediyorum. Zorlama iddianameyle itile kakıla örgüte sokuluyorum. İddianamede Gezi olayları sonrası tweetlerim verilmiş, bunlar mizah içeriklidir. Bu tweetleri o zor günlerde biraz güldürmek için attım. Zamanla attığım bazı tweetlerle birilerini çok kızdırdığımı biliyorum ondan buradayım. Erdoğan’ı eleştirdiğim tüm tivitlerim konuşmuş ben anayasanın bana verdiği ifade özgürlüğüyle attım. Muz cumhuriyetinde diktatörlükte yaşadığımızı bilseydim atmazdım. Erdoğan’ı eleştirmenin suç olduğunu bilmiyordum. FETÖ üyeliğim son 1 yıldır yazdığım Meydan gazetesine dayandırılmış. Savcı açmış kalbimi okumuş ve benim terör örgütü üyeliğime ikna olmuş. Ne işim olur. Hangi motivasyonla üye olayım. Kendimi bildim bileli Atatürkçüyüm, 40 yıldır apolitikken heyecan olsun diye mi üye oldum. Ham çökelekten yargılansaydım daha … Nerede yazdığın değil ne yazdığın önemli düsturuyla kabul ettim. Nasıl bir örgüt üyesiyken bana hiç program sundurmamışlar, çağrılmama rağmen programlarına katılmamıştım. Paralar kazanabilirdim. Kaldı ki rejiye girmiş olsam bu beni örgüt üyesi yapar mı? Ben kiramı zor ödüyorum. Gidip onlara bana para verin derdim. Devletin içinde ve üstünde paralel güç odağı kabul edilemez. Onları oraya ben koymadım. Ama bu paralel muhabbeti o kadar sulandırıldı ki hırsızlar bile paralel yaptı demeye başladı ki bende eleştirdim. Kayyumu basının susturulmaması için bu operasyonların balyoz gibi sonuçlanmamasını istedim. Bunları söylemenin neresi teröre destek. Kaldı ki Bahçeli ki çok severler birbirlerini, aynı şeyleri söyledi, onlar da mı üye. 15 Temmuz’da tank baktık ama bizim orda tank yoktu. Nihat Doğan gibi fotom olsun istedim ama yoktu. Evde tivit attım. Saat 22.30 gibi başladım sabaha kadar. Karşı olduğumu yazdım” diye konuştu.

Dava kapsamında yargılananların isimleri şöyle:

Abdullah Kılıç, Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Atilla Taş, Bayram Kaya, Bülent Ceyhan, Bünyamin Köseli, Cemal Azmi Kalyoncu, Cihan Acar, Cuma Ulus, Davut Aydın, Emre Soncan, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Habib Güler, Halil İbrahim Balta, Hanım Büşra Erdal, Hüseyin Aydın, Muhammed Sait Kuloğlu, Muhterem Tanık, Murat Aksoy, Mustafa Erkan Aca8r, Mutlu Çölgeçen, Oğuz Usluer, Said Sefa, Seyid Kılıç, Ufuk Şanlı, Ünal Tanık, Yakup Çetin, Yetkin Yıldız.

Savunmalarla devam eden duruşma 4 gün daha sürecek. (DİHABER)