‘Hayır’ın kaderi kararsızlara bağlı

Gezici Araştırma Şirketi Başkanı Murat Gezici, referandumdan “hayır” çıkacağını söylüyor. Gezici, “Hayır kazanmak istiyorsa sandığa gitmeyecek ‘hayır’cıyı oy vermeye ikna etmeli” dedi.

Başkanlığı öngören Anayasa değişikliği referandumuna iki hafta kalmışken, geçmiş seçimlerden farklı olarak miting meydanlarında, televizyon ekranlarında araştırma şirketlerinin verilerinden neredeyse hiç söz edilmiyor. Bazı araştırma şirketleri bu süreçte tarafsızlıklarını “Evet” lehine kampanyalara dahil olarak yitirirken bazıları da iktidarın hoşuna gitmeyecek verileri paylaşmamayı tercih ediyor. Öyle ki, bazı araştırma şirketleri gazetecilere konuşmaktan bile imtina ediyor. Gezici Araştırma Şirketi başkanı Murat Gezici ise referandumdan “hayır” çıkacağını son dönemde yaptıkları 14 ayrı araştırmaya dayandırıyor.

Yüzde 17’lik kitle neden sandığa gitmiyor?

Gazete Duvar’dan İrfan Aktan’a röportaj veren Gezici’ye göre bu referandumda kilit rolü, sandığa gitmeyecek olan yüzde 17’lik seçmen kitlesi oynuyor. Çarpıcı olansa, sandığa gitmeyeceğini söyleyen yüzde 17’lik seçmenin yüzde 75’inin “hayır”cı ve çoğunlukla CHP’li oluşu. “hayır”cıların ülkenin gidişatından rahatsız olduğu halde sandığa gitmediğini söyleyen Murat Gezici’nin değerlendirmeleri şöyle:

“Hayır” kazanmak istiyorsa sandığa gitmeyecek “hayır”cıyı oy vermeye ikna etmeli

Bu sonucu tek bir araştırmaya dayanarak mı söylüyorsunuz?

Bu süreçte yaptığımız 14 araştırmanın hepsinde “hayır” önde çıktı. Dolayısıyla referandumdan “hayır” çıkması çok yüksek bir ihtimal.

Bir istatistikçi olarak “hayır”ın çıkma ihtimalini yüzde kaç olarak görüyorsunuz?

Yüzde 95 civarında! Ama “Evet”in çıkma ihtimalini toplumdaki herhangi birine sorduğumuzda, dediğim gibi yüzde 70 civarında bir oranla karşılaşıyoruz.

Son araştırmanızın değerlendirme metninde bunu “öğrenilmiş çaresizlik” olarak yorumluyorsunuz. İnsanların “hayır” oyu vereceğini söyleyip “Evet” çıkacağına inanması sonucu etkileyecek mi?

“Evet”in yüksek oranda çıkacağı algısı seçmenin sandığa gitmesini engelleyebiliyor. Yani “Hayır”cıların öğrenilmiş çaresizliği yine “Hayır” aleyhine işliyor. 2010 referandumunda toplumun yüzde 27’si “Evet” çıkacağını düşündüğü için sandığa gitmedi. Bazı siyasi partiler de boykot etti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de toplumun yüzde 26’sı sandığa gitmedi. Sayın Erdoğan o dönem yüzde 52’yle seçildi. Bu da toplam seçmenin yüzde 38-42’lik bir bölümüne tekabül ediyor. Seçmenin yüzde 26’sı sandığa gitmeyerek Sayın Erdoğan’a destek vermiş oldu aslında. Oysa o yüzde 26’lık seçmen sandığa gitseydi, yüzde 80’i Erdoğan’a oy vermeyecekti.

“Evet”çi olup oy kullanmayacak olanların oranı ne kadar?

“Evet”çi olup sandığa gitmeyecek olanların oranı yüzde 25. Bunların sandığa gitmeme sebebi de “nasıl olsa Evet çıkacak” algısı. AKP içinde eğitim, kültür ve ekonomik durum seviyesi yükseldikçe, sandığa gitmeme artıyor. AKP’li seçmen içinde eğitim ve gelir düzeyi düştükçe, sandığa sahip çıkma duygusu hızla artıyor.

Sandığa gitmeyenlerin yüzde 44.9’u 18 ila 27 yaş arası genç

Türkiye’de 5,5 milyon genç yaşıyor. Bu gençlerin yarısı sandığa gitmiyor. Bu gençlerin de yarısı ya üniversitede okuyor veya üniversite mezunu. Bunlar AKP dışında herhangi bir siyasi parti iktidarıyla hiç tanışmamış. AKP’nin şu an bu gençlere odaklandığı ve bunlara mektup dağıttığı görülüyor. Aslında bu referandumun kaderini gençler ve kadınlar belirleyecek. Sandığa gitmeyenlerin yüzde 44.9’u 18 ila 27 yaş arası genç.

Referanduma sunulan pakette milletvekili seçilme yaşının 18’e düşürülmesi sandığa gitmeyecek veya “Hayırcı” gençler üzerinde etki yaratmıyor mu?

18 maddiyi vatandaşa sorduk. En beğenilmeyen maddenin başında milletvekili yaşının 18’e düşürülmesi geliyor. Nitekim bazı “Evetçiler” o yüzden çıkıp “Biz 18 diyoruz ama bu 21-22 yaş da olabilir” diyorlar. Aslında iktidarın en büyük hatalarından biri bu madde. Özellikle de orta yaş ve üstü seçmenin yüzde 90’ı bundan rahatsız. “Beni 18 yaşındaki bir kişi mi yönetecek” diyor orta-üst yaş seçmen. 18-27 yaş arasındaki seçmen ise bu maddeyi inandırıcı bulmuyor. Türkiye’de siyaset yapanın ekonomik durumunun iyi olması, bir torpile sahip olunması gerektiğine inanılıyor. Gençlerin yüzde 70’ten fazlası kendisinin veya çevresinden 18 yaşındaki bir gencin milletvekili seçilebileceğine inanmıyor. AKP, belli ki gençlerin sandığa gitmediği bilgisine sahip olarak bu maddeyi getirdi ama ellerinde olsa paketten hemen çıkartırlar bu maddeyi.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir