Teori ve Politika Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Metin Kayaoğlu, Anayasa değişikliğinin 16 Nisan’da referanduma götürülmesini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı olan bütün kesimlerin referandumda “Hayır” demesi gerektiğini söyleyen Kayaoğlu, Erdoğan’ın gücünü pekiştirerek arttırma uğraşında olduğunu dile getirdi.

Kayaoğlu, “Açık ki Erdoğan, gücünü artırmak istiyor. Erdoğan bütün muhalefeti susturmak adına kendini mahkum hissediyor. Başka türlü etrafındaki ‘yolsuzluklardan’ çıkamayacağını düşünüyor. Nasıl ki Erdoğan, 7 Haziran seçim sonuçlarını hiçbir demokratik teamüle uymayacak şekilde değiştirdiyse kendisini 16 Nisan referandumunda da kazanmak zorunda hissediyor” dedi.

‘HAYIR ÇIKMA OLASILIĞI YÜKSEK’

Erdoğan’ın tüm çabalarına rağmen referandumdan “Hayır” çıkma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çeken Kayaoğlu, “Öte yandan çıkacak bir ‘Evet’ sonucu da hiçbir şekilde Erdoğan’ı güçlendirecek bir konumda olmayacak gibi gözüküyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kayaoğlu, “Anayasa dediğimiz şey toplumsal bir mutabakattır. 12 Eylül Anayasası’nın yüzde 90’a yakın bir oyla gerçekleşmiş olması bir iddiayı dillendiriyor. Şimdi ise Tayyip Erdoğan’ın iktidarını yaklaşık yüzde 50 oyla tesis etmeye çalışması toplumun yüzde 50’lik blokunun kendisine karşı olduğu anlamına gelir. Bu da hiçbir zaman rahat etmeyecek, her zaman koltuk değneğine ihtiyaç duyacak bir iktidar demektir. Ulusal anlamda bir koltuk değneği bulamazsa uluslararası alanda bulmaya çalışacaktır, uluslararası anlamda da bulmakta zorlanıyor. Bu durumda Erdoğan, ‘zor aygıtlarını’ bir daha ve belirgin bir şekilde devreye koyacak. Bu da aslında iç savaş denilen olayın meydana gelmesi anlamına gelebilir” dedi.

‘ERDOĞAN SARAYDAN DÜŞMEMEK İÇİN HER YOLA BAŞVURACAK’

Erdoğan’ın muhalefetsiz bir ortamda iktidarını sürdürmek istediğini dile getiren Kayaoğlu, “Erdoğan iktidarını sürtünmesiz bir şekilde var etmeye mahkum. Erdoğan, kendini saraya mahkum etti, saraydan düşmemek için her yola başvuracak tıynette bir insan olduğunu gösterdi. Bunlar tarihsel olarak devlet adamlarına değil, çete reisliğine ait özellikler. Kenan Evren bugün bir cunta başkanı olarak mahkum ediliyor ama Erdoğan, Evren’den çok daha kesin ve katı bir cuntacıdır” dedi.

Cumhuriyet tarihinin en kritik günlerinin yaşandığını aktaran Kayaoğlu, Erdoğan’ın hukuki yollarla iktidardan uzaklaşmasının olanaksızlığına dikkat çekti. Gezi direnişine katılan insanların Erdoğan’a muhalefet eden kişilerin profilini yansıttığını söyleyen Kayaoğlu, muhalefet dinamiklerinin birleşmesi gerektiğini vurguladı.

‘EVET ÇIKARSA EZİLENLER MÜCADELE ETMEYİ BIRAKMAYACAK’

Kayaoğlu, şöyle devam etti: “Türkiye’de halkların hak ve hürriyetleri hukuki anlamda değil fiili olarak elde ettikleri kazanıma bağlıdır. Halklar açısından 16 Nisan’da ‘Evet’ çıkması durumunda da çok kara bir dönem başlayacağını düşünmüyorum. Halklar yine mücadele etmeye devam edecek. Ama ellerindeki argümanlar daha da baskı altına girmiş olacak. ‘Evet’ çıkarsa ezilenler mücadele etmeyi bırakmayacak. Demokratik alan diye tabir ettiğimiz alan çok darlaşacak. Çünkü Erdoğan kendisi karşısında konumlanmış muhalif hareketlere hareket alanı bırakmamak konusunda kendini mahkum hissediyor.” (DİHABER)