Koçyiğit: ‘Hayır’la demokrasi mücadelesi yürütenler AKP’ye geçit vermeyecek

Seçim sonuçlarını belirleyecek olan kararsızların ülkenin geleceğini düşünmesi gerektiğini söyleyen HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, sandıklara sahip çıkma çağrısı yaptı. 16 Nisan’ın 7 Haziran gibi ertesi güne ‘Zaferle merhaba’ denilecek bir gün olacağını dile getiren Koçyiğit, demokrasi mücadelesi yürütenlerin AKP’ye geçit vermeyeceğini söyledi.

Özgürlükçü Demokrasi, Etkin Haber Ajansı (ETHA), HayırTV, 1HaberVar Platformu ve dihaber, referandum sürecine ilişkin sosyal medyada ortak yayına başladı. Moderatörlüğünü ETHA editörü Derya Okatan’ın yaptığı canlı yayının ilk konuğu Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit oldu.

Beş kanaldan canlı yayınlanan programda Koçyiğit, referadum çalışmalarına ilişkin önemli bilgiler verdi. AKP’nin ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “evet” propagandası için tüm devlet olanaklarını harekete geçirdiğini belirten Koçyiğit, eşitsiz koşullarda umutlu mücadele verdiklerini söyledi. Kendi tabanlarıyla birlikte “Hayır” diyen pek çok kesimin olduğunu dile getiren Koçyiğit, “Herkes kendi ‘Hayır’ını büyütmek için ciddi bir çaba içinde. HDK olarak niçin ‘Hayır’ dediğimizi anlatıyoruz. Afişlermiz, bildirilerimiz Türkiye’nin tüm illerinde halka dağıtılıyor” dedi.

‘Hayır Diyen Kadınlar’ın bileşeniyiz’

HDP milletvekilleri ve HDK bileşenlerinin temsilcileriyle ortak mitinglerin başlatıldığını hatırlatan Koçyiğit, halkın olduğu her yere gittiklerini ve “Hayır”ı örgütlediklerini dile getirdi. 16 Nisan referandumunda asıl belirleyici olan kesimin kadınlar olacağını ifade eden Koçyiğit, “HDP/HDK kadın meclisleri olarak, Hayır Diyen Kadınlar’ın bileşeniyiz. Etkinliklerine aktif olarak katılıyoruz. Antalya, Mersin, Aydın, İstanbul gibi kentlerde birlikte sokağa çıktık. Kadınlara ulaşarak niçin ‘Hayır’ demeleri gerektiğini anlatıyoruz” şeklinde konuştu.

‘Salondan taştık’

Dün İstanbul’da büyük bir halk şöleni gerçekleştirdiklerini belirten Koçyiğit, “Çok coşkulu bir etkinlikti. Salondan taştığımız bir şölen oldu. Bundan sonrada etkinliklerimizi bu şekilde devam ettireceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin batısında çalışmaların HDP ile organize edildiğini anımsatan Koçyiğit, bölgede ise HDP, DTK, DBP ve TJA bileşenleriyle çalışmaların bölge turları biçiminde devam ettiğini kaydetti. Koçyiğit şunları aktardı: “Türkiye’de çeşitli yerlerde mitinglerimiz olacak. 8-9 Nisan’da Mersin’de, Adana’da, İzmir’de, İstanbul’da, Van’da mitinglerimiz olacak. Organizasyonunda HDP ve HDK ortak olarak çalışma yürütüyoruz.”

‘Başkanlık iktidarsızlığı arttıracak’

Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde yoğun bir tasfiye süreci başlatıldığını dile getiren Koçyiğit, “Başkanlık sistemi istikrar değil, istikrarsızlık demektir. Bir kesimin, tek bir fikrin hakim olduğu yerde diğer düşünceler baskı altında kalacaktır. Bu istikrarsızlığı daha da artıracaktır” ifadelerini kullandı.

‘Kararsızların vereceği oy belirleyici olacak’

16 Nisan referandumuna ilişkin anketlerde kararsız kesimlere yönelik sonuçları değerlendiren Koçyiğit, “Verecekleri kararın çok belirleyici olduğunu söylemek gerek. Türkiye’de genel eğilim çok partizancıdır. Bir kişiye, lidere aşırı bağlılık, ikincisi ideolojik bağlılık var. Partisinin her söylediğini doğru kabul eden bir bağlılık bu. Bu seçim partileri aşacağımız, Türkiye halklarının ortak menfaate doğru evrilteceğimiz bir seçim” yorumunda bulundu.

Sorun çözseydi 15 yıldır neden çözmedi

Tek kişiye bağlı yönetim sisteminin bugün Türkiye’nin çıkarına olmadığını vurgulayan Koçyiğit, “Yoksulluk, işsizlik, barış gibi sorunlar var. Bu sorunları çözmek için ortak bir akla ihtiyacımız var” dedi. Geçmişte birçok parti olduğunu hatırlatan Koçyiğit, “Onların hatalarının bedelini hepimiz ödüyoruz. Otoriter bir Anayasa’nın bedelini çocuklarımız ve torunlarımız ödeyecektir. Ülkenin geleceği için ne yapılması gerekiyor bunu sormak gerek. Başkanlık sorunlarımızı çözer mi diye sormak gerek. Çözseydi, 15 yıldır neden çözmedi hükümet. Demekki mesele bu değil. Kararsızların, kararlarını bu çerçevede vermeleri yararlı olacak” şeklinde konuştu.

‘Kendilerini koruma zırhına ihtiyaçları var’

“Hayır çıkarsa Cumhurbaşkanı bu sonucu tanır mı?” sorusuna yanıt veren Koçyiğit, “Bu referandum AKP için Tayyip Erdoğan için hayat-memat meselesi. ‘Evet’ çıkaramadıkları sürece baş aşağı gidilecek sürecin başlangıcı olur. Darbe sürecinden sonra şimdi ülkeyi tam da ikiye bölecekleri bir referandum süreciyle karşı karşıya bıraktılar. Çünkü kendilerini koruma zırhına ihtiyaçları vardı. ‘Hayır’ çıktığı noktada tanımama diye bir şey olamaz. Sonrasında başkanlık meselesini rafa kaldırdık argümanıyla gelebilirler” ifadelerini kullandı.

‘7 Haziran’ı işletmeleri asla mümkün olamaz’

‘Hayır’ cephesinin Türkiye’nin yüzde 50’sinden fazlasına tekabül ettiğini dile getiren Koçyiğit, “7 Haziran’ı tanımadılar. Çünkü devletin bütün güçleri, MHP’si, Ergenekonu vardı. O dönemin içinde olan başka partiler de vardı. 7 Haziran’da halkların vekillerinin Meclis’e girmesiyle başlayan yeni süreci tanımadılar. Ama yüzde 60’a karşı böyle bir süreç işletmeleri asla mümkün olamaz” dedi.

‘Bütün veriler ‘Hayır’ı gösteriyor’

“Hayır” çıkacağından emin olduklarını dile getiren Koçyiğit, şöyle devam etti: “Hayır çıkacak. Sahadaki bütün veriler, anketler bize çok açık şey gösteriyor. Bir sessiz ‘hayır’cılar var, bir de bunu açık açık ifade edenler var. Bunları birleştirdiğimizde çok ciddi bir ‘Hayır’ dalgası var. AKP’nin politikalarına yüzde 60’ın ‘Hayır’ demesi anlamına geliyor. Ondan sonraki süreç yeni bir demokratik Anayasa’nın yapılması süreci. Sandıktan ‘Hayır’ çıkarmak çok önemli, ikincisi ‘Hayır’ların takipçisi olmak, ‘Hayır’a yönelik baskılara karşı oylarımıza sahip çıkmak, bir direniş hattı yapmak, her alanda takipçisi olmak çok önemli.”

‘Yüksek sesle dile getireceğiz’

Meşruluğu düşmüş bir hükümetin iş başında olduğunu dile getiren Koçyiğit, “En hızlı şekilde hükümetin yenilenmesi gerek. Bu antidemokratik uygulamalara kırmızı kart gösterilmesi anlamına gelir. Eş genel başkanların, milletvekillerinin, belediye eşbaşkanlarının tutukluluğunun sona ermesi gerekir. Biz bunları çok yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz” dedi.

’16 Nisan ertesi zaferle merhaba’

16 Nisan’ın 7 Haziran gibi ertesi güne “Zaferle merhaba” denilecek bir gün olacağını dile getiren Koçyiğit, “Sokaklar daha hareketli olacak. Kadınlar, işçiler, gençler, daha fazla sesini yükseltecek, demokrasi mücadelesini sürdürecek ve AKP’ye geçit vermeyecektir” diye belirtti.

‘Sandığın takipçisiyiz’

7 Haziran seçimlerinde sandık güvenliği konusunda önemli deneyim edindiklerini belirten Koçyiğit, şöyle devam etti: “Hassasiyetimiz var. Çağrılarımızı yineliyoruz. Biz yalnız değiliz. Farklı siyasi partiler var, sivil toplum örgütleri var. Herkes ‘Hayır’ına sahip çıkacaktır. HDP’nin sandık başkanlıklarına birçok yerde el konuldu. Sandık kurulu üyeliklerimiz var, müşahit bulundurma hakkımız var. O kurullar aracılığıyla o sürecin takipçisi olacağız.” Seçmenlerin oyların sayılması sırasında bulunma hakkı olduğunu hatırlatan Koçyiğit, “Herkes bir bütün gibi hareket ederse, güvenliği alırsa tek bir ‘Hayır’ımızı kaybetmeyiz” dedi.

‘Kürtler Newroz’da cevabını verdi’

Kürt halkının seçim sonuçlarında önemli bir belirleyici olacağını vurgulayan Koçyiğit, “Kürtler ne yapacak tartışmaları Newroz ile son buldu. Newroz meydanları oyların ne olduğunu açıkça gösterdi. Kürtlerin ‘Hayır’ dışında hiçbir seçeneği olduğunu düşünemeyiz. Bu seçimin temel belirleyeni Kürtlerdir, kadınlardır, işçi sınıfıdır. AKP’nin tasfiye etmeye çalıştığı kesimlerdir” diye belirtti.

Kürdistan’da süren savaşa ilişkin BM raporlarını hatırlatan Koçyiğit, “Yıkılmış kentler görüyoruz. Bu kadar ağır bir savaş yaşayan, aylarca evine giremeyen, yaşam hakları dahil pek çok hakları gasp edilen, dili, inancı reddedilen, siyasi iradesi tutsak edilen, yerel iradesine kayyum atanan bir halkın ne demesini bekliyorlar?” diye sordu.

‘Çok fazla çalışmamız lazım, sonrası zafer’

Programın sonunda artık referanduma sayılı günler kaldığını anımsatan Koçyiğit, şunları aktardı: “Çok az süre kaldı. Bütün arkadaşlarımızın bu süreyi düşünerek daha fazla çalışmalarını istiyoruz. Tam bir seferberlik halinde çalışmamız gerek. 13 gün daha yorulalım, sonrası zafer, sonrası ‘Hayır’ diyorum.”




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir