İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, cezaevlerinde devam eden açlık grevi eylemleri ve son 3 ayda Marmara Bölgesi’nde bulunan cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair şube binasına basın toplantısı düzenledi. Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayan raporda, detaylı bilgilere yer verildi. Rapor, derneğe yapılan başvurular, gönderilen mektuplar ve aile görüşlerinin aktarımı sonucunda hazırlandı.

Raporda, Tekirdağ T Tipi Cezaevi’nde devam eden ve Edirne E Tipi Cezaevi’nde hafta sonu sonlandırılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemlerine değinildi.

Hazırlanan raporda, “Ortak hak ihlalleri ve yakınmalar” bölümünde, “Yakın zamanda gerçekleşen birçok sürgün-sevk beraberinde birçok hak ihlalini getirmiştir. Örneğin, Edirne ve Kocaeli-Kandıra F Tipi Hapishanelerinden veya Siirt, Diyarbakır veya Batman gibi hapishanelerden Bandırma T Tipi Hapishanesine sürgün edilen onlarca mahpusun özel kullanıma ait eşyaları kendilerine tam olarak verilmemiş, yine getirildikleri hapishane girişinde çıplak arama adı altında işkenceye uğramışlardır” denildi.

DOLULUK ORANI KAPASİTENİN ÇOK ÜSTÜNDE

Raporda, özellikle OHAL ilanı ile birlikte on binlerce kişinin tutuklanması sonrasında, Türkiye genelinde cezaevlerinde ki doluluk oranının mevcut kapasitenin çok üzerine çıktığı kaydedilerek, “3 kişilik odalarda 4-5 kişi veya 12 kişilik odalarda 20’nin üzerinde mahpusun kaldığı hapishaneler bulunmaktadır. Bazı mahpuslar, kendilerinin veya odalarındaki bazı mahpusların ranza olmadığı için yerde yattığını belirtmiştir. Yine hapishanelerin normalin üzerindeki mevcudu gerekçe gösterilerek birçok hapishanede mahpuslar yasadan kaynaklı sohbet ve ortak alan kullanımı hakkında mahrum bırakılmaktadır” vurgusu yapıldı.

Gazete, dergi, kitap vb. basılı eserlerin engellendiği belirtilen raporda, “Bir mahpus kendi yazdığı kitabın basımından sonra içeri alınabilmesi için hapishane müdürlüğünün ücretini ödemek ve yayınevini belirtmek dayatması ile karşılaştığını belirtmiştir” ifadesine yer verildi. Raporda, tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakkının da ihlal edildiği belirtildi.

Raporda, Maltepe 1 Nolu L Tipi Cezaevi’nde siyasi tutuklu ve hükümlülerin avukat görüşü yaptığı esnada, hiçbir hakim kararı olmaksızın sadece savcılık talimatı gerekçesi ile kamera kaydının yapıldığı, görüşme odasında 2 infaz koruma memuru konuşulanları dinlediği ifade edildi.

Raporda, görüşmelere giden ailelerin “taciz” boyutuna varan arama işlemlerine maruz kaldığı belirtildi.

Raporda, cezaevleri özgününde ki hak ihlalleri şu şekilde sıralandı:

* Silivri 2 Nolu Cezaevi

Haftada bir kez spora 1 saat, sohbete ise 2-3 saat çıkarılıyorlar. Açık görüşlere denk gelince sohbet hakkı kullandırılmıyor. Bu durum ayda 2 defaya denk gelmektedir.

Son dönemde, toplatma kararı olmasa da yayınların içeriye verilmesine izin verilmiyor.

* Silivri 6 Nolu Cezaevi

Cumhuriyet gazetesi dışında süreli yayın alınmıyor. Ortak sohbet ve spora çıkma hakkı kullandırılmıyor.

*Silivri 5 Nolu Cezaevi

Mahpuslar, tüm haklarında kısıtlama olduğunu, idarenin tavrının normalden daha fazla sertleştiğini, ayda 3-4 kez oda araması yapılmaya başlandığını, sinema vs. gibi sosyal faaliyetlerin kısıtlandığını, ayda bir spora çıkarıldıklarını, elektronik parmak izi uygulamasının dayatıldığını, mahkeme, hastane gibi hapishane dışına çıkışlarda ve girişlerde uygulandığını, aile görüşünün yarım saat kala bitirildiğini, ayda 2 defa görüş yapabildiklerini, mektup gidiş gelişlerinin kısıtlandığını, uzun süredir mektup alamadıklarını belirtmiştir.

* Edirne F Tipi Cezaevi

Parmak izi alma uygulamasının başlatıldığı, bu uygulamanın hukuksuz olduğu ve bu duruma pasif direnen mahpusların işkenceye uğradığı, havalandırma hakkının üç saatten bir saatte indirildiği, odalarda bulunan kitap ve elyazmalarına el konulduğu, darp ve süngerli odaya konulma olaylarının sıklaşmaya başladığı, birinci müdür olan Haydar Ali Ak’ın hak ihlallerini arttıran bir tavır sergilediği belirtilmiştir.

* Kocaeli-Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi

Mahpuslar, hapishanenin iki bölüm haline getirildiğini, ayda bir kez sohbete çıkarıldıklarını, taciz boyutundaki oda aramalarının arttığını, yerde yatan mahpusların bulunduğunu, elektronik parmak izi uygulamasına geçildiğini, sürgün-sevklerde çıplak arama ve işkence yapıldığını, gerekçesiz ve hukuka aykırı disiplin cezalarının verildiğini, kitap, gazete, dergi ve sair yayınlara el konulduğunu veya kendilerine verilmediğini, Newroz gibi zamanlara dair kart gönderilmesine izin verilmediğini, OHAL sonrasında dış sevklerin yapılmadığını, kampüs içerisindeki hastaneye götürüldüklerini fakat burada kendileriyle ilgilenilmediğini belirtmişlerdir.

*Gebze Kadın Cezaevi

Bu hapishanede bulunan siyasi kadın mahpuslar, ihlal edilen en temel haklarının, tedavi ve sağlık hakkı olduğunu belirtmiştir. Yine mahpuslar, hastaneye götürülürken kelepçe dayatmasının yapıldığını, muayene odasından askerlerin çıkmadığını, infaz koruma memurlarının içeride, askerin de dışarıda olmak üzere iki kere üst üste arama yaptığını, bu aramayı kabul etmeyenlerin ise, hastaneye götürülmeden sürüklenerek ve darp edilerek koğuşlarına götürüldüğünü, bu durumların genel olarak hapishanedeki günlük yaşama sirayet ettiğini ve sürekli kötü muamele ve hak ihlallerinin arttığını belirtmiştir.

*Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Cezaevi

Derneğimize ulaşan bir mektupta, halen Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Hapishanesinde FETÖ soruşturmasından tutuklu bulunan bir kadın mahpusun Çorlu Emniyet Müdürlüğünde 24 gün gözaltında kaldığı ve bu süreçte yaşadığı işkence nedeniyle akıl sağlığını yitirdiği, buna rağmen hastaneye götürülmediği belirtilmiştir.

*Maltepe 3 Nolu L Tipi Cezaevi

Yabancı uyruklu mahpusların bulunduğu bu hapishaneden derneğimize yapılan bir başvuruda trans birey olan bir mahpus, hücrede tutulduğunu, hapishanenin erkeklere göre dizayn edildiğini, kadınsal ihtiyaçlarını kantinden karşılayamadığını, kantinin pahalı olduğunu, cinsiyet kimliğine uygun muamele görmediğini, diğer mahpusların tacizine uğradığını, kendisi gibi kadın görünümündeki trans mahpusların bulunduğu Maltepe 1 Nolu Hapishanesine sevk talebinin bir yıldır kabul edilmediğini belirtmiştir.

*Maltepe 1 Nolu L Tipi Cezaevi

18 yaşını Ocak 2017’de dolduran genç mahpus K.T. haksız bir şekilde hücreye atıldığını, infaz koruma memurlarının kendisini darp ettiğini, hücrenin soğuk ve sağlıksız koşullarda olduğunu belirtmiştir. Yine bu mahpus ile yapılan görüşme esnasında 2 görevli odada bulunmuş ve kamera kaydı yapılmıştır. Bu nedenle mahpus kendisini rahat ifade edememiş ve susmayı tercih etmiştir.

* Bakırköy Kadın Cezaevi

Kadın mahpuslarla yapılan görüşmelerde, OHAL sonrasında baskı ve hak ihlallerinin arttığı ve sorunların çözümü hususunda idareden muhatap bulunamadığı belirtilmiştir. Yine mahpuslar günlük sayımlarda askeri nizamın dayatıldığını, hapishane girişlerinde çıplak arama ve kötü muameleye maruz bırakılan kadın mahpusların olduğunu, en basit taleplerin bile haftalarca yerine getirilmediğini belirtmiştir.

Mahpuslar, özellikle idare tarafından koşullu salıverilme hakkını kazanan veya tahliyesine çok az zaman kalan mahpuslara haksız disiplin cezaları verilerek infazlarının yakıldığını, Miraz Aram adlı bebeğin annesi ile birlikte hapishanede kaldığını ve hapishane şartlarında anne ve bebeğin bulunmasının yarattığı olumsuz durumlar belirtilmiştir.

* Marmara Bölgesi Hapishanelerindeki Açlık Grevleri

Türkiye cezaevlerinde 15 Mart 2017 tarihinden itibaren 5’er günlük dönüşümlü açlık grevleri devam ediyor. Yine, 6 farklı cezaevinde 17’si kadın olmak üzere toplam 76 mahpusun süresiz-dönüşümsüz açlık grevi devam ediyorken, Edirne F tipi hapishanesinde, koşulların düzeltilmesi hususundaki idarenin beyanı sonucunda, devam eden süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi sonlandırılmıştır. Bilindiği üzere, bu hapishanede kalan milletvekilleri Selahattin Demirtaş ve Abdullah Zeydan da mahpusların taleplerinin kabul edilmesi için greve dahil olmuştur.

Yine Van F tipi Hapishanesinde süresiz dönüşümsüz açlık grevinde bulunan 10 mahpus Tekirdağ 1 Nolu T Tipi Hapishanesine sürgün edilmiş ve halen bulundukları yerde süresiz dönüşümsüz açlık grevini sürdürmektedirler.
Bolu F Tipi Hapishanesinde bulunan 10 mahpus da yine süresiz dönüşümsüz açlık grevini sürdürmektedirler.”

Raporun sonuç bölümünde ise “Özellikle darbe teşebbüsünden sonra yaklaşık 45 bin civarında kişinin darbe teşebbüsünde bulunmak ve Fetullah Gülen örgütü üyesi olma iddiası ile tutuklanması, Kürt muhalefeti başta olmak üzere toplumsal muhalefete yönelik yargı baskısı nedeni ile 5 binden fazla insanın tutuklanmış olması ve diğer suçlarla ilgili tutuklamaların aralıksız sürdürülmesi kapasitesi yetersiz olan cezaevlerindeki aşırı doluluğu arttırmış ve cezaevlerini yaşanılmaz bir yere dönüştürmüştür. Adli mahpuslara yönelik örtülü OHAL afları bile aşırı doluluk sorununu çözememiştir. OHAL ilanı ve OHAL KHK’larının verdiği yetki ile mevcut yasal haklardan birçoğunun kısıtlanmış olması da ayrıca üzerinde durulması gereken ciddi insan hakları sorunlarıdır. Cezaevlerindeki tecrit uygulamaları, her türden keyfi muameleler, işkence ve kötü muamele iddiaları, sürgün ve sevk uygulamaları, keyfi disiplin cezaları, mahpusların sağlık sorunlarının zamanında ve etkili bir şekilde çözülmemesi, ağır hasta mahpusların tedavi edilmemesinin yanı sıra tahliye edilmemeleri gibi sıralayabileceğimiz çok sayıda sorun bulunmaktadır” değerlendirmesine yer verildi. (DİHABER)

HDP: Adalet Bakanlığı açlık grevi randevusunu erteledi

Açlık grevi 49’uncu gününde: Talepler karşılanmıyor, baskılar artırılıyor

19 Aralık cezaevi katliamını yaşayanlar uyardı!