HBDH: Seferberlik ruhuyla ‘Faşizme Hayır’

HBDH: Kürdistan, Türkiye ve Avrupa’da büyük bir seferberlik ruhu temelinde ‘Faşizme Hayır’ ile sömürgeci egemenliği durduralım. Hayır cephesini faşizme karşı mücadeleye dönüştürerek Birleşik Devrim yönelimimizi güçlendirelim.

Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH)-Yürütme Komitesi , tarihsel gelişmelerin olduğu kritik bir dönemde ülkede referandum sürecinin yaşandığına dikkat çekerek, “Ezilen, sömürülen, ötekileştirilen sınıf ve  halkların geleceği adına önemli bir dönemeçten geçiyoruz. 16 Nisan’da yapılacak referandum  özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelemizi yakından ilgilendirmektedir. Faşist AKP hükümeti tıpkı 12 Eylül faşist askeri cuntasında olduğu gibi gerçekleştirmiş olduğu darbeyi meşru kılmak istemekte ve bunu bir diktatörlük rejimine dönüştürmek niyetindedir” dedi.

“Ülkemiz, devletin tüm olanaklarını arkasına alan ve faşizmi toplumsal kılmaya yada topluma onaylatmaya çalışan bir zorbanın büyük baskısı, sömürüsü ve zulmü altındadır” denilen açıklamada “Kendi emelleri önünde engel olarak gördüğü başta Kürt Özgürlük Hareketi olmak üzere tüm sol sosyalist ve devrimci güçlere karşı topyekûn tasfiye ve imha saldırıları yürütülmektedir.

Referandum süresince AKP-MHP faşizminin bin bir hile, entrika, yalan ve algı operasyonlarıyla gerçekleştirdikleri uygulamaları, artık daha da aleni hale gelmiştir. Uşak medyaları ve satılık kalemleri üzerinden yarattıkları psikolojik algı ya da özel savaş yöntemleriyle topluma sanki başka alternatifleri yokmuş, kölelik, savaş ve baskı bir kadermiş gibi sunulmaktadır. Toplum adeta demir kafese alınarak, egemenlik ve hegemonya pençesi altında kölelik rejimi refah getirecekmiş  gibi anlatılmaktadır. Bu yöntemlerle toplumu aldatmak için yalan üstüne yalan söylemektedirler. Kötülük sıradanlaştırılmakta, şiddet ve zor halklar üzerinde günlük uygulama haline dönüştürülmektedir. Ülke siyasal, ekonomik ve sosyal olarak açık bir hapishaneye çevrilmiştir.

Muhalefeti ise alabildiğince kuşatarak sesini çıkaramaz hale getirmek için ellerinden geleni ardlarıına koymamaktadırlar. Öyle ki sokaklar, alanlar ve meydanlar muhaliflere yasaklanmakta, çalışmaları engellenmektedir. Ancak bunun aksine iktidar yandaşlarına her türlü olanak sunulup,  yeniden yapılandırılan paramiliter unsurlarını da devreye sokup alanlara yerleştirerek, referandumda tek yanlı bir durum açığa çıkarılmaktadır. Faşizm, en kirli psikolojik savaş araçlarıyla kitlelerin bilinçlerini karartarak sömürü ve zulmünü katmerleştirip kalıcılaştırmak istiyor” diye belirtildi.

‘ALANLAR FAŞİZME DAR EDİLMELİ’

 HBDH-Yürütme Komitesi şu hususları da ifade etti:

“Ancak tüm bu kirli oyun ve politikalara rağmen bu faşizm ve soykırım rejimine karşı büyük bir direniş sergilenmektedir. Öyle ki bu büyük mücadele sistemin gerçek yüzünü deşifre etmiştir. İktidarın çırpınışlarından da anlaşılacağı üzere hiç bir şeyin garantisi yoktur. Takke düşmüş kel görünmüştür. Yapılan kamuoyu yoklamaları bunu doğrulamaktadır. Faşist diktatör rejim kaybetmek ile yüz yüzedir.  Bu durum AKP-MHP faşist koalisyonunu öylesine pervasızlaşmıştır ki, hayır çıkma olasılığına karşın her türlü  tehdit, provokasyon ve katliam senaryoları ortaya atılmakta, korku üzerine sistemlerini inşa etmek istemektedirler. Fakat her ne olursa olsun halklarımız bu oyunlara karşı uyanık olmalı ve her ihtimale karşı tedbirli davranmalıdır. 7 Haziran yenilgisi sonrası olduğu gibi tüm kirli oyunlarını devreye sokacağı unutulmamalıdır. Buna karşı kitleler, devrimci demokratik kamuoyu ve hareketlerimiz de tedbirli olmalıdır. Faşizmi kabul etmeyip ona karşı meşru ve demokratik tüm mücadele yöntemi ve politikalarında ısrar ederek alanları faşizme dar etmelidir.

Bilinmeli ki mevcut faşist diktatörlük rejimi kazanırsa kar ve sömürü uğruna her geçen gün yaşam alanlarımızı daha da kirletilerek ekolojik kıyımı derinleştirecektir.

Kadın ve gençler başta olmak üzere tüm ötekileştirilen toplumsal kesimlerin  geleceği karartılmaktadır. Toplumsal sorunlar ve ihtiyaçlar karşılanmadığı gibi toplum kapitalizmin insafına bırakılmaktadır.

Tarım alanları sömürücülere peşkeş çekilmiş ve köylülük büyük tasfiyelerle ekonomik krizlere sürüklenmektedir.

İşçi ve emekçiler daha da örgütsüzleştirilip yoksullaştırılmaktadır. AKP faşizminin halk düşmanlığı, sömürü ve baskı politikaları, büyük hoşnutsuzluklara yol açmış-açmaya da devam etmektedir.

‘SOYKIRIMCI VE SÖMÜRGECİ AKP’YE GÜÇLÜ CEVAP VERMENİN TAM SIRASI’

Katliamcı, soykırımcı ve sömürgeci, AKP ve R.T.E’ ye güçlü cevap vermenin tam sırasıdır. Demokrasiye, özgürlüğe, adalete inanan herkes hayır oyunu kullanmalı ve bunun için çalışmalıdır. Boykot  tartışmaları ve tavrı kesinlikle evetçilerin tuzağıdır. Bizler boykot etmiyoruz hayır diyoruz. Referandumun asıl kaderini belirleyecek olanlar kararsız olarak tabir edilen kitledir. Çağrımızdır dönem kararsızlık dönemi değildir. Düşüncesi, inancı ve sınıfı ne olursa olsun vicdan ve izan  sahibi herkes bu zulüm rejimine hayır demeli. Demokrasiye duyarlı tüm insanlarımız bunun için çalışmalı görev ve sorumluluk alarak halkı örgütlemelidir.

‘16 NİSAN’DA FAŞİZME AĞIR BİR YENİLGİYİ TATTIRALIM’

Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek referandumda asla kendiliğindenciliğe kapılmadan Kürdistan, Türkiye ve Avrupa’da büyük bir seferberlik ruhu temelinde ‘Faşizme Hayır’ ile  sömürgeci egemenliği durduralım. Hayır cephesini faşizme karşı mücadeleye dönüştürerek Birleşik Devrim yönelimimizi güçlendirelim. 8 Mart, 12 Mart ve Newroz coşkusuyla ileriye doğru bilinçli toplumsal hareketi faşizme karşı daha büyük ve sürekli mücadeleye dönüştürüp 16 Nisan’da, faşizme ağır bir yenilgiyi tattırarak taçlandıralım.

Daha  aktif ve kitlesel seferberlik ruhuyla görevimize dört elle sarılarak, 16 Nisan’ı Hayırlayalım. Böylesi kritik bir eşikten başarıyla çıkmak tamamen kendi ellerimizle olacaktır.

Tüm işçi ve emekçi halkımız, ilerici, demokrat, yurtsever, devrimci, inanan ve inanmayan, ezilen inançlar, kadın ve ötekileştirilmiş cinsler, yiğit gençlik, faşizme Hayır, demokratik ve özgür bir ülkede yaşama evet diyerek ayağa kalkmalıdır. Çünkü yarın bugünün çabaları ile inşa edilir.

Emperyalist küresel hegemonyanın, insanı, doğayı ve yaşamı metalaştıran kapitalizmin her türlü manipülasyonuna karşı, Faşizme Hayır!

Resmi her bir millet, dil, inanç, tarih, düşünce imtiyazına ve tekeline karşı, Faşizme Hayır!

Ezilen uluslar, azınlıklar, kadınlar, gençler, işçiler, köylüler ve tüm ötekileştirilenlerin baskı ve kırıma karşı kaderlerini kendi ellerine almaları için, “Faşizme Hayır!” şiarıyla başarmaya kilitlenmiş cüreti kuşanarak, militan ve örgütlü gücümüzü büyük bir kitlesel seferberlik hamlesiyle harekete geçirip, faşizmi parçalayarak yenelim.”




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir