Referanduma 8 gün kaldı: Oyunu kullan, sandığa sahip çık!

Demokrasi İçin Birlik ile Hayır ve Ötesi yurttaşları sandık güvenliği için sorumluluk almaya çağırıyor.

Referanduma sayılı günler kala sandık güvenliği en çok tartışılan konuların başında geliyor. OHAL koşulları, ‘evet’ kampanyasının devletin bütün olanaklarıyla yürütülüyor olması, medyadaki tek seslilik ve ‘hayır’ diyenlere yönelik baskılar sandık güvenliğinden duyulan kaygıyı artırıyor. Bu koşullara karşı giderek güçlenen ‘hayır’ sesinin sandıktan da çıkması için herkesin oy kullanması ve oyuna sahip çıkması çağrıları yapılıyor. Demokrasi İçin Birlik ile Hayır ve Ötesi de yurttaşları sandık güvenliği için sorumluluk almaya çağırıyor: “Oy kullanıp eve gitmek yok!”

SANDIĞA ÇAĞRI

Demokrasi İçin Birlik (DİB) Koordinasyon Kurulu Üyesi Hakan Öztürk, Hükümetin ortaya koyduğu anayasa değişikliği önerisinin “gelmiş geçmiş en beter örnek” olduğunu, üstelik OHAL koşullarında bir referandum dayatıldığını belirtti. Bu dayatmaya karşı sandıktan ‘hayır’ çıkması gerektiğini söyleyen Öztürk, 16 Nisan’da herkesi oy kullanmaya çağırdı.

HERKES MÜŞAHİT OLABİLİR

Her yurttaşın müşahit olma hakkı olduğunu hatırlatan Öztürk, müşahit olmak isteyenlerin DİB’in web sayfasından gerekli linklere kolaylıkla ulaşabileceği bilgisini verdi. “Hiç kimse oyunu atıp eve gitmesin” diyen Öztürk, şöyle devam etti: “Müşahit olmanın ötesinde sade vatandaşlar olarak olayı belirli bir mesafeden izleyebilirsiniz. Sandıkların başında ne oluyor, ne bitiyor diye bakmakta fayda var.”

Bölge illerindeki baskı ve zorluklara da dikkat çeken Öztürk, uluslararası gözlemciler ve sanatçılardan oluşan heyetlerin bölgeye gönderilmesini sağlayacaklarını, halkın örgütlü gücüyle bu baskının aşılacağına inandıklarını dile getirdi.

YÜZDE 50’DEN FAZLAYIZ

“Kardeşim monarşi tartışılır mı?” diyenlerin yüzde 50’den fazla olduğunu ifade eden Öztürk, “Okul çapındaki görevlendirmeyi sıkı tutarsak, müşahitler mevcut evrakları merkeze gönderebilirse, herhangi bir sorun karşısında itiraz edecek görevli arkadaşlarımız da müdahalede bulunabilirlerse, onların bozucu etkilerini engellemek için ortalığa göz kulak olabilirsek, uçarları kaçarları yok. Sandıktan ‘hayır’ı çıkartırız” diye konuştu.

Öztürk, ülkeye demokrasiyi getirebilmek için baskı ve dayatmalara boyun eğmeden, umutsuzluğa ya da rehavete kapılmadan çalışmaya devam etmek gerektiğini ifade etti.

BU ‘HAYIR’DA HERKESİN EMEĞİ OLMALI

Hayır ve Ötesi’nden Deniz Gülşen, ‘hayır’ oylarının güvenliği için sivil bir inisiyatifin gerekli olduğunu düşündüklerini belirterek, “Haziran Hareketi ve Oy ve Ötesi’nden ayrılanlar ile gönlü hayırdan yana olanlarla birlikte” Hayır ve Ötesi’ni oluşturduklarını söyledi.  Yaptıkları bütün çalışmaları, kullandıkları bütün materyalleri dayanışma ve gönüllülük temelinde hayata geçirdiklerini söyleyen Gülşen, İstanbul’da Şile dışında bütün ilçelerde örgütlenmeyi başardıklarını belirterek, “İlçe, mahalle sorumluların ardından okullardan aşağıya doğru müşahitleri ayarlıyoruz.” dedi.  Oy kullanmanın önceki seçimlere göre daha rahat ve kısa sürede olacağını hatırlatan Gülşen, seçmenin sandığa taşınması, sandık güvenliği ve ‘hayır’ oylarının korunması yönünde bir duyarlılık yaratılması ve kadınlarla gençlerin sandığa gitmeleri durumunda ‘hayır’ çıkacağını ifade etti.

EŞİTSİZLİK TERS TEPECEK

Deniz Gülşen de vatandaşlara müşahit olmaları çağrısında bulunurken, “Birey olarak tüm vatandaşlar seçim tamamlanana kadar oy kullandıkları sandıkta durabilirler, orayı gözetleyebilir” dedi. Referanduma eşitsiz koşullarda gidildiğine de işaret eden Gülşen, ‘hayır’a yönelik baskılara işaret etti. “HDP eş başkanları, belediye eş başkanları tutuklu. Televizyon ekranlarında neredeyse ‘hayır’a yer verilmiyor. ‘Hayır’ pankartları ve afişleri polis tarafından sökülüyor…” Halkın kapı kapı, bina bina ‘hayır’ı örgütlediğini belirten Gülşen, yaşanan bu adaletsizliğin ters tepeceğine inanıyor.   “7 Haziran’da çok daha büyük bir coşku vardı. Çok renkliydik. Genel olarak çok güzeldi. 1 Kasım’da çok tersi oldu. Korkan eden ve bu iş bitsin diyen bir kitle vardı. Şimdi bu ikisinin arasında bir durum var” diyen Gülşen, ‘hayır’ın yeni bir başlangıç olacağına inandığını söyleyerek şu çağrıyı yaptı: “Sandığa gidelim, hep birlikte ‘hayır’ oyu kullanalım, oyumuzu koruyalım. Bu hayırda herkesin bir parçası bir emeği olması gerekir. ‘Hayır’la birlikte kurulan bu düzen çatırdayacak. Hayır ve Ötesi olarak halkı sandık güvenliğini almaya davet ediyoruz.” (Şerif KARATAŞ – Evrensel)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir