Dersim merkez ve Hozat ilçesi arasındaki Çet Deresi’ne yönelik 7 Kasım 2016 tarihinde yapılan hava bombardımanında yaşamını yitiren 11 DHK-C’liden 10’unun cenazesi halen ailelerine verilmedi. Bombardımanda yaşamını yitiren Murat Gün’ün babası Kemal Gün’ün başlattığı süresiz açlık grevi 45 güne girdi. Dersim’de Seyid Rıza Meydanı’nda devam eden açlık grevine ise destekler sürüyor.

‘7 PARÇA KEMİKTEN 5 İNSANA AİT DNA’

Bir haftadır baba Kemal Gün’ün yanında bulunan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarında Ayşegül Çağatay, 7 Kasım 2016 tarihinde yapılan bombardıman hakkında bilgi verilmediğini söyledi. Çağatay, “Malatya Adli Tıp’a o dönemde 7 cenaze götürüldü. Ama bu cenazelerin hiçbiri tanınacak durumda değil. İnsan uzuvları, insan parçaları şeklinde 7 parça geliyor. Bu 7 parçadan sadece 5 farklı insana ait DNA çıkmış. Tamamen yakmışlar, parçalamışlar ve tanınacak şekilde zaten kimse yok” dedi.

Hiç kimseye haber vermeden apar topar 5 kişinin cenazelerin kimsesizler mezarlığına defnedildiğini belirten Çağatay, aynı sığınakta bulunan gerillalardan Leyla Atıcı’nın mektubunun ardından baba Gün ve bazı ailelerin teşhis için Adli Tıp’a başvurularda bulunduğunu aktardı.

‘KEŞİFTE 165 PARÇA 10 CM’LİK KEMİK ÇIKARILDI’

Baba Gün’ün açlık grevine başlamasından sonraki gün sığınıkta keşif yapılma talebinin kabul edildiğini söyleyen Çağatay, sığınakta avukatlar ve aileler tarafından gözlemlenerek yapılan keşifte en büyüğü 10 cm olan kemiklerin bulunduğunu belirtti. Bulunan kemiklerin sayısının savcı tarafından 165 parça olduğunu öğrendiklerini ve Adli Tıp’a gönderildiğini söyleyen Çağatay, “Çok yüksek ihtimal buralardan bir sonuç alamayacağız. Tamamen yanmış, kömürleşmiş, karbonize olmuş parçalar. Adli Tıp’tan bir sonuç gelemeyeceğini düşünüyoruz” dedi.

NASIL BİR SİLAH KULLANILDI?

Şubat ayında alınan bu parçalardan halen bir sonuç alınamadığını söyleyen Çağatay, 27 Mart’ta bu duruma ilişkin dilekçe verdiklerini belirterek, “Hem alınan parçalardan kimyasal analizlerin yapılması, burada nasıl bir bomba kullanılmış, tamamen kemikler nasıl yanmış. Orada bulunan silahlardaki demirin dahi eridiği, deforme olduğu görülüyor. Bu kadar yüksek etkili ne kullanıldı? Etki çapı nedir? Eğer ki etki çapı genişse yeni bir keşif talep ettik. Bununla ilgili bir dilekçe verdik tekrar” dedi.

‘TAMAMEN ORTADAN KALDIRILMA AMAÇLANMIŞ’

Bombardımanın yapıldığı 7 Kasım’da götürülen 5 cenazeden birinin Bünyamin Kılıç’a ait olduğunu söyleyen Çağatay, ailelerin verdiği DNA’larda eşleşmelerin olmadığından dolayı halen kimsesizler mezarlığında 4 cenazenin bulunduğunu belirtti. Çağatay, şunları kaydetti: “Bütünlüklü bir cenaze değil. Bünyamin Kılıç’ın bile cenazesi getirdikleri parça bir insan başı olduğunu anlıyorsunuz. Sadece kulak kısmı ve saçlarının bir kısmı sağlam kalmış. Diğer taraf tamamen yanmış ve ezilmiş. Sadece bunun bir insana ait olduğunu kulağından anlıyorsunuz. En büyük parça bu kadardır. Bu kadar yok edici bir silah kullanılmış. Asla canlı almak gibi bir niyetleri yok. Tamamen yok etmek, tamamen ortadan kaldırmayı amaçlamışlar.”

Çağatay, “Müvekkillerimizin cenazelerini alana kadar buradayız” dedi.

‘HAYATIMA MAL OLSA DA DİRENECEĞİM’

45 gündür açlık grevinde olan Murat Gün’ün babası Kemal Gün ise, açlık grevi direnişini bir cevap alana ve cenazelerin parçalarının kendisine teslim edilene kadar sürdüreceğini söyledi. Yetkililere seslenen baba Gün, “Benim de cenazemin bir mezar hakkı vardır. Bilsem ki hayatıma dahi mal olsa devam edeceğim. Çocuğumun bir kabristanı olmasını istiyorum” dedi.

Kabahatler Kanunu’na göre kamu yerini işgal etmekten ötürü kendisine günlük 227 TL para cezası kesildiğini söyleyen baba Gün, kendisinin burada olduğunu bildikleri halde cezayı Erzincan’daki evine göndererek, oradaki insanları kışkırtmaya çalıştıklarını söyledi. Gün, para cezalarına itiraz ettiklerini belirtti. (DİHABER)