Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Mağduru Memurlar Platformu ile Hak ve Adalet Platformu, ihraç edilerek mağdur edilen memurların durumuna ilişkin Türkiye Makine Mühendisi Odalar Birliği’nde (TMMOB) basın toplantısı düzenledi. Toplantının yapıldığı salona, “KHK mağduru memurlar adalet arıyor!” pankartı asıldı. Toplantıya, KHK ile işten çıkartılan öğretmen, işçi, akademisyen ve memurlar katıldı.

‘KHK İLE İMHA EDİLİYORUZ’

Toplantıda ilk konuşan KHK ile İzmit Seka Devlet Hastanesi’nden ihraç edilen insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, daha önce doktorluk yaptığını ancak çıkartılan KHK ile işten çıkartıldığını belirtti. OHAL ilanından sonra yurttaşların büyük bir mağduriyet yaşadığını anımsatan Gergerlioğlu, “15 Temmuz’dan sonra demokrasinin gelişeceğini umuyorduk. Ancak tam aksine bir durumla karşı karşıya kaldık. Toplum çok büyük mağduriyet yaşadı. 15 Temmuz’dan sonra mağduriyet daha da arttı. KHK’ler ile ötekileştirilen isimler bir çuvala konuldu ve imha edildi. Hukuki olarak baktığımızda icraatların Anayasa’ya aykırı bir durumu var. KHK’ler, keyfi bir uygulamaya dönüştü” diye konuştu.

‘TOPLUM ARTIK KALDIRMIYOR’

Devletin vatandaşlarını yargılama hakkının olduğunu ancak bir devletin vatandaşlarını ölüme mahkum edemeyeceğinin altını çizen Gergerlioğlu, KHK’ler ile işten çıkartılanların “Sivil ölüm”e maruz bırakıldığını ifade ederek, “KHK ile işten çıkartılanlar intihar ediyor” dedi.

KHK ile işten çıkartılanların yargılama yapılmadan mahkum edildiğini vurgulayan Gergerlioğlu, şöyle devam etti: “Hukukta böyle bir şey olamaz. Darbecilere en ağır ceza verilsin. Ancak darbeci olmayanlar yargılanmadan mahkum edilemez. Hukukta böyle bir şey yoktur. Mahkemelerde haklarımızı arıyoruz ama bir çok engel önümüze çıkartılıyor. Hak ve adalet demenizin bir bedeli oluyor. Haksız ve vicdansız bir ortamda haklarınızı aradığınızda ötekileştiriliyorsunuz. Demokrasi, hukuk ve adalet istiyoruz. Toplum feryat ediyor. Bıçak kemiğe dayandı.Toplum artık bunları kaldırmıyor.” 16 Nisan’da yapılacak Anayasa değişikliği referandumuna da değinen Gergerlioğlu, “‘Evet’ çıkarsa ülke ateş çukuruna düşer” şeklinde konuştu.

‘İSTİKLAL MAHKEMELERİNDE UYGULANMAYANLAR BUGÜN UYGULANIYOR’

KHK ile Kafkas Üniversitesi’nden ihraç edilen Ortopedi uzmanı Prof. Dr. Cihangir İslam da, utanılacak bir şey yapmadıklarını dile getirerek, “Biz hainlik yapmadık. Birisi bana hain derse suratına tükürürüm. Türkiye’de istiklal mahkemelerinde uygulamayanlar bugün mahkemelerde uygulanıyor. Bu duruma direneceğiz ve haklarımızı elde edeceğiz” diye belirtti. OHAL’den sonra gözaltına alınanlara cinsel saldırıda bulunulduğunu kaydeden İslam, “28 şubat dönemi mücadele ettiğimiz ve lanetlediğimiz bir dönemdi. O dönemde hiç bir şekilde cinsel tacizde bulunulmadı. Ancak, bugün gözaltında cinsel tacizlerde bulunuluyor. Devletin devlet olmasını istiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

‘ORTAK OLAMAZSAK FAŞİZM KAZANIR’

Üzerinde “Haksız, hukuksuz ihraç edildim” yazılı önlüğüyle toplantıya katılan KHK mağduru KESK üyesi öğretmen Muhammet Sevinçtekin ise, zulmün topyekun geldiğini belirterek, şunları aktardı: “Faşizm topyekun saldırıyor. İnsan olan herkes haksızlığa karşı mücadele etmelidir.Topyekun bir zaferle çıkmazsak önümüz karanlıktır. Zulmü ve zalimi engellemek için örgütlü hareket etmek gerekir.” İhraç edildiklerinden beri direndiklerini anımsatan Sevinçtekin, “Türkiye genelinde bir direniş hattı kurduk.Tek başımıza bu haksızlığı yenemeyiz. Örgütlü olursak kazanabiliriz. Uyanma vaktidir artık. Aşımızı, ekmeğimizi ve onurumuzu geri istiyoruz. Bu ülkede her zaman haksızlıklar siyasi olmuştur. Ortak olamazsak faşizm kazanır. Direnenler, her zaman kazanır bunu unutmayın” diye konuştu.

Daha sonra KHK ile devletin farklı kurumlarından ihraç edilenler söz alarak, ekonomik, sosyal ve toplumsal olarak yaşadıklarını anlatarak, iş başvurularında karşılaştıkları sıkıntılara değindi.

Konuşmaların ardından açıklamayı yapan Eren Bayraklı, biran önce OHAL’in kaldırılması ve KHK’lerin ivedilikle Meclis onayından ve yargı denetiminden geçirilmesini isteyerek, evrensel hukuk ilkelerinin yeniden hızla tesis edilmesini, hakkında hukuki delil bulunmayan tutukluların biran önce tahliye edilmesini ve kuvvetli suç delili olmayanlar ile haklarında hiçbir işlem yapılmayanların görevlerine iade edilmelerini talep etti. (DİHABER)