İHD: Geri dönülmez eşik aşılmasın

İHD Ankara Şube yöneticisi ve Cezaevi Komisyonu’ndan Nuray Çevirmen, Türk cezaevlerindeki açlık grevlerinde tıbbi açıdan geri dönülemez noktalara ulaşılmadan gerekli diyalog zemininin oluşturulmasının aciliyetine dikkat çekti.

 Türkiye’deki 20’nin üzerinde cezaevinde 200’e yakın siyasi tutsağın süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olduğunu belirten Cezaevi Komisyonu’ndan Nuray Çevirmen, tutsakların ağır bir sürecin ardından bu eyleme yöneldiğini vurguladı. Zaten açlık grevi gerekçelerinden olan insanlık dışı uygulamaların Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası mevzuatlarca yasaklandığını anımsatan Nuray Çevirmen, Adalet Bakanlığı’nın acil olarak görüşmeleri sağlaması, ölümler yaşanmadan sorunları ortadan kaldırarak çözüm yoluna gidilmesini talep etti.

İHD Ankara Şube yöneticisi ve Cezaevi Komisyonu’ndan Nuray Çevirmen, ANF’ye konuştu.

AÇLIK GREVLERİ NEDEN BAŞLADI?

İHD Cezaevi Komisyonu’ndan Nuray Çevirmen’e göre tutsakların eyleme geçmesi kendiliğinden olmadı, özellikle bir yıldır ve OHAL ile birlikte katmerleşen baskıların sonucudur:

• Cezaevlerinde neredeyse bir yıldan fazladır devam eden sevk ve sürgünler, bu sevk ve sürgünler esnasında yaşatılan eziyetler, darp ve şiddet vakaları.

• Kazanılmış tüm hakların engellenmesi (iletişim, sohbet, havalandırma, avukat ve müvekkil görüşmelerindeki haklar, kitap, dergi gibi basım-yayım araçlarının yasaklanmasını da içine alan) birçok hak ihlali.

• Sağlıklı yaşama koşulları ortadan kaldırılmıştır. Hasta tutsakların sağlık koşulları çok kötü ve sağlığa erişimlerinde büyük zorluklar yaşanmaktadır.

• Ayrıca kentlerin ve köylerin ablukaya alınarak yakılıp yıkılmasının yarattığı etki.

• Dışarıda yaşananlara ve siyasetçilerin tutuklanmasına duyulan tepki.

• Ağır tecritlere eşlik eden diyalog yollarının kapatılması.

İHD’NİN ELİNDEKİ VERİLER

Çevirmen, 15 Şubat 2017’den itibaren süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine başlandığını hatırlatarak, İHD’nin 10 Nisan itibariyle elindeki verilere göre; 20 farklı cezaevindeki 181 siyasi tutsak süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde. Cezaevlerine göre dağılım şöyle:

• Şakran T2:

Tutsak Sayısı: 8, Gün Sayısı: 55

• Şakran T3:

Tutsak Sayısı: 5, Gün Sayısı: 55

• Şakran T4 (1. Grup):

Tutsak Sayısı: 8, Gün Sayısı: 41

• Şakran T4 2. Grup):

Tutsak Sayısı: 7, Gün Sayısı: 20

• Şakran Kadın:

Tutsak Sayısı: 5, Gün Sayısı: 48

• Sincan Kadın (1. Grup):

Tutsak Sayısı: 7, Gün Sayısı: 47

• Sincan Kadın (2. Grup):

Tutsak Sayısı: 9, Gün Sayısı: 8

• Tekirdağ T1:

Tutsak Sayısı:10, Gün Sayısı: 34

• Tarsus Kadın:

Tutsak Sayısı: 5, Gün Sayısı: 27

• Bolu F Tipi:

Tutsak Sayısı: 10, Gün Sayısı: 15

• Hatay T Tipi:

Tutsak Sayısı: 11, Gün Sayısı: 10

• Antalya L Tipi:

2 Kadın ve 3 Erkek Tutsak olmak üzere 5 kişi, Gün Sayısı: 12

• Balıkesir Kepsut:

Tutsak Sayısı: 6, Gün Sayısı: 7

• Menemen T Tipi:

Tutsak Sayısı: 4, Gün Sayısı: 6

• Ceyhan M Tipi:

Tutsak Sayısı: 3, Gün Sayısı: 7

• Bayburt M Tipi: Tutsak Sayısı: 2, Gün Sayısı: 7

• Bandırma M Tipi:

Tutsak Sayısı: 21, Gün Sayısı: 6

• Düzce T Tipi:

Tutsak Sayısı: 4, Gün Sayısı: 7

• Gebze Kadın:

Tutsak Sayısı: 7, Gün Sayısı: 6

• Silivri 5 Nolu:

Tutsak Sayısı: 10, Gün Sayısı: 6

• Kırıklar F Tipi:

Tutsak Sayısı: 12, Gün Sayısı: 5

• Şakran T2 (2. Grup):

Tutsak Sayısı: 12, Gün Sayısı: 5

• Şakran T3 (2. Grup):

Tutsak Sayısı: 5, Gün Sayısı: 5

• Kandıra Hapishanesi:

Tutsak Sayısı: 5, Gün Sayısı: 4

GERİ DÖNÜLMEZ RİSK SÜRECİ

Açlık greve giren tutsakların grev süresinin ulaştığı gün sayısının tehlikelerine, sonrasında gelişecek sıkıntılara işaret eden Çevirmen, “Bazı cezaevlerinde 50, bazılarında 60 güne varılıyor. Bu zamanlar kilo kayıplarının çok fazla olduğu, tansiyon problemlerinin yoğunlaştığı zamanlardır. Gürültü ve kokuya hassasiyet artmış ve denge sağlamakta da zorlanmalar başlamıştır. Tıbbi açıdan geri dönülemez noktalara ulaşılmadan gerekli diyalog zemininin oluşturulması acilen gerekmektedir’’ dedi.

AÇLIK GREVLERİNE RAĞMEN

Bazı cezaevi yönetimlerinin açlık grevinde bulunanlara vitamin ve şeker-tuz vermeyerek cezalandırdığını; Şakran’da tutsak yakınlarına karşı bir yönelim olduğunu; Van ve birkaç cezaevinde de açlık grevindekilerin sürgün edildiğini aktaran Çevirmen, “Zaten açlık grevi gerekçelerinden olan hapishanelerdeki insanlık dışı uygulamalar, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası mevzuatlara göre yasaklanmıştır” diye konuştu.

ULUSLARARASI NORMLARI ÇİĞNİYOR

Çevirmen, Türkiye’nin taraf olduğu halde çiğnediği uluslararası mevzuatları da hatırlattı:

•İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

•Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

•İşkence ve Diğer Zalimane, Gayri İnsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme

•Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi

•Amerika İnsan Hakları Sözleşmesi

•Afrika İnsan ve Halkların Hakları Sözleşmesi

TÜZÜK MADDELERİNİ DİNLEMİYOR

Ulusal Mevzuatta Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğe göre de:

• Madde 4; (1) b) Kurumlarda, hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddi ve manevi koşullar altında çektirilir.

• Madde 5; f) Kurumlarda, hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.

İSTANBUL PROTOKÜLÜ’NE UYMUYOR

Ayrıca 1999 yılında yazılmış ve 2000 yılında Birleşmiş Milletler Belgesi olarak kabul edilmiş olan İstanbul Protokolü’nün amir hükmüne de uymuyor. Açık Adı: İşkence ve diğer zalimane, insanlık dışı, Aşağılayıcı Muamele veya cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi için El Kılavuzu bir rehberdir. Bu protokol cezaevlerindeki uygulamalara dair hazırlanacak rapor ve etkili soruşturmalar için çok önemli bir belgedir.

ÖLÜMLER YAŞANMADAN ÇÖZÜLMELİ

Çevirmen, İHD’nin neler yapabildiğini de paylaştı. Gelen başvuruları değerlendiriyor, raporlar hazırlayarak ilgili kurumların dikkatini çekerek, kamuoyu oluşturup olumsuz koşulların ortadan kalkmasını talep ediyor. Açlık grevinde olanların sağlık durumlarını gözlemliyor; cezaevi yönetimi tarafından olumsuz yaşatılan bir durum var mıdır, ona dikkat ediyor.

Sivil toplum kurumlarının hapishanelere girişine izin verilmediği için kapsamlı bir bilgiyi sağlamakta zorlandıklarını kaydeden Çevirmen, “Açlık grevleri için Adalet Bakanlığı’nın acil olarak görüşmeleri sağlaması, ölümler yaşanmadan sorunları ortadan kaldırarak çözüm yoluna gidilmesini de talep ediyoruz’’ dedi.

TUTSAKLARIN İRADELERİNE SAYGI

Açlık grevindeki tutsakların sağlık kontrollerinin (tansiyon vb. ölçümler dahil) doktorlar tarafından sürekli olarak yapılması, vitaminler ile şeker ve tuzun eksiksiz olarak verilmesi gerektiğini ifade eden Çevirmen, özellikle şunun altını çizdi: “Açlık grevi yapan tutsakların kendi iradeleri dışında bir uygulamaya gidilmemesi gerekir. Mutlaka insanca yaşama koşulları tesis edilmelidir. Büyük kırılmalar ve can kayıpları yaşanmadan hak ihlalleri ortadan kaldırılmalı, sorumluları hakkında işlemler yapılmalıdır.” (Yaşar AKSU – ANF)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir